VİNCENT VAN GOGH: EVLENME VE ÇOCUK SAHİBİ OLMA İSTEĞİNİ YİTİRMEM KEDERLENDİRİYOR BENİ

Paris, yaz 1887*

Aziz kardeşim, Mektubun ve içindeki para için teşekkürler. Resmin, başarı kazandığında bile, hiçbir zaman mal olduğu parayı getirmemesi son derece canımı sıkıyor. Evdekiler hakkında yazdıkların epey dokundu bana; “Oldukça iyiler, gene de onları görmek acıklı oluyor” diyorsun. On yıl önce, hiç değilse ailemizin hep refah içinde olacağına ve ilerleyeceğine yemin edebilirdik. Senin evlenme işi gerçekleşirse annem çok sevinecek, ayrıca sağlığın ve çalışmaların açısından da, bekâr kalmaman gerek. Bana gelince -evlenme ve çocuk sahibi olma isteğini yitirdiğimi hissediyorum; otuz beşimde böyle hissetmem, tam tersi olması gerekirken üstelik, kimi kez kederlendiriyor beni. Kimi kez şu boktan ressamlığıma kin tutacak gibi oluyorum. Richepin bir yerlerde şöyle demiş: “Sanat sevgisi gerçek sevgiyi ortadan kaldırır” (L ‘amour de Fartf aitperdre l’amour vrai) Bence bu son derece doğru, öte yandan gerçek aşk da insanı sanattan nefret ettiriyor. Öyle anlar oluyor ki kendimi şimdiden yaşlı ve bitik gene de resme gerçekten heves etmeyecek kadar aşka düşkün hissediyorum. Başarılı olmak için yükselme hırsı gerekiyor, oysa bu hırs bana gülünç, anlamsız geliyor. Bunun sonu nereye varacak bilmem. Her şeyden çok, sana daha az yük olmak istiyorum -ve gelecekte imkânsız olmayabilir bu, çünkü öylesi bir ilerleme yapmayı umuyorum ki, yapıtlarımı her yerde, kendini biçimsiz duruma sokmadan, cesaretle gösterebileceksin.

Ondan sonra da alıp başımı güneye bir yere** gideceğim, insan olarak onca midemi bulandıran bir sürü ressamı görmekten kurtulmak için. Şundan kesinlikle emin ol ki, artık Tamborin’e*** iş yapmayacağım. Ayrıca, yaptıklarımın el değiştirdiğini sanıyorum ama bunu engellemek için bir şey yapacak değilim.

A. S. Hartick, La Segatori’ye gelince, durum bambaşka. Ona karşı hâlâ sevecenlik duyguları var içimde, umarım onun da bana vardır. Yalnız şu sıralarda çok kötü durumda; ne tümüyle kendi başına buyruk ne de evinin hanımı, daha da beteri hasta ve çok acı çekiyor. Bunu açıkça kimseye söyleyemem ama bana sorarsan kürtaj yaptırdığına inanıyorum (eğer doğal olarak çocuk düşürmediyse) ama içinde bulunduğu durumda onu bu yüzden suçlayamam. iki aya kadar iyileşir umarım ve belki o zaman, kendisini zorlamadığım için şükran duyar bana. Öte yandan, iyileştikten sonra, bana ait olan şeyleri geri vermeyi soğukkanlılıkla reddederse, ya da bana bir kötülük edecek olursa, şu kadarcık acıyacağımı sanma -ama gerekli olmayacak bu. Hâlâ güvenecek kadar iyi tanıyorum onu. işini sürdürmeyi başarırsa, alt kademelerde sürüneceğine en tepeye çıkmaya karar vermesini anlayışla karşılamak gerek, ilerlemek için biraz da benim ayaklarımı çiğneyecekse olsun, ben razıyım. Onu yeniden gördüğümde yüreğimi ayakları altına almadı. Herkesin dediği kadar kötü olsaydı, bunu yapardı, değil mi? Dün Tanguy’u* gördüm. Yeni bitirdiğim tuvallerden birini vitrinine koydu. Sen gideli beri dört tane yaptım, şimdi de elimde büyük bir tuval var. Bu büyük, uzun tuvallerin satışının zor olduğunu biliyorum, ama gün gelecek insanlar bunların açık hava, neşe ve iyi niyet dolu olduğunu anlayacaklar. Şimdilik hepsi de bir yemek odasını ya da bir kır evini süslemeye elverişli. Çok derin aşık olursan, sonra da evlenirsen, senin de birçok başka resim satıcısı gibi günün birinde bir yazlık evin olması ihtimali pek uzak görünmüyor bana, iyi bir yaşam sürdürmek için daha çok para harcamak gerekiyor ama, insan sonunda daha kazançlı çıkıyor; günümüzde zengin görünüşlü olanlar kılıksızlardan daha hızlı ilerliyorlar galiba. Her neyse, keyifli yaşamak intihar etmekten daha iyi. Evdeki herkese selam.

Senin, Vincent.
Vincent Van Gogh – Theo’ya Mektuplar

* Vincent Paris’te hemen hem en iki yıl-1886 M art’ında 1888 Şııbat’ına kadar-kaldı, ama orada Theo ile birlikte oturduğu için bu dönem de kardeşine pek az m ektup yazmıştı. Bu yüzden de kesin ayrıntı bakımından Vincent’in yaşamının en az bilinen dönemi budıır.
** Bu niyet sekiz ay kadar sonra gerçekleşecek, Vincent, Arles’a gidecektir.
*** Montmartre da bir kafe, Vincent burada bir sergi açmış, ayrıca iç dekorasyonu için bazı resimler yapmıştı. İşyeri iflas ettiğinde bunları geri vermeyi reddettiler. La Segatori bu kafenin sahibi ve yöneticisiydi.

Cevap Ver

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz