HALİL İNALCIK’IN KALEMİNDEN OSMANLI HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

0
350

Altı asır varlığını sürdüren Osmanlı, son dünya düzeniydi ve imparatorluğun tesirleri günümüze kadar devam etti. Yeryüzüne yeni bir nizam getirmek için atlarını süren Osmanlılar, İslam’ı yaymak adına birçok adım attı. Peki, Osmanlı’nın şeceresi nereye kadar uzanıyor? 1600 yılı neden “klasik çağ” olarak adlandırılıyor? İşte, Halil İnalcık’ın kaleminden Osmanlı’ya dair bilmeniz gerekenler…

Tarihçilerin kutbu Halil İnalcık kimdir?
Bir asırlık ömrünün son günlerine kadar çalışan tarihçilerin kutbu Prof. Dr. Halil İnalcık, ortaya koyduğu ilmi eserlerle dünyanın en saygın bilim adamları arasında yer aldı. Günümüz bilim dünyasında, Osmanlı tarihi alanında Türkiye’de ve dünyada tartışmasız ilk akla gelen isim olan Prof. Dr. Halil İnalcık, 100 senelik ömrüne 25’den fazla kitap, 300’ü aşkın makale sığdırdı.

Osmanlı siyasi tarihi, iktisadi tarihi, edebi tarihi, Balkan tarihi, Kırım tarihi, teşkilat tarihi, tekstil tarihi, Fatih dönemi, Kanunî dönemi, Osmanlı sosyal tarihi, Osmanlı hukuk tarihi, Osmanlı diplomasisi, Osmanlı tarih yazıcılığı, Osmanlı ticaret ve vergi tarihi, İstanbul tarihi, Bursa tarihi, Tanzimat dönemi, Osmanlı’nın Avrupa’ya etkisi gibi birçok alanda eser yazdı. Osmanlı tarihçileri tarafından “Şeyhü’l Müverrihin” ve “Tarihçilerin Kutbu” olarak isimlendirildi.

Osmanlı tarihini en doğru şekilde incelemeye tüm ömrünü adayan Prof. Dr. Halil İnalcık, tarihçiliğin belgesiz olmayacağını ısrarla vurgulayarak, Osmanlı arşivinin tasnifini hızlandırdı. Böylece Osmanlı tarihçiliğinin önünü açtı. İşte Halil İnalcık’ın kaleminden Osmanlı hakkında bilinmesi gerekenler…

Osmanlı nerede kuruldu?
1302 yılında Osman Gazi’nin kazandığı Yalakova Koyunhisarı (Bapheus) Zaferi, Anonim Tevarih-i Ali Osman’da uzun uzadıya anlatılıyor. Aşıkpaşazade’de sadece iki cümle var, ayrıntısı yok. Bu önemli zaferin ayrıntılarını Osman Gazi’nin çağdaşı Bizanslı Georgios Pachymeres’in eserinde buluyoruz. Yalakova’da Osman Gazi’nin 5 bin kişilik bir kuvvetle Bizans kuvvetlerini denize döktüğü yazıyor.

Bizans tarihçisi bu savaşı Osman’ın büyük bir zaferi olarak tespit etmiş ve bundan sonra Osman’ın bayrağı altında Anadolu’dan gaziler gelip katıldığını işaret etmiştir. Bu zafer ile Osman Gazi, kendi yurdunda hanedanın kurucusu durumuna yükseldi. Tarihen 27 Temmuz 1302’de Yalakova-Koyunhisarı Zaferi ile Osmanlı Devleti gerçek anlamda kuruldu.

Osman Gazi kanun yaptı mı?
1300’lerde yazılmış Garipname diye bir kaynak var: Alp, at üzerinde zırhlı, atı da zırhlı olan heybetli bir askerdir, diyor. Onun arkasında yar-i sadıkı vardır. Savaşırken daima onu gözetler. Silahları tasvir ediyor. Osman Gazi’nin portresi tamamen ortaya çıkıyor. Garipname aynı devirde yazılıyor. Alp olmanın 9 şartı olduğu belirtiliyor.

Osman Gazi işte bu alptir, diğer arkadaşları gibi. Aşıkpaşazade ne demişse ondan alınıp aynen aktarılıyor. Kanun yapmış deniyor. Öyle bir şey yok. Sonradan ona atfedilen bir şeylerdir. Tımar babasının olacakmış. 15. asırda tımar meselesi ortaya çıkınca birisi kendi iddiasını yürütmek için Osman Gazi’nin kanunudur diyor. Onun öyle bir kanunu falan yok.

Şeyh Edebali’nin devletteki ağırlığı nedir?
Şeyh Edebali’ni şahsiyetini belgelerde bulduk. Bozüyük’te iki köyün Osman Gazi tarafından ona vakfedildiğini biliyoruz. Elvan Çelebi Menakıbnamesi var. Müellifi Vefaiye tarikatındandır. Eser tarikat şeyhlerini anlatıyor. Orada Edebali’nin bir Vefaiyye şeyhi olduğu ve Osmanlı’ya halife olarak gönderildiği yazar. Edebali, Vefaiyye’yi Osmanlı ülkesine getiriyor. Çok nüfuzlu bir şeyh. Halep ve Şam’da medrese olarak okuyan, fıkıh eğitimi alan bir âlimdir.

Osman Gazi ve Orhan Gazi zamanında yaşıyor. Hukuki işlerde kendisine başvuruluyor. Devlete o destek veriyor. Mesela cizye nasıl alınacak, onlara bir müşavir gibi yardım ediyor. Hanedan onunla ilişki kurarak halk üzerindeki nüfuzunu arttırıyor. Osman Gazi ona hürmet ediyor ama müridi olmuyor. Dolayısıyla hanedan ve Vefaiyye arasındaki ilişki kurulması Osman Gazi’ye büyük bir prestij sağlıyor.

Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye nasihati
Vefaiyye’nin Osman’ı desteklemesi hanedanın kurulmasında da önemli olmuştur. Vefaiyye, Bağdat’ta Ebül Vefa diye bir şahsın kurduğu tarikattır. Bir halk tarikatıdır. Ama Bektaşilik gibi değil. Daha sonraki sultanlar ilgi gösteriyorlar. Fatih, Vefa’daki Ebül Vefa Zaviyesi’ne yakın ilgi gösteriyor. Öyle ki tarikat bayrağı, sancak-i şerifle birlikte savaşa götürülürdü. Bu hürmet Osman Gazi- Edebali ilişkisinden kaynaklanıyor.

Fikriyat

Cevap Ver

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz