Edip Cansever: Bir Ay Aldım Diyarbakırdan Tokatta Biri Öldü O Zaman

Tokatlı diyorlar ya da bir atın başlangıcı
Eğilmiş, sakin, içkiler alıyor kalabalıktan
Şimdi o mor gözleri mor bir kadınla ilgili
Birazı namuslu iyi, birazı açıkça perişan
Ya da bir kadın bir kadını öper gibi
Hiçbir şey anlamıyor yaşamaktan.
Hiçbir şey anlamıyor, diyelim anlamıyor
Ama bir yalnızlığı tamamlıyor durmadan

Devamı…Edip Cansever: Bir Ay Aldım Diyarbakırdan Tokatta Biri Öldü O Zaman

Edip Cansever: “Dedim ya, ne gelirse yapıyorum elimden unutmak için”

Edip CanseverSanki bir istasyona vuruyorum ilkin, şöyle bir ilk çağa vurur gibi. İyi mi?
Ya da bir tren geçiyor da az ötemden, ben o trenin doğu yolcuları
Bir süre değişik, bir süre anlamamış, giderek tam eskisi gibi kendime bakıyorum
Dedim ya, ne gelirse yapıyorum elimden – unutmak için – ah şu böceğin vızıltısı
Bastırıyor durmadan. Bense yalnızlığa daha bir yalnızlık koyuyorum, hepsi bu
Yani bir böcekte yaşıyorum – dersem inanın – onu deviniyorum hep, bilmem ki..
Bilmem ki.. Üstelik sevmiyorum da, neyi sevmiyorum, yalnızlığı, öyle mi
Kim bilir belki de, bütün gün sesleniyorum çünkü – nereden
Örneğin bir sonbahar sözcüğünden, bir dilbilgisi yanlışından,
Bir satır başından belki. Belki de…
Bir doğu kentinden, bir ölü gömme töreninden

Devamı…Edip Cansever: “Dedim ya, ne gelirse yapıyorum elimden unutmak için”

Ne Gelir Elimizden İnsan Olmaktan Başka – Edip Cansever

Ne çıkar siz bizi anlamasanız da
Evet, siz bizi anlamasanız da ne çıkar
Eh, yani ne çıkar siz bizi anlamasanız da.

Hiçbir şey ! Kadınlar geçtiği o kadın kokusu anlarında
Yıkanmış, mayhoş ve taranmış duygularıyla
Dönüşür içimizde az menekşe, bir sarmaşık
Menekşe, hadi neyse, mor deriz sarmaşıklara
Mor deriz, mor bilinir çünkü, bir yandan güneşler kurur
Her yandan güneşler kurur, sanki yaz günüyledir
Bir adam kayboluyordur bir taşra sıkıntısıyla
Deriz ki, “şuram ağrıyor” bir de, “başım dönüyor”, “yanıyor
avuçlarım”

Devamı…Ne Gelir Elimizden İnsan Olmaktan Başka – Edip Cansever