Cemal Süreya: Kitap fuarlarında imza günleri kutsal bir törenle, saçma bir gösteri

Cemal SüreyaBugüne dek, beş altı kez imza gününe katıldım. Sonuç, birkaç yönden benim için hiç de parlak sayılmaz. Özellikle, TÜYAP’ın bu yılki kitap fuarında bayağı sıkıntı bastı. Çok kitap imzalasaydım, belki böyle olmazdı. Yine de, satıcıyla alıcının arasına, yazarın oturtulmasında (belki de işin biçiminden gelen) bir terslik var. Hele, bir sürü yazarın katıldığı böylesi büyük düzenlemelerde bu daha çok beliriyor. Kutsal bir törenle, saçma bir gösteri arasında boyuna gidip geliyorsun. Benim işim değil.
İmza günlerinin sayısının giderek artması da, o tersliği beslemekte. Yapıtları fazla alıcı bulamayan bir yazarın, aynı kitap için nerdeyse her hafta ayrı dükkânda borsaya “kote” edilmesinin ne yararı var?

Devamı…Cemal Süreya: Kitap fuarlarında imza günleri kutsal bir törenle, saçma bir gösteri

12 Karanfilli TÜYAP Diyarbakır kitap fuarı – Ahmet Nesin

Solumdaki stantta 12 karanfil asılı, karşımdaki stantta 12 karanfil, bizim stantta siyah bir kaşkol, Diyarbakır suskunluğun haykırışını ta içlerine kadar yaşıyor. Diyarbakır’da ikincisi düzenleniyor kitap fuarının ama TÜYAP 30. yılına hazırlanıyor Istanbul’da. 12 Eylül faşizminde bizi bir araya getiren ilk eylem TÜYAP Kitap Fuarı, eski adı Etap Marmara Oteli’nin en altında herkes birbirini kucaklıyor, kitaplar, coplar yerine imzalar havada uçuşuyor, Aziz Nesinler, Can Yüceller ifade vermek yerine okurlarla söyleşiyorlar.
Diyarbakır TÜYAP Kitap Fuarı’ndayım, her yanım 12 karanfil. Hüzünlü yüzler, Kürtçe türküler kulağımda, 30 yıl önceki faşizminden günümüze TÜYAP diyorum kendi kendime, faşizmi solurken her yanımda şimdi 12 karanfil soluyorum buram buram ama buruk mu buruk…

Devamı…12 Karanfilli TÜYAP Diyarbakır kitap fuarı – Ahmet Nesin