Ahmet Nesin: Erdoğan korktukça zırvalalıyor, zırvaladıkça HDP’nin oyu artıyor

Ahmet NesinKorku çocukluktan başlayan bişeydir, azgelişmiş toplumlarda daha çok görülür. Çünkü az gelişmiş toplumlar daha az eğitimli olduklarından yalana başvuru daha erken başlar ve sıklaşır. Korku çocuklukta anne ve babayla başlar. Anne ve baba yeteri kadar eğitim almadıklarından çocuğun şımarma hakkına gasp ederler. Yaratılışında şımarma olan çocuk küçük yaşta dayakla ve azarlanmayla tanışır.
Çocuk azara ve dayağa biyere kadar dayanır ve yalan söylemeye başlar, aksi halde dayak yiyecektir, bu da onu korkutur. Daha sonra yalanlar sıralanır, öğretmene, müdüre, şefe, amire, dizboyu yalana gömülmeye başlarız.

Devamı…Ahmet Nesin: Erdoğan korktukça zırvalalıyor, zırvaladıkça HDP’nin oyu artıyor

“Demirtaş’lı HDP, AKP’yi neden korkutuyor?” Demirtaş’ı yıpratma projesine dikkat! – Oya Baydar

Selahattin DemirtaşCumhurbaşkanlığı seçimlerinde Demirtaş’ın yansıttığı yüksek profilin ve aldığı sonucun iktidar partisinde olduğu kadar ulusalcı muhalefette (ve belki de Kürt hareketinin küçük bir kesiminde bile) huzursuzluğa yol açtığı anlaşılıyor. Ancak, HDP’nin yükselişi ve barajı aşması, herkesin bildiği gibi asıl AKP’yi ve Erdoğan’ın diktatoryal başkanlık rüyasını vuracak. Önümüzdeki seçimlerde AKP’nin baş hedefinin ne CHP, ne MHP, Demirtaş üzerinden HDP olacağı apaçık ortada. Bu yüzden de Demirtaş’ı itibarsızlaştırmak ve HDP’yi geriletmek için ellerinden geleni ardlarına koymayacaklar. Onun çözüm istemediği, iç ve dış düşmanların “projesi” olduğu, zaten İmralı tarafından da pek sevilmediği îmaları ve yalanları; miting meydanlarında, sokaklarda, yandaş ya da teslim alınmış medyada, hatta Kürt hareketinin içinde yaygınlaştırılmaya çalışılacak.

Devamı…“Demirtaş’lı HDP, AKP’yi neden korkutuyor?” Demirtaş’ı yıpratma projesine dikkat! – Oya Baydar

Ahmet Nesin 2 Temmuz 1993’ü Anlatıyor: “Babam öldü mü acaba!..”

Ahmet NesinOğlum öldü mü acaba!..
Babam öldü mü acaba!..

Günlerce, saatlerce bu düşünceyle yaşamak belki de ölümden beter bişey. Saniye saate, saat güne, hafta aylara yıllara çıkıyor, yaşlandığınızı, çöktüğünüzü hissediyorsunuz. Haber alamadan yaşamak, ne olduğunu bilememek, insanı kötümser değil, sevgili Can Yücel ağabeyin dediği gibi tam da “Götümser” yapıp bırakıyor.
Bu duyguyu anlatmak o kadar zor ki, ancak Aziz Nesin yada Yaşar Kemal gibi bir yazar anlatabilir diye düşünmüşümdür hep. Hele benim gibi sadece babanızdan dolayı 1 kez değil, bir de oğlunuzdan dolayı yaşadıysanız, “Olmaz olsun böyle deneyim…” diyorsunuz.

Devamı…Ahmet Nesin 2 Temmuz 1993’ü Anlatıyor: “Babam öldü mü acaba!..”

Andımız ve çocukların varlığını ırkçılığa armağan etmekten haz duymak!

78 yıldır ilkokul çocuklarına okutulan “Andımız” BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, ilköğretim okulu öğrencisi kızının okullarda öğrenci andı okunmasından muaf tutulması için verdiği dilekçeyle yeniden gündeme geldi. Mazlum-Der Diyarbakır Şubesi’nin Danıştay’a açtığı ‘Andımız’ın iptal edilmesi ile ilgili davada, Danıştay Sekizinci Dairesi, “… Yeni nesillere Türk devletinin ve milletinin bir ferdi olma onurunu duymaya ve hazzını yaşatmaya yönelik…” gerekçelerle  anayasa ve yasa maddelerine aykırılık bulunmadığını ifade etmesi tartışmalara neden oldu.
Sırrı Süreyya Önder, “Şimdi olayın ‘ırkçı’ yanını falan bir kenara bırakıyorum ve basit bir teklif yapıyorum. Başta Danıştay’ın ilgili daire üyeleri olmak üzere, bu marşı faydalı bulan, bundan bir ‘hazzı yaşatma’ beklentisi içinde olan herkesi günde bir kez yüksek sesle okumaya davet ediyor. Pınar Öğünç, “‘Türk Devletinin ve milletinin bir ferdi olma onurunu duyma ve hazzını yaşatmak’… Hazcılık perspektifi, varlığımıza yepyeni bir anlam katıyor gerçekten. Nasıl bir haz bu?” diye soruyor. Marş söyleten ve yemin ettiren bir eğitim sistemi, faşist bir eğitim sistemidir diyen Engin Ardıç ise; “Doğru dürüst bir ülkede, hap kadar çocuklara her sabah yemin ettirilmez, marş söyletilmez. Doğru dürüst bir ülkede “Fransız’ım, doğruyum, çalışkanım” diye böbürlenme olmaz.”diyor.

Devamı…Andımız ve çocukların varlığını ırkçılığa armağan etmekten haz duymak!

Sol Anayasa Mahkemesi Kararına ve AKP Paketine Nasıl Bakıyor? Referanduma Ne Diyecek?

Anayasa Mahkemesi’nin de hukuki değil siyasi bir karar aldığı yönünde görüş belirten Sol Parti ve kurumlar, genel olarak hükümetin anayasa değişikliği paketinin demokratik, eşitlikçi, özgürlükçü bir anayasa oluşturmak için yetersiz olduğu, asıl amacın hükümetin yargı üzerindeki vesayetini güçlendirmek olduğunu belirtiyor. Peki Sol 12 Eylülde yapılacak olan referanduma  EMEP, ÖDP,   BDP , SDP, TKP, EDP ve EDP  gibi  sol partiler ve  ESP, Halkevleri sol kurumlar ne diyecek?

Devamı…Sol Anayasa Mahkemesi Kararına ve AKP Paketine Nasıl Bakıyor? Referanduma Ne Diyecek?