Ahmet Altan: Seçim sonucu bir zebra sürüsünün korkuya kapılarak asıl büyük tuzağa doğru koşması

ahmetaltanŞu sıkıntılı günlerde beni eğlendiren bir iki şeye rastlıyorum, galiba beni en fazla tebessüm ettireni siyasal analizcilerin, beş ayda beş milyon insanın bir partiye akmasına “mantıklı” bir neden bulmaya çalışmaları… Bunu onların çabalarını küçümsemek için söylemiyorum, görevleri bu, bir mantıklı neden bulmaya uğraşacaklar.
Beni eğlendiren, bu nedeni bulamayacaklarını bilmek…
Bu nafile çabadaki masum ciddiyet.
Geçen seçimden bu yana ülke bir şiddet sarmalının içinde çalkalanıyor, çatışmalar hızlanıyor, insanlar ölüyor, bombalar patlıyor, kanunsuz baskınlar yapılıyor, şirketlerin mallarına el konuyor, gazeteciler tutuklanıyor… Ve insanlar gidip, bütün bu şiddetin sorumlusu olan partiye oylarını veriyor.

Devamı…Ahmet Altan: Seçim sonucu bir zebra sürüsünün korkuya kapılarak asıl büyük tuzağa doğru koşması

1 Kasım 1922- 1 Kasım 2015: Saltanatın Rövanşı – Zahit Atam

Zahit AtamMuhalefetin hükümet kuramayacağı ve hatta bunun için çalışmadığı, yeni bir hükümetin kurulmasının açık bir şekilde AKP’nin tek başına hükümet kuracak sayıya ulaşması en net ve kirli biçimlerde topluma gösterildi, dayatıldı. Çıkış yolu olarak sunuldu ve bütün bunlara medyanın tahammül edilemez düzeyde tekseslileşmesi eşlik etti. Bunun sonucunda çok büyük sayıda eğitimli ve siyasal bir kesim, korku ile pasifleşti ve en azından sabit durarak kendi can ve iş güvenliğini korumaya çalıştı…
Bu anlamda hırçın ve kirli işler yapan merkez görüntüsüne rağmen, sorun çıkaran ve kan döken merkezi kimliğini korudu ve bütün burjuva demokrasinin yasal çerçevesi ve işleyiş normları terk edilerek, merkez, kamunun bütün olanaklarını kullanarak kendini kirli bir şekilde restore etti.

Devamı…1 Kasım 1922- 1 Kasım 2015: Saltanatın Rövanşı – Zahit Atam

Ahmet İnsel: HDP mi CHP mi ikileminin çözümü basit

HDPYüzde on barajı, ilk defa, çok küçük bir seçmen grubunun stratejik nedenlerle oy kullanması durumunda parlamento aritmetiğini büyük ölçüde değiştirecek. Bu son derece anti-demokratik baraj nedeniyle parlamento aritmetiği ile seçim sonuçları arasında yaşanan en büyük çarpıklık, 2002 seçimlerinden çıkan milletvekili dağılımıydı. Ama 2002 seçimleri öncesinde kimse böyle bir şey beklemediği için, seçmenler stratejik gerekçeyle oy kullanmamışlardı. Sonuç bu açıdan herkes için büyük bir sürpriz olmuştu.

Devamı…Ahmet İnsel: HDP mi CHP mi ikileminin çözümü basit

“Anket sonuçları, reytingler ve meydanlar birbirini tutmuyor” Murat Gezici: Anket şirketleri seçmeni nasıl kandırıyor?

Murat Gezici12 anket şirketi var ve bu şirketlerin hiçbiri son dört seçimi bilemedi. Yine de iktidar ve muhalefet bu şirketlerle çalışıyor.
Tarhan Erdem’in sahibi olduğu KONDA’nın el altından yayınladığı ve önce gün Borsaistanbul’da ciddi dalgalanmalara yol açtığı için tartışma yaratan araştırmasıyla bir kez daha gündeme oturdu. Yurt, bu defa Gezici Araştırma Şirketi’nin sahibi Murat Gezici ile anket yönlendirmelerinin ayrıntılarını konuştu. Seçmenlerin yüzde 34’ünün doğrudan anketlerden etkilendiğini belirten Gezici, “Kamuoyu diye belirttiğim emniyet mensupları, rektörler, iş adamları. Bu kişileri etkilemek için algı yaratılır” dedi. Gezici ayrıca seçmenlerin sandığa gidip gitmeme iradesini anket şirketlerinin belirlediğini söyleyerek şunları söyledi: “Sandığa gitmeyenlerin yüzde 60’ı CHP seçmeniyken sadece yüzde 15’i AKP seçmeni. CHP seçmeni sandığa gittiği taktirde oy oranı yüzde 37-38’e çıkar, CHP rekor oy alır ve iktidar olur.”

Devamı…“Anket sonuçları, reytingler ve meydanlar birbirini tutmuyor” Murat Gezici: Anket şirketleri seçmeni nasıl kandırıyor?

Ahmet Nesin: Erdoğan korktukça zırvalalıyor, zırvaladıkça HDP’nin oyu artıyor

Ahmet NesinKorku çocukluktan başlayan bişeydir, azgelişmiş toplumlarda daha çok görülür. Çünkü az gelişmiş toplumlar daha az eğitimli olduklarından yalana başvuru daha erken başlar ve sıklaşır. Korku çocuklukta anne ve babayla başlar. Anne ve baba yeteri kadar eğitim almadıklarından çocuğun şımarma hakkına gasp ederler. Yaratılışında şımarma olan çocuk küçük yaşta dayakla ve azarlanmayla tanışır.
Çocuk azara ve dayağa biyere kadar dayanır ve yalan söylemeye başlar, aksi halde dayak yiyecektir, bu da onu korkutur. Daha sonra yalanlar sıralanır, öğretmene, müdüre, şefe, amire, dizboyu yalana gömülmeye başlarız.

Devamı…Ahmet Nesin: Erdoğan korktukça zırvalalıyor, zırvaladıkça HDP’nin oyu artıyor