Yıllar da durulmayan istasyonlardan geçer gibi geçiliyor – Sait Faik Abasıyanık

Bin dokuz yüz otuz yediden beri İstanbul’a gelmemişti. Otuz yediden kırk yediye on, kırk sekize on bir, kırk dokuza on iki, elli üçe varmaya dört, demek tam on altı yıl. Otuz yedide bir şubat sonunda idi. Bu seferki marta rastladığına göre on altı yıl bir ay şu kadar gün. Yıllar da durulmayan istasyonlardan geçer gibi geçiliyor be!

Devamı…Yıllar da durulmayan istasyonlardan geçer gibi geçiliyor – Sait Faik Abasıyanık

Sait Faik Abasıyanık Hikayeleri

1- Öyle Bir Hikaye [Oku> 2- Dolapdere [oku>3- Hayatın Özündeki Çekirdek [oku> 4-Dülger Balığının Ölümü [oku> 5- Mahkeme Kapısı [oku> 6- Projektörcü [oku> 7- Yalnızlığın Yarattığı İnsan [oku> 8- Kayıp Aranıyor [oku> 9- Plajdaki Ayna [oku> 10- Havuz Başı [oku> 11- Bir Sonbahar Akşamı [oku> 12- Haritada bir Nokta [oku> 13- Kıskançlık [oku> 14- Çatışma [oku> 15- Karanfiller ve Domates Suyu [oku> 16- Mahalle … Devamı…

Sait Faik: Şimdi artık kimi sevdiğimi, kime saygı duyduğumu biliyorum

Kitaplar, bir zaman bana, insanları sevmek lazım geldiğini, insanları sevince tabiatın, tabiatı sevince dünyanın sevileceğini, oradan yaşama sevinci duyulacağını öğretmiştiler. Hayır, şimdi insanları, kitapların öğrettiği şekilde sevmiyorum. Şiirler, romanlar, hikayeler, masallar bana bu ilmi tahsil ettirmişlerdir.

Devamı…Sait Faik: Şimdi artık kimi sevdiğimi, kime saygı duyduğumu biliyorum

“Usta, ayak altına yazı yazmam!” Gün Ola Harman Ola – Sait Faik Abasıyanık

sait_faikGanim Mercan Ustam! Ellerinden hürmetle öperim. Biz de bir zanaat ehliyiz: Yazı yazıyoruz a. Ne Mercan Usta’ya, ne kilimleri dokuyan ellere, ne yazmaları boyayanlara, ne kalıpları dökenlere, ne çeşmibülbülleri üfleyenlere saygı duyduk. Saygı duymadık da ne oldu? Dünyayı birbirine kattık işte…
Sofralarımızı, kapılarımızı, gönlümüzü kapadık. Kapadık da ne ettik? Dünyayı birbirine kattık.

Devamı…“Usta, ayak altına yazı yazmam!” Gün Ola Harman Ola – Sait Faik Abasıyanık

“Yatağımda rahat değildim…” Bir Takım İnsanlar – Sait Faik Abasıyanık

sait_faikGece saat on ikiyi on geçiyor. Taksim’de saatin altında tramvayı bekliyorum. Öyle olmasa, bu kadar ince eleyip sık dokumaya lüzum görmez; vakit gece yarısını geçmişti, derdim.
Epey oluyor. Baharın bu soğuk günlerinde, şu devam eden kıştan bir buz gibi gece, hatırıma geliyor. O zamanlar daha Camlı Köşk’ün camları ve hanende ilânlarının mavi ışığını üşüterek geçen buz gibi bir rüzgâr esiyordu. Benimle beraber belki ona yakın insan, gördükleri herhangi bir filmin rüyasını ayakta görüyor ve yataklarının ümit, hayat, güzel günler veyahut uykusuz, muharebeli geceler, sığınaklar düşündüren ılıklığına bir an evvel kavuşmak için bir türlü gözükmeyen tramvaya sabırsızlanıyorlardı.

Devamı…“Yatağımda rahat değildim…” Bir Takım İnsanlar – Sait Faik Abasıyanık

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org