Ahmet İnsel: Türkiye’de nüfus 10 yılda yüzde 12, Diyanet’in kadrolu personeli yüzde 63 arttı

Ahmet İnselLaiklik ilkesi, Türkiye’de din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılması olarak yürürlüğe girmedi. Diyanet, Sünni-Hanefi mezhebinin dini pratiklerinin Türkleştirilip/yerlileştirilip, devletin fiili resmi dini olarak uygulanmasını sağlayacak kurum olarak kuruldu. Bugün AKP iktidarının, geçmişte başka muhafazakar iktidarların veya 12 Eylül askeri cunta yönetiminin dini iktidar aracı olarak kullanmasını mümkün ve yasal kılan, 1924’de başlatılan bu uygulamadır. Din derslerinin, başka bir kılıf altında, ilk ve orta eğitimde zorunlu kılınması nihai adımını atan gücün askeri cunta yönetimi olması da bir rastlantı değildi. Dün olduğu gibi, bugün de Türkiye’de otoriter Cumhuriyet gelenek, kurum ve uygulamalarının meşruiyetlerini demokratik, özgürlükçü ilke ve kurumlara bırakmasının olmazsa olmaz adımlarından biri Diyanet İşleri Başkanlığı’nın konumunun değiştirilmesidir.

Devamı…Ahmet İnsel: Türkiye’de nüfus 10 yılda yüzde 12, Diyanet’in kadrolu personeli yüzde 63 arttı

Başörtüsü üzerinden yürüyen iktidar mücadelesi veya Siyasal İslam’ı anlamak… – Fikret Başkaya

Fikret-BaşkayaRejimin niteliği konusunda kafa karışıklığı o kadar derin ki, teferrüat asıl sorunun üstünü örtüyor. Yıllardır türban tartışması sürüp gidiyor. Birileri onu bir özgürlük sembolü sayarken, müesses nizamın bekçileri de kendilerini laikliğin teminatı olarak takdim ediyor. Oysa ne türbanın kadın özgürlüğüyle bir ilgisi var, ne de müesses nizamın bekçilerinin [memleketin sahiplerinin densin] laiklikle ilgili kaygıları var. Eğer, siyasal islamcılarla, kendilerini memleketin sahibi olarak gören reel Atatürkçüler arasındaki iktidar mücadelesinde taraf olmak istenmiyorsa, asıl işlevi kitleleri oyalamaktan ibaret olan bu saçma tartışmanın tarafı olmak istenmiyorsa, velhasıl oyuna gelmek istenmiyorsa, birincisi rejimin niteliğiyle ilgili, ikincisi de siyasal islamla [Politik İslam] ilgili kafa karışıklığından kurtulmak gerekiyor.

Devamı…Başörtüsü üzerinden yürüyen iktidar mücadelesi veya Siyasal İslam’ı anlamak… – Fikret Başkaya

Çok Dinli Toplumlarda İnanç Özgürlüğünün Korunmasının Koşulları ve Zorlukları

Din özgürlüğünü güvenceye almada laik sistemlerin karşısında duran güçlükleri tarihi ve küresel bir bağlama oturtmak gerekir. Hiçbir vaka bir başkasıyla tıpatıp aynı değildir. Fakat çok özel iki modern süreç bunların tümünü etkiler. Başlıca laik sistem türlerini, bunların din özgürlüğü sağlamada karşılaştıkları karakteristik güçlükleri ve bu alanda sahip oldukları avantajları ana hatlarıyla anlatmadan önce, bu süreçlerin birbirine zıt etkilerini özetleyerek başlamak istiyorum.
Geri plandaki ilk süreç, özellikle 1918 yılından bu yana ülke nüfuslarının etnik ve dini kimlikleri açısından giderek homojenleşmesidir. İkincisi ise, 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin büyük şehirlerine yönelen küresel göçlerin yarattığı, giderek artan heterojenliktir. Her iki sürecin arkasında imparatorluk, sömürgecilik ve yeni sömürgecilik ilişkilerinin mirası yatmaktadır.

Devamı…Çok Dinli Toplumlarda İnanç Özgürlüğünün Korunmasının Koşulları ve Zorlukları

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org