Güç, Saygınlık Kazanma, Mal-Mülk Edinme Çabası – Karen Horney

Karen HorneyBaşkalarına söz geçirmek isteyen bir anne, çocuğunun itaatsizliğinden ötürü öfkelendiği zaman, çocuğunun onu sevmediğine inanacak ve bunu açıkça söyleyecektir. Bu yüzden çoğu zaman tuhaf bir çelişme ortaya çıkacak ve bu çelişme herhangi bir sevgi ilişkisini geniş ölçüde engelleyebilecektir. Nevrotik genç kızlar «zayıf» bir erkeği sevemezler, çünkü her türlü zayıflıktan nefret ederler; ama «güçlü» bir erkekle de yapamazlar, çünkü eşlerinin her zaman kendilerine boyun eğmesini isterler. Dolayısıyla gizliden gizliye aradıkları erkek, bir kahramandır, son derece güçlü biridir; ama aynı zamanda her türlü isteklerini duraksamadan yerine getirecek kadar da zayıf olmalıdır.

Devamı…Güç, Saygınlık Kazanma, Mal-Mülk Edinme Çabası – Karen Horney

Varlık ve Aşk: Aşkın Güç ve Adalet ile İlişkisi – Paul Tillich

Paul TillichAşk, güç ve adaletle ilgili bütün problemler, bizi, ontolojik tahliller yapmaya götürür. ‘Bu kavramlar bizzat varlıkta / varlığın kendisinde hangi şekilde bulunur’ sorusuna cevap vermeden, karışıklıklar ne açıklığa kavuşturulabilir ne de çözülebilir. Bizzat varlık problemi, ontolojik bir problemdir. Bundan dolayı, kullandığımız kavramların her birinin ontolojik temellerini tahlil etmeden önce, ‘temel’ (root) kavramım ne anlama geldiğini, bir kavramın ‘temel anlamı’ (root meaning)nm ne olduğunu, ontolojik problemlerin nasıl ortaya çıktığını ve onlara nasıl cevap verilebileceği şeklindeki sorulan, sormamız uygun olacaktır.
Ontoloji kavramı, ‘bizzat varlık’ı kavrayan İngilizce’deki ‘rasyonel kelimesi’ (rational word)nde olduğu gibi, Eski Yunanca’da ‘varlık’ ya da ‘varolma’ anlamlarına gelen ‘on’ ve ‘söz’, ‘konuşma’)ilgi’ gibi anlamlara gelen logos’ sözcüklerinin birleşmesiyle oluşmuş bir kavramdır.

Devamı…Varlık ve Aşk: Aşkın Güç ve Adalet ile İlişkisi – Paul Tillich

Fiziki Şiddet Üzerindeki Devlet Tekeli ve Bunun İhlali | Şiddet ve Medeniyet – Norbert Elias

Norbert EliasMedeniyet hiçbir zaman tamamlanmış değildir ve sürekli olarak tehlike altındadır. Tehlike altındadır, çünkü medeni davranış standartlarının korunması, görece istikrarlı bir bireysel özdisiplin düzeyi gibi belirli koşulları gerektirmektedir. Bu koşullar da karşılık olarak, mal ve hizmetlerin tedariki, alışılmış bir yaşam standardının korunması ve özellikle de toplumsal edilginleştirme -yani, çatışmaların devlet aracılığıyla şiddete dayalı olmaksızın giderilmesi- gibi özel toplumsal yapılarla ilişkilidirler. Ancak toplumun içeriden edilginleştirilmesi, daima toplumsal yaşamın normal olayları arasında yer alan ve edilginleştirici kurumların çözmeye çalıştığı toplumsal ve kişisel çatışmaların tehdidi altında bulunmaktadır.

Devamı…Fiziki Şiddet Üzerindeki Devlet Tekeli ve Bunun İhlali | Şiddet ve Medeniyet – Norbert Elias

Psikiyatriyi şiddet ile sarsan politik damar Franstz Fanon ve Yeryüzünün Lanetlileri

Fanon omurilik lösemisine yakalandığını farkettiği ve sonrasında bir yıllık ömrü kaldığı, bir -o dönemde- tedavisi olmadığını bildiği bir hastalığa mahkûm olduğunu öğrendiği yıl son kitabı Yeryüzünün Lanetlileri’ni yazdı. Militan bir düşünür olarak tarihte yerini alan Fanon, sömürgeciliğin sömürge halkı üzerindeki psikolojik sonuçlarını, ekonomik, politik ve kültürel tahakkümün tahakküm altındaki kişi üzerindeki etkileri üzerine çalıştı. Bir psikiyatrist olarak şiddeti başlı başına bir amaç haline getirmemekle beraber sömürüye karşı zorunlu olarak geçilecek bir yer olarak gördü. İktidarın kitleleri sindirmeye yönelik sistematik bir şekilde salgıladığı şiddet ve baskıya karşı ezilenlerin karşı şiddetti ile toplumun korkusuzlaşarak özgürleştirdiğini ileri sürdü. Sartre, bu tezini, kitabına  yazdığı  bir önsöz ile doğrudan destekledi.

Devamı…Psikiyatriyi şiddet ile sarsan politik damar Franstz Fanon ve Yeryüzünün Lanetlileri

Güç ve İktidar – Elias Canetti | “Köleleri ve köpekleri, efendileri dışında hiç kimse beslemez”

Canetti ‘özgürleşmenin’ yolunu gösterirken, emre niçin -genelde- itaat edildiğini de belirlemeye çalışıyor. Cellât, işkenceci, talancı ve benzeri güruhun ve hatta ‘daha masum’ kitlenin hangi rüşvet ilişkisi içinde olduğunu açıklıyor . “Köleleri ve köpekleri, efendileri dışında hiç kimse beslemez; başka hiç kimse onları besleme yükümlülüğü altında değildir ve fiilen hiç kimse onları beslemek ‘zorunda’ değildir… Böylelikle emirlerle yiyecek verme arasında yakın bir bağ gelişir… Ölümle tehdit edip kaçmak zorunda bırakmaktansa, bir canlıya bütün canlıların istediği bir şey vaat edilir; ve bu vaade sıkı sıkı uyulur. Efendiye bir yiyecek olarak hizmet etmektense, kendisine yemesi için yiyecek verilir.”

Devamı…Güç ve İktidar – Elias Canetti | “Köleleri ve köpekleri, efendileri dışında hiç kimse beslemez”

Benlik Saygısı, Güçlülük ve Yıkıcı Saldırganlık Hislerine Gelişimsel Bir Bakış Açısı – Anna Ornstein

Kohut’un “cinsel ve saldırgan dürtülerin gelişim ve psikopatolojinin itici güçleri olduğu” görüşünü terk etmesinden sonra, psikoanalitik kendilik psikolojisi kuramına ait bir gelişim teorisi oluşturmak kaçınılmaz olmuştur. Bu alanda en önemli isimlerden biri olan Michael F. Basch, kendilik patolojisi olan hastaların tedavisinde psikolojik gelişimin anlaşılmasının çok önemli olduğu vurgulamıştır. Ornstein bu makalede psikoanalitik kendilik psikolojisi bakış açısıyla gelişim teorisine bir katkıda bulunmayı amaçlamıştır. Benlik saygısı, bireysel güç ve yıkıcı saldırganlığın ortak genetik kökenden geldiklerini göstermeye çalışmıştır. Bu iki durumun davranış olarak sonuçları birbirine karşıt uçlarda yer alsa da her iki durumda infantil büyüklenmeciliğin dönüşütürülmesiyle oluşur. Kişiye ait güçlülük hissi çocukluğun büyüklenmeciliğinin yaşa uygun olarak onaylanması sonucunda gelişir. Bununla birlikte yıkıcı saldırganlık bu büyüklenmeciliğin onaylanması ve doğrulanması yerine çürütülmesi sonucu oluşur.

Devamı…Benlik Saygısı, Güçlülük ve Yıkıcı Saldırganlık Hislerine Gelişimsel Bir Bakış Açısı – Anna Ornstein