Kişinin Kendisi Olamayışı: “Erkek” Olmanın Tehlikeleri – Herb Goldberg

kadın-erkekDoğumdan başlayarak, yıpranma oranı erkekte önemli ölçüde daha yüksektir. Her 100 kız fetüs ölümüne karşılık yaklaşık 115 erkek fetüs ölümü söz konusudur. Doğumdan ölüme kadar hemen her yaş düzeyinde, erkeklerde ölüm oranı önemli ölçüde daha yüksektir. Özellikle, doğumdan bir yaşına kadar olan dönemde erkek ölüm oranı yüzde 33 daha fazladır. 15-19 yaşlan arasında erkek ölüm oranı yüzde 150 daha yüksektir. 2024 yaşları arasında erkek ölüm oranı yüzde 200 daha fazladır ve bunu izleyen bütün yaş düzeylerinde erkek ölüm oranı, kadın ölüm oranından yüzde 100, hatta yüzde 200 daha fazladır.

Devamı…Kişinin Kendisi Olamayışı: “Erkek” Olmanın Tehlikeleri – Herb Goldberg

Toplumumuzdaki erkeklik kimliği üzerine sosyopsikolojik bir inceleme – Cemal Dindar

Toplum ve BilimNe vakit cinsel kimlik ile ilgili bir mesele tartışılsa aklıma bir fıkra gelir: İki travesti şehrin meydanında yürürken, cadde girişinde bir otomobil çarpar. Biri kazayı atlatır; fakat diğeri yerde baygın kalır. Arkadaşı yerdekine seslenir: “-Figeen… Figeeeen… N’olursun bir ses ver…” yanıt alamadıkça, “Figeeen” deki e’lerin miktarı ve tonu artar… En sonunda işin “Figeeen” boyutunu aştığını görür ve son bir kez seslenir: “Davut ağbey, gözüün yağını yiyim bi ses ver!..”
Bu fıkranın da erkek egemen söylemin bir parçası olup olmadığı elbette tartışılabilir. Peki, oyunun ciddiyete selam çaktığı anda yeniden erkeklik postunu giyinme örneğinde hiç mi gerçek payı yok?

Devamı…Toplumumuzdaki erkeklik kimliği üzerine sosyopsikolojik bir inceleme – Cemal Dindar

‘İki cinsten birini suçlamak öbürünü bağışlamaktan çok daha kolaydır’ Kadın – Simone de Beauvoir

Simone de BeauvoirŞurası bir gerçek: bugün, ne erkekler ne de kadınlar birbirlerinden hoşnut değiller. Ama üstünde durulması gereken nokta, tepelerine çöken bir ilencin onları kedi-köpek gibi hiç durmadan çekişmeye mi ittiği, yoksa onları birbirine düşüren çatışmaların insanlık tarihinin geçici bir anını mı dile getirdiğidir. incelememiz boyunca gördük ki, bütün efsanelere rağmen, hiçbir bedensel yazgı, Erkek’le Kadın’ı sonsuz bir çekişmeye zorlamamaktadır: din kitaplarında adı geçen ünlü mantis böceği bile, başka yiyecek bulamadığı için ve türünü devam ettirebilmek üzere erkeğini yemektedir: en tepeden en dibe dek bütün hayvanlar bu sonuncu kaygıya bağlıdır zaten. Öte yandan, insanlık, bir tür olmaktan öte bir şeydir: tarihsel bir olgudur o; insanlık, doğal varoluşunu yükleniş biçimiyle belirlenir. Gerçekte, kötüniyetin en aşırısıyla yola çıkılsa bile, insan denen varlığın dişisiyle erkeği arasında salt bedensel açıdan bir düşmanlık, bir çekişme bulabilmek olanaksızdır.

Devamı…‘İki cinsten birini suçlamak öbürünü bağışlamaktan çok daha kolaydır’ Kadın – Simone de Beauvoir

Yarışan erkeklikler ve erkek ideali iktidar olarak erkeklik: işi bitirmek – Lynne Segal

Lynne SegalBir tür örnek erkekliğin, sağlam, kendinden emin bir erkekliğin altında yatanları ortaya çıkardıkça erkekliğin çelişki sayesinde oluştuğu daha açıklık kazanmaktadır: Kendisini ne kadar ortaya sürerse ortaya kendisiyle ilgili sorgulanacak o kadar çok şey çıkar. İster yaradılıştan gelsin, ister sonradan kazanılmış olsun erkeklik herhangi bir öz değilse beklememiz gereken şey tam da bu olacaktır. Bizim kültürümüzde temsil edildiği şekliyle “erkeklik” daima tamamlanmamış olan, aynı ölçüde hem toplumsal hem de ruhsal bir gerçeklik üzerine kurulu bir var oluş özelliğidir. Erkeklerin ideal olarak sahip oldukları farklı iktidar biçimleri içinde -kadınlar üzerinde, diğer erkekler üzerinde, kendi bedenleri üzerinde, makineler ve teknoloji üzerinde kurdukları iktidarlar içinde var olurlar.

Devamı…Yarışan erkeklikler ve erkek ideali iktidar olarak erkeklik: işi bitirmek – Lynne Segal

Geçmişten Günümüze Yarışan Erkeklikler, Erkeklik-Erkek İdeali – Lynne Segal

Lynne Segal“Erkeklik ve kadınlık tarihsel zamana ve yere özgü oluşumlardır. İdeolojiler, toplumsal kurumlar ve pratikler içinde sürekli olarak biçimlendirilen, karşı konulan, yeniden işlenen ve yeniden onaylanan kategorilerdir. Farklı yorumları, genelde bütünleşmiş gibi görünen bir ‘sağduyu’ tarafından örtülse bile, bu çelişkili tanımlar üzerinde daima tartışma ve değişikliğe gitme olanağı vardır. Toplumsal cinsiyet sınırlarını ihlâl eden erkekler de kadınlar da alaya alınmaktan şiddete kadar bir dizi yaptırıma maruz kalmıştır ve kalmaktadır.”*

Devamı…Geçmişten Günümüze Yarışan Erkeklikler, Erkeklik-Erkek İdeali – Lynne Segal