Dışişleri’nin İngiliz Belgelerinde 1922’de TBMM’de Kürtlere özerklik hakkı tanıyan yasa

Sir Rumbold’dan Lord Curzoun’a
Lord’um
1- Kürt’ler hakkında, geçen 12 Ocak’taki 53/ sayılı yazı ve önceki mektuplarıma işarettir. Güvenilir bir kaynağın raporundan, araştırma ve otonom bir Kürt yönetiminin kurulması için ”Türk Kemalistlerin” Büyük Millet Meclisinin bir heyetinin oluştuğu konusunda sizi haberdar etmekten bahtiyarım. Bu yakınlarda, bir raporla bereber bir kanun projesi hazırlığını Meclis’e sundular. Kanun Meclis’te görüşülmeye ve araştırmaya açılır açılmaz birden, Salih Efendi (Erzurum Temsilcisi), Yusuf İzzettin Paşa (Bolu Temsilcisi), Rakip Bey (Amasya Temsilcisi), Hakkı Hamid Bey(Sikope Temsilcisi) ve Selahaddin Bey’den (Mersin Temsilcisi) oluşan düşman ve kızgın bir taraf meydana geldi.

2- Yusuf İzzettin Paşa, Rakip Bey, Hakkı Hamid Bey, Koçgiri Kürt’lerinin hareketinin araştırma için gönderilen heyetin temsilcileriydiler.

Devamı…Dışişleri’nin İngiliz Belgelerinde 1922’de TBMM’de Kürtlere özerklik hakkı tanıyan yasa

Özcan Alper ile Söyleşi “Doğuya En Çok Asker Karadeniz’den Yollandı Çünkü:”

“Sonbahar” filmiyle büyük beğeni toplayan yönetmen Özcan Alper, Türkiye’de gösterime giren yeni filmi “Gelecek Uzun Sürer”le Kürt sorununa dikkat çekiyor. Sanatsal üretiminin yanı sıra duruşuyla ve söylemiyle de sosyalist bir gelecekten yana tavır belirleyen Alper, Karadeniz’de devletin geçmişten beri Kürt mücadelesinden kaynaklı özel politikalar uyguladığını, buna karşın solun da Karadeniz’e gerçekten soldan bakmaya ihtiyacı olduğunu söyledi.
Çatışmaların yoğun yaşandığı 90’lı yıllarda bölgeye en çok Karadeniz’den asker yollandığına dikkat çeken Alper, sistemin bununla, etnik çoğulculuğu nedeniyle Kürtleri en iyi anlaması gereken Karadeniz’i yedeğine aldığını ifade etti.

Devamı…Özcan Alper ile Söyleşi “Doğuya En Çok Asker Karadeniz’den Yollandı Çünkü:”

“1921’de Atatürk; Etnik vurgu taşımayan devlet, farklılıkların ifade edileceği özerkliği istiyordu”

Ankara Üni., SBF Öğretim Üyesi Murat Sevinç, geçtiğimiz hafta Radikal iki’de yayınlanan  ve iki önemli belgeye dayanan  “Anayasal geleneğimizde özerklikbaşlıklı  yazısında:Kürt sorunu öyle bir mesele ki, anayasal tahlili 1920’lerden başlamadan yapmak çok güç. Sorunun oluşumunda ve içinde; kuruculuk, vaatler, dışlanmışlık, yok sayılma gibi savlar var.” diyor. Sevinç, tüm bunların adresi olarak Kurtuluş Savaşı yıllarını gösteriyor. “1921 Anayasası’nı bugün çok önemli hale getiren, metnin yarısından fazlasının yerel özerkliklerle ilgili oluşu”na dikkat çekerken “Mustafa Kemâl’in Anayasa Taslağı” inanılması güç bir kararlılıkla görmezden gelindiğine” anlamadığını ifade ediyor.  Söz konusu yazıyı aşağıdan okuyabilirsiniz.

Devamı…“1921’de Atatürk; Etnik vurgu taşımayan devlet, farklılıkların ifade edileceği özerkliği istiyordu”

Ertuğrul Kürkçü’den Erdoğan’a ve papağanlarına cevap: Yağma Hasan’ın böreğini kim yiyor?

İktidar, toplumu Kürt sorununun demokratik ve sosyal bir cumhuriyette çözülmesinden caydırmak için ‘iç çatışma’ korkusunun yayılmasını teşvik ediyor.
12 Haziran seçimlerinden “tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet” şiarıyla çıkan AKP iktidarının asıl derdi, eninde sonunda varılacak bir çözüm için masaya oturmadan önce, Kürt özgürlük mücadelesini şiddetle test etmek, sökebildiği kadar dişini sökmek, siyasi merkezini zaafa uğratmak ve itibarsızlaştırmak -hatta Sri Lanka usulü bir “nihai çözüm”ün imkanlarını araştırmak- ittifaklarını dağıtmak için mümkün bütün yolları kullanmak ve süreçteki sivil kurumlar ve medya üzerindeki kontrol kadar “ayaklanma bastırma” mekanizmalarının tamamı üzerinde de tekel kurmak.

Devamı…Ertuğrul Kürkçü’den Erdoğan’a ve papağanlarına cevap: Yağma Hasan’ın böreğini kim yiyor?

Oyuncu, yönetmen ve şair Orhan Alkaya: Başbakan ateşe benzin döküyor

Özgür Gündem gazetesinden İnci Hekimoğlu, Oyuncu, yönetmen ve şair Orhan Alkaya ile Erdoğan’ın Kürt hareketine yönelik saldırılarını ve Kürt sorununun çözümünü üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi.  Orhan Alkaya ünlü bir oyuncu, şair, yönetmen, gazeteci ve yazar.  Aynı zamanda  ülke meselelerine kafa yormaktan ‘mağdur’. 12 Eylül’de 1402 sayılı yasayla görevinden alınan binlerce kamu görevlisinden biri. Darbe sürecini şiir defterine   “Bize yapılanları gördüm, hepsini/ an benimle geçerken zamansız/ ve hep bir ukte kadar karanlık/ günler hayli sevimsiz hatıra haliyle/ isimler ölüm hükmündeydi..” dizelerle geçiren Alkaya, söyleşide: “Başbakan’da tehlikeli bir eğilim var. Bu eğilim kendini çok fazla ortaya koymaya başladı. Her konuda her şeyi söyleyebileceğini zannediyor.” diyor.

Devamı…Oyuncu, yönetmen ve şair Orhan Alkaya: Başbakan ateşe benzin döküyor

“Bütün iktidar düzeylerinden baktığında görüyor ki, Kürtler çözüm inisiyatifini ellerine alıyor”

Kürtler’in Özgürleşmesine Eşlik Etmek – Ertuğrul Kürkçü
Kürtler Diyarbakır’da bir “çalıştay” topladı, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin yeri göğü inletti “Meclisten başka yerde toplanamazsınız” diye! İnanması zor,  Mehmet Ali Şahin vatandaşların bütün toplantılarını TBMM’de mi yapmalarını istiyor gerçekten! Yoksa “çalıştay” nedir bilmiyor mu?  Kürtler Türkçe konuşsa bir dert, konuşmasa başka dert. “Çalıştay” yerine “workshop” deseler Şahin böyle kükrer miydi? Ya da “atölye”?
Artık Ankara’dan sıtkı sıyrılmış bir Kürt olsam “sizin diliniz size bizim dilimiz bize” derdim. “Biz bir ‘Komxebata’ topladık, siz ne sanmak isterseniz onu sanın!”

Devamı…“Bütün iktidar düzeylerinden baktığında görüyor ki, Kürtler çözüm inisiyatifini ellerine alıyor”

Medyada Kürtleri AKP kürdü ya da Liberal Kürt, Türkleri emekli paşa ve büyükelçiler temsil ediyor

Demokratik Özerkliğin Türkçe Medyası – Ragıp Duran
DTK’nın Demokratik Özerklik projesi/taslağı tartışmaya açıldı. Ama egemen medyanın kimi yapısal, kimi konjonktürel hastalıkları/olumsuzlukları nedeniyle memlekette doğru dürüst bir tartışma yok. Neden? Ne yapılabilir?
Demokratik Toplum Kongresi (DTK), 19 Aralık tarihinde Diyarbakır’da, Kürt meselesinin çözümü için, tartışılmak üzere bir belge /manifesto taslağı yayınladı. 5 sayfalık bu belgenin tam metnine ben bir tek ANF’nin internet sitesinde rastladım.
O gün bugün özellikle akşamları televizyonlarda bu mesele hakkında tartışma programları yayınlanıyor. Gazetelerde de konuya ilişkin yığınla yazı, görüş, yorum yayınlandı.
Ne var ki, tartışmaya açılan metin, tartışılmıyor. Çünkü
– Bizde demokrat ve özgür bir tartışma kültürü halen gelişemedi.
– Türkiye’de Kürt meselesi konusunda gerçek anlamda bağımsız uzman çok az, onlar da zaten televizyona pek çıkmıyor.

Devamı…Medyada Kürtleri AKP kürdü ya da Liberal Kürt, Türkleri emekli paşa ve büyükelçiler temsil ediyor