Her Gününüz Bayram Olsun – Can Dündar

Can DündarNefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz kalınca anlar insan…
Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir; sevmeninkini yalnızlık…
Sızlamayan her organ, hele de burun direği bayramdır.
Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni
kaybetmemek, kurda kuşa yem olmayıp “çok şükür bugünü de gördük” diyebilmek… Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır.
Yoğun bakımda sancılı geceyi ya da kangren olmuş bir ilişkiyi bitirmek de öyle…

Devamı…Her Gününüz Bayram Olsun – Can Dündar

Can Dündar’ın kaleminden Adnan Menderes’in aşkı Ayhan Aydan ve doğduğu gün ölen bebeği

Ayhan AydanGazetecilere yasak kapı
Herkes öykünün bir kısmını biliyordu. Lakin bütün verileri bir araya toplayınca ortaya gerçekten trajik bir aşk hikâyesi çıkıyordu.
Geçen 15 yılda konuya ısrarlı ilgim karşısında birkaç kez telefonla görüşmeye razı olmuştu.
Yüz yüze görüşme ise, nihayet ılık kış güneşinin ısıttığı bugün İzmir’de gerçekleşecekti.
Alsancak’taki deniz manzaralı dairenin kapısını çaldığımda heyecanlıydım.
Bir dönemin tanığıydı içerideki kadın…
Üstelik o dönem kapandıktan sonra kendisi de içine kapanmış, o dönem hakkında konuşmayı, anılarını yazmayı hep reddetmiş, fotoğraf çektirmemiş, evine gazeteci sokmamış, ısrarla susmuş, susmuştu.
Bir ayrıcalığı yaşadığımın farkındaydım.

Devamı…Can Dündar’ın kaleminden Adnan Menderes’in aşkı Ayhan Aydan ve doğduğu gün ölen bebeği

Can Dündar: Kininin davacısı nesil istiyordunuz değil mi? İşte yetiştirdiniz…

Mahkeme önünde de söyledim; karşılaştırma yanlış:
Madımak’ı yakanlar tinerciler değil, dincilerdi.
Siz, güneşi ceketinizin astarı içinde kaybetmiş marka Müslümanlarısınız! Gerçek Müslüman olsaydınız bu hallerden hiçbiri başımıza gelmezdi” diyecek bir gençlik istiyordu değil mi Necip Fazıl?
Bu lafı üstünüze almıyor, “kininin davacısı” bir nesil istiyordunuz; değil mi?
İşte yetiştirdiniz.

Alın size kindar bir nesil!

Devamı…Can Dündar: Kininin davacısı nesil istiyordunuz değil mi? İşte yetiştirdiniz…

2 Temmuz 1993’te Sivas’ta Ne Oldu? Can Dündar’ın Hazırladığı “O Gün” Sivas Katliamı Belgeseli

Sivas Katliamı (Madımak Olayı) 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli’nin yakılması 35 yazar, ozan, düşünür ikisi eylemci, biri otel çalışanı toplam 37 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylara ilişkin davada mahkeme zaman aşımı bakımından tarihi bir karar verdi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada Sivas Katliamı davasında alınan zamanaşımı kararını  “Milletimiz için, ülkemiz için hayırlı olsun”(!) açıklamasında bulundu.
Zamanaşımına 2 gün kala dava için Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Başkanvekili İbrahim Okur’un “Sona yaklaşıldı, bu saatten sonra Madımak için yapılabilecek birşey yok.” değerlendirmesi kararın önceden alınmış olduğunu gösteriyordu.

Devamı…2 Temmuz 1993’te Sivas’ta Ne Oldu? Can Dündar’ın Hazırladığı “O Gün” Sivas Katliamı Belgeseli

Can Dündar’ın “işte kanıt” dediği fotoğraf 8 yıl sonra kendi yalan haberinin kanıtı oldu

Can Dündar’ın 23 Ocak 2003 tarihli Milliyet ABD-PKK ilişkisine kanıt olarak yayınladığı fotoğraf Milliyet’in manşetinden “İşte kanıt” başlığıyla çıkmıştı. Bu   karede yeralan isimlerden biri olan Dursun Ali Küçük Taraf gazetesine konuştu. ABD’li denilen kişi, örgütün gümrük sorumlusu olan Kaymakam Halit dedi. Wikilinks belgelerini alarak yayınlayan gazete bu belgelerde de ABD-PKK buluşmasının kanıtı olarak sunduğu fotoğraf ve iddiaların doğrulayacak bilgilere rastlanmadığını da yazdı. Öte taraftan haberin yalanlanması rağmen bu manşetin  Milliyet’in 60. yılı için hazırlanan son 60 yıla damgasını vuran manşetler arasına yer alacağını  ve zatı muhteremin meslek kariyerinde önemli bir yeri olduğunu önceki gün yine kendisi yazdı.

Devamı…Can Dündar’ın “işte kanıt” dediği fotoğraf 8 yıl sonra kendi yalan haberinin kanıtı oldu

Trabzon Şehrinin İslamlaşması ve Türkleşmesi 1461-1583 – Heath W. Lowry

Princeton Üniversitesi öğretim üyelerinden, Tarihçi Prof. Heath W. Lowry “Trabzon Şehrinin İslamlaşması ve Türkleşmesi 1461-1583” adlı kitabında, Trabzon şehrine ait 1486, 1523, 1553 ve 1583 tarihli tahrir defterleri inceleyerek  bir demografi tarihi çalışması sunuyor.İlk baskısı 1981 yılında yapılan ve  29 yıl sonra, gözden geçirilmiş ve güncellenmiş olan bu eserde; 15. yüzyılda, nüfusu neredeyse tamamen Hıristiyan ve Rum olan bu kentin 1461 yılında Osmanlı’nın hakimiyetine geçişinin ardından neler yaşadığı, Osmanlı kaynakları eşliğinde adım adım izleniyor. Aradan geçen yüzyıl içinde sürgün ve iskân politikaları, dönemin savaşları ve gerginliklerinin arasında şehir nüfusunun çoğunluğunun nasıl Müslümanlaşıp Türkçe konuşan bir halk haline geldiği sorusuna cevap aranıyor.

Devamı…Trabzon Şehrinin İslamlaşması ve Türkleşmesi 1461-1583 – Heath W. Lowry

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org