Üç Damla Kan: Nefsini Öldüren Adam – Sadık Hidayet

Mirza Huseynali her sabah belirli saatte, siyah pardösüsü, iliklenmiş düğmeleri, ütülü pantalonu, siyah pırıl pırıl parlayan ayakkabılarıyla düzenli adımlar atar, pınarbaşı tarafındaki sokakların birinden çıkar, Mescid-i Sipehsâlâr’ın önünden geçer, Safî Ali Şah sokağından kıvrılıp okula giderdi.

Devamı…Üç Damla Kan: Nefsini Öldüren Adam – Sadık Hidayet

Çağdaş İran Oyküleri: Zafer güçlükle mücadele etmekle, yenilgi ise mücadeleden kaçıştadır – Muhammed Hicazıõ

İran ÖyküleriKüçük Bir Taş
Belki sızın ayakkabınıza da bir gün küçük bir taş parçası girmiştir. Ayağınızı bir tarafa bastırıp taş parçasını bir köşede tutarsınız. Birkaç adım rahat yürür ve kendi âleminize dalarsınız. Ancak o davetsiz misafir kendisini düşünmediğiniz için gücenir ve harekete geçer. Nasıl mı? Hassas bir nokta bulup oradan kendisiyle ilgilenmenizi sağlar.
Bir süre lâfına kulak asmaz, yürürsünüz. Oysa o, sivri ucunu biraz daha batırır, ister istemez durur, onun için bir çukur ya da genişçe bir alan hazırlarsınız ayakkabınızda ve bundan böyle birbirinizi rahatsız etmeyeceğinizi kararlaştırırsınız.. Tekrar düşüncelerinizin parçalanmış zincirlerini yerden gökten toplar, birbirine dolaştırır ve gidersiniz.

Devamı…Çağdaş İran Oyküleri: Zafer güçlükle mücadele etmekle, yenilgi ise mücadeleden kaçıştadır – Muhammed Hicazıõ

Çağdaş İran Öyküleri: Cahillikle Mücadele Makinesi – Feridun Tunkabuni

İran Öyküleri2006 yılıydı. Cahillikle mücadele kampanyası günden güne artan bir biçimde devam ediyordu. Devlet askerî veya sivil, örtülü veya açık tüm bütçesini cahillikle mücadeleye ayırmıştı. Polisler cop yerine dev kalemler takmıştı bellerine ve toplum düzenini bozanların’ kafasına bu kalemlerle vuruyorlardı. Asker süngüsü iri kalemleri yontmak için kullanılıyordu. Para ve kırbaç cezaları, hapis, idam kaldırılmıştı. Şoförün biri kırmızı ışıkta geçecek olsa, trafik polisi karakolundaki ilk masaya oturtup beşyüz defa “Artık kırmızı ışıkta geçmeyeceğim” cümlesini yazdırıyorlardı. Bir çocuk ezecek olsa, on bin defa “Artık çocuk ezmeyeceğim” cümlesini yazmak zorundaydı. Kasap dükkânlarına, fırınlara, bakkallara kocaman kocaman levhalar asılmıştı: “Okur yazar olmayana mal satılmaz.” Fotoğrafçılar okur yazar olmayanların resimlerini çekmiyor, nüfus idaresi okur yazar olmayanlara nüfus örneği vermiyordu.

Devamı…Çağdaş İran Öyküleri: Cahillikle Mücadele Makinesi – Feridun Tunkabuni