Dostoyevski: İnsanlar aklın gösterdiği yoldan gitmeye bir türlü alışamamıştır

Söylesenize, insanların kötülük yapmasının gerçek çıkarlarını bilmemelerinden ileri geldiğini ilk ortaya atan kimdir; aydınlanan insanın gerçek çıkarını görünce, kötülük yapmayı hemen bırakıp iyi ve onurlu biri olacağını, çıkarının sadece iyilik yapmakta olduğunu anladığı ve hiç kimse de kendi çıkarına aykırı davranmayacağı için hep iyilik yapmak zorunda kalacağını ilk kim uydurdu? 

Devamı…Dostoyevski: İnsanlar aklın gösterdiği yoldan gitmeye bir türlü alışamamıştır

Türk-İslam mahallesinde barış mümkün mü? – Josef Kılçıksız

muslumanMahalle, toplum içinde aralarında geçiş olmayan bölmeler ve sekter adacıklar şeklinde kendini belli eden bir olgu ve göksel ve dünyevi makinaların (Allah, Din, Kitap, Aile) operasyonel olduğu bir yer.
Despotik bir imleyene bağlı ahlak kodlarının dışında bir yaşam tarzının pek mümkün olmadığı mahalle, aslında bireyde arzunun akışkanlığını kesen bir habitat biçimi.

Devamı…Türk-İslam mahallesinde barış mümkün mü? – Josef Kılçıksız

Ulus devlet, ilerleme ve medeniyet adına: Modernite ve Barbarlık – Wolfgang Sofsky

Wolfgang SofskyToplumsal ve teknolojik değişimler ne kadar başarılı olsalar da, insanoğlunun ahlaki donanımı bundan hiç etkilenmedi. Tarih bazı şeyleri değiştirir ama her şeyi değiştirmez. Teknoloji ve örgütlenme, özü sabit kalan potansiyellerimizi birkaç katına katladı sadece. Modernitenin zekası, disiplini ve rasyonelliği insanın yapısını, fıtratını değiştirmediler; yalnızca yıkıcı hayal gücünü tarifsiz ölçüde güçlendirdiler. Daha da kötüsü: Medeniyet fikri aşırı şiddetin meşrulaştırılmasına da alet edildi. Avrupalı devletler güneydeki “vahşilerin” kökünü kurutmak için ulus-devlet adına, ilerleme adına, medeniyet adına toplarını, tüfeklerini, donanmalarını ve lejyonlarını balta girmemiş ormanlara ve sıcak çöllere göndermekte beis görmediler. Sömürgeciler ahlaki üstünlük ve misyonerlik aşkına devasa kültürleri ve halkları yok ettiler.

Devamı…Ulus devlet, ilerleme ve medeniyet adına: Modernite ve Barbarlık – Wolfgang Sofsky

Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni: Barbarlık ve Uygarlık – Friedrich Engels

Ailenin KökeniAyrı ayrı üç büyük örnekte: Yunanlılarda, Romalılarda ve Cermenlerde, gentilice (Klan, kast)  örgütlenmenin yıkılışını izlemiş bulunuyoruz. Bitirmek için, barbarlığın yukarı aşamasından itibaren, toplumdaki gentilice örgütlenmeyi yıkmaya çalışan ve uygarlığın doğuşuyla onu tamamen yokeden genel iktisadi koşulları inceleyelim. Burada, Marx’ın Kapital’i, bize Morgan’ın kitabı kadar gerekli olacak.
Yabanıllığın orta aşamasında doğup, yukarı aşamasında gelişmesini sürdüren gens, sahip bulunduğumuz kaynaklardan anlayabildiğimiz kadarıyla, barbarlığın aşağı aşamasında, gelişmesinin doruğuna erişir. Öyleyse, işte bu gelişme aşamasından başlayacağız.

Devamı…Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni: Barbarlık ve Uygarlık – Friedrich Engels

Korkuyla beslenen Avrupa ırkçılığı | İnsan maskeli barbarlar çağı – Slavoj Zizek

Komünizm sonrası siyaset, çoğunluğun yapay bir korkuyla manipülasyonuna dayanıyor. Göçmen karşıtlığının merkeze oturmasının nedeni bu. İlerici liberaller de ötekileri ‘kabul ediyor’ ama araya mesafe koyuyor. ‘Kafeinsiz öteki’ vizyonu, doğrudan barbarlıktan insani barbarlığa açık bir geçiş

Romanların veya Çingenelerin son dönemde Fransa’dan sınırdışı edilmesi Avrupa’nın dört bir tarafında protestolara yol açtı; sadece solda olanlar değil, liberal medyadan tanınmış siyasetçilere kadar birçok çevre tepki gösterdi. Fakat sınırdışı etmeler sürdü ve bu, Avrupa siyasetinin çok daha büyük buzdağının sadece görünen ucu.

Devamı…Korkuyla beslenen Avrupa ırkçılığı | İnsan maskeli barbarlar çağı – Slavoj Zizek