Aziz Nesin: “Denizi satın alanlar, dua edelim ki havayı da satın almamışlar”

width=İstanbul’un üç bir yanı deniz. Bu kadar da değil, istanbul’un denizi, istanbul karasının koynuna kol kol sokulmuş. Yine de böyleyken, istanbul’da denize girmek, öbür dünyada cennete girmekten daha zor. istanbul’un bir başından bir başına deniz kıyılarını bir takım insanlar satın almışlar. Denizin satın alınması akıl alır iş değildir. Denizi satın alanlar, dua edelim ki havayı da satın almamışlar. Denizle hava arasında büyük bir fark yok; onu da satın alıp bizi havasızlıktan boğmadıklarına şükür. Kavaklar’dan Çekmece’ye, Şile’den Pendik’e kadar şu güzel istanbul kıyılarında bedava girilecek bir kanşlık boş deniz kalmadığına bakarım da, denizin nasıl satın alındığına şaşarım.

Devamı…Aziz Nesin: “Denizi satın alanlar, dua edelim ki havayı da satın almamışlar”

Aziz Nesin’in Aziz Nesin’den Seçtikleri: Ulusal Konukseverlik – Aziz Nesin

Aziz NesinBir taşra ilinde kitapçıdır. Başlangıçta mektuplaşıyorduk. Mektuplarından anladığıma göre ilerici bir gençti. Her ilkyaz gelişinde beni kitapçılık yaptığı il’e çağırıyordu, işlerimin çokluğunu, yorgunluğumu ileri sürerek gelemeyeceğimi yazıyordum. O beni çağırmaktan vazgeçmemişti. Okurlarımın benimle tanışmaktan pek sevineceklerini, beni beklediklerini yazıyordu. Doğrusu, hiç görmediğim o il’e gitmeyi, orada biriki gün kalmayı ben de çok istiyordum.  Ama işlerimin çokluğundan zaman bulamıyordum. Bir ilkyaz günü genç kitapçı istanbul’a gelmiş. Telefonda soruyordu: Evimde ziyaret edebilir miymiş…
Terslik işte, çok çetrefil bir yazı üzerinde çalışıyordum, hiç zamanım yoktu. Ama bir yazarın zamansızlığını okurlarına anlatması zordur.

Devamı…Aziz Nesin’in Aziz Nesin’den Seçtikleri: Ulusal Konukseverlik – Aziz Nesin

Aziz Nesin’in Aziz Nesin’den Seçtikleri: İstikbalim Olmasa

Aziz NesinBeyefendiciğim, hal tercümemi yazılı olarak arzetmiştim. Daha teferruatlı mı olsun, buyurdunuz? Başüstüne, arzedeyim efendim. Nasıl? En küçük teferruata kadar…
Emredersiniz… Anladım, ta küçüklükten başlayarak… Evet, evet, hal tercümesi değil de, hatıratımı nakletmemi emir buyuruyorsunuz. Başüstüne… Hiçbişey saklamadan… Tabii… Ona ne şüphe… Bütün mahrem noktalarına kadar… Evet, evet, teferruatlı… Başüstüne beyim, başüstüne efendim… Bendeniz Kanlıca’da doğmuşum. O kadar geriye gitmeyeyim mi, peki efendim, daha beriden başlayayım. Eveet, başımdan geçen büyük ve mühim vakaları… Anladım efendimiz. Beyefendi, başımdan geçen ilk büyük vaka Numune-i Terakki mektebindeyken arkadaşlarla olan kavgamdır.

Devamı…Aziz Nesin’in Aziz Nesin’den Seçtikleri: İstikbalim Olmasa

“Dinsizin hakkından imansız gelir” sözü yanlış… Alırsınız Cenneti – Aziz Nesin

Aziz Nesin• “Dinsizin hakkından imansız gelir” sözü yanlış… diyordu.
Şair arkadaşıma,
• Neden? diye sordum.
– Yanlış, dedi, yanlışlığı tecrübeyle sabit… Bu atalar sözünü şöyle düzeltmeli: “Dinsizin hakkından gelse gelse imanı çok kuvvetli olan gelir.”
Böyle konuşan şair arkadaşımın adını duymamışsınızdır. iyi, güzel şiir yazar ama, şiirlerini kıskandığından mı nedir , bu güzelliklerin paylaşılmasını istemediği için hiç kitap çıkarmamıştır.
Karadeniz illerinden birinde kendi halinde yaşar. Kırk yılda bir İstanbul’a, Ankara’ya uğrar. Başında şiirin kavak yelleri esmeye görsün, kapar koyuverir kendini, alır başını gurbetlere çıkar. Pek öyle belli bir iş-güç tuttuğu da yoktur köküne kibrit suyu ekmemek üzere, yavaştan yavaştan babasının paracıklarını yer.

Devamı…“Dinsizin hakkından imansız gelir” sözü yanlış… Alırsınız Cenneti – Aziz Nesin

“Gramer sorsa bilirim” Aziz Nesin’in Aziz Nesin’den Seçtikleri: Parle Vu Fransızca

Aziz NesinFransızcadan çevirdiğim romanı kitapçıya bıraktım, parasını da aldım. Beyazıt’a doğru yürümeye başladım. Önümde, dalgalana dalgalana, akar gibi bir kadın gidiyor, insanın önünde her zaman bir kadın gidebilir. Ama böyle bir kadın olursa, işte o zaman insan, önünde gidenin kadın olduğunun farkına vanr. Kiminle olsa istediğine bahse girerim ki, bu kadın Fransız; saçının ucundan iskarpinin ökçesine kadar Paris kokuyor. Boynundaki beyaz puvanlı mavi eşarp, gelip geçenleri çağınr gibi rüzgârda pırpır kanat çırpıyor.
Ben dememiş miydim, bu kadın Fransız diye? Nasıl da anlamışım ama… Caddedeki trafik polisine gitti. Söylediklerini duyuyordum.
• Esküze muva Mösyö L’ajan… Parle vu Franse?
Polis şaşırdı.

Devamı…“Gramer sorsa bilirim” Aziz Nesin’in Aziz Nesin’den Seçtikleri: Parle Vu Fransızca

Aziz Nesin’in Aziz Nesin’den Seçtikleri: Garba Açılan Pencere

aziz nesinBiz artık buna alıştık; tanınmış bir gazeteci, bir yazar, bir politikacıyla, bir yönetmenle birlikte bir geziye çıkmışsa, uğradıkları yerlerde o politikacı, o yönetmen nutuk çekmişse, gezi dönüşünde yazar herkese şöyle der:
– 0 nutku ben hazırlamıştım.
Öyle nutuklar dinlemişizdir ki, sonradan söylenilenlere inanmak gerekirse, o nutku, beş kişi, on kişi yazmış olduklarını iddia etmişlerdir. Hiç değilse, yazılmış olan nutku düzeltmişlerdir. Böylece, bizdeki siyasi nutukların çoğunun neden saçma sapan olduğu daha iyi anlaşılır.
Onun için politikacılar geziye çıkarlarken, en iyisi, dalkavuklarına güvenseler bile, yanlarına gazeteci yazarlardan hiçbirini almamalıdırlar. Çünkü bunlar, onbinlerce kişi önünde politikacının coşkuyla oracıkta ezbere söyleyiverdiği nutku bile,
– Ben yazmıştım! diye sonradan övünürler.

Devamı…Aziz Nesin’in Aziz Nesin’den Seçtikleri: Garba Açılan Pencere