“Aşk daima kişisel yarar duygusundan vazgeçme hali” Aşk ve Sevginin Üç Türü – Tolstoy

Lev TolstoyBir genç erkeğin bir genç kıza ya da bir genç kızın bir genç erkeğe beslediği aşktan söz etmiyorum; aşkın bu inceliklerinden korkuyorum. Yaşamda o denli talihsiz oldum ki, böyle aşklarda gerçekten tek bir kıvılcımı bulunmayan yalandan başka bir şey göremedim;

Devamı…“Aşk daima kişisel yarar duygusundan vazgeçme hali” Aşk ve Sevginin Üç Türü – Tolstoy

Bir Yanılsamanın Topografyası Olarak Aşkın Zihinsel Haritalarında Schopenhauer Okumaları

Picassoİnsanın tanrıları mümkün olduğunca fazla görmesini sağlayan kutsal bir bilgi olarak aşk, özneyi tanrılar dünyasına aktarmak için önemli bir işlev yüklenir. Aşk, arzunun kalın katmanları arasında geçiş sağlamak için gerekli ağır bir alettir. Değişik duygu katmanları arasında sert geçişkenlik aslında bir sıçramaya işaret eder ve bu sıçrama, öznenin bütün metafiziğini mitler dünyasına aktarır.

Devamı…Bir Yanılsamanın Topografyası Olarak Aşkın Zihinsel Haritalarında Schopenhauer Okumaları

“Aşk kadınlar ve erkekler için asla aynı anlama gelmez” Aşk liberal bir sözleşme mi? – Esra Sarıoğlu

AşkAşk Neden Acıtır? kitabında, sosyolog Eva Illouz liberal hegemonyanın tuzağına düşmeden, sözleşme prensibine dayanan modern aşkın kadında nasıl ve neden hasar yarattığını detaylı bir biçimde anlatır. Her şeyden önce, diyor Illouz, kadınlar serbest piyasa toplumlarında aşka ve romantik ilişkilere eskisine nazaran daha yoğun bir biçimde ihtiyaç duyar. Sebep, modern piyasa toplumlarında “kendilik değeri”nin (self-worth) ekonomik ve sosyal statünün doğrudan bir sonucu olmaktan çıkmasıdır. Piyasa toplumlarında benlik toplumsal hiyerarşideki pozisyonun otomatik bir uzantısı olarak değer kazanmaz veya kaybetmez, başka bir deyişle verili değildir ve tesis edilmesi gerekir. Ontolojik bir emniyetsizlik hissi yaratan bu dönüşüm sonucunda, insanlar kendilik değerini tesis edebilmek için kişilerarası ilişkilere yaslanmaya başlarlar ve ilişkiler benliğin değer kazanmasında asli öğe olur.

Devamı…“Aşk kadınlar ve erkekler için asla aynı anlama gelmez” Aşk liberal bir sözleşme mi? – Esra Sarıoğlu

Aşk ve Sevda Üzerine Çeşitlemeler: Çağımızda Aşk Nedir, Ne Değildir? – Tomris Uyar

Tomris Uyar(…) aşk’ı yasal ve yasak olarak ikiye bölmeyi seviyoruz hala. Sıfatsız bir aşkı benimsemiyoruz. Evliler devlet denetiminde; evsizler bekçi denetiminde sevişmeye çalışıyorlar. Maşeri aşk, kişisel aşka her zaman baskın çıkıyor, toplum yararına, aile yararına belli sevişme kalıpları sürecek kadar küstahlaşıyor. Din baskılarının yanı sıra Doğu mazohizmi de bindirmiyor mu, artık aşktan hayır bekleyin. Günümüzde aşk, yeni-çileciliğin en büyük araçlarından biri. Yalnız arabesk şarkıların sözlerine bakmayalım, en tutulan günümüz Amerikan şarkılarından biri de şöyle diyor: “Aşıklar artık sonsuza kadar birlikte kalamıyorsa, sonsuzluk neye yarar?”

Devamı…Aşk ve Sevda Üzerine Çeşitlemeler: Çağımızda Aşk Nedir, Ne Değildir? – Tomris Uyar

“Aşkla ilgili kabul edilen tek gerçek: Aşk büyük bir gizdir” Aşk Hakında – Anton Çehov

Anton Çehov“Anladım ki, birini severseniz düşünmeye mutluluktan veya mutsuzluktan, erdemden veya günahtan değil, daha önemli olan, en önemli olan, en tepedeki şeyden başlamanız gerekir. Ya da hiç düşünmeyin daha iyi.”

Ertesi gün öğlen yemeğinde, güzel tatlılar, kerevit, kuzu pirzola vardı, biz yemeğimizi yerken aşçı geldi ve misafirlerin yemekte ne arzu ettiklerini sordu. Orta boylu, tıknaz yüzlü, küçük gözlü bir adamdı ve yarım yamalak traş olmuştu, bıyıklarını traş etmemiş de, kısaltmış gibiydi. Alehin, güzel Pelagea’nın bu aşçıya aşık olduğunu söyledi. Adam içtiği ve öfkeli biri olduğu için de, kız bununla evlenmek istemiyor sadece birlikte yaşıyormuş. Fakat adam dindar olduğundan ve dini, günah içinde yaşamasını yasakladığından illa evlenelim diyormuş. İçtiği zamanlarda kızı taciz edip, dövüyormuş, kız da üstkata saklanıp, ağlıyormuş. Böyle durumlarda Alehin ve hizmetkarlar gerekirse kızı korumak için evde kalıyorlarmış.

Devamı…“Aşkla ilgili kabul edilen tek gerçek: Aşk büyük bir gizdir” Aşk Hakında – Anton Çehov

Lev Tolstoy: “Hayatı Gerçek Anlamıyla Anlamayan, Aşktan Nasipsiz Kalır”

Lev TolstoyHerkes bilir ve kabul eder ki aşk duygusu hayatın çelişkisini tamamen çözeceği gibi, insanı, hayatta kendisi için nihai gaye olan gerçek iyilik ve menfaate ulaştırabilir.
“Evet, doğru. Gelgelelim, aşk, insanlarda nadir ortaya çıkıp çabucak gelip geçen bir duygudur. Ve gelip geçtikten sonra ardında bıraktığı ızdıraplar, bir öncekine göre her zaman kat kat fazla olur.”
Böyle düşünenler, aşka hayat kanununun zaruri görünüşü olarak değil, hayatın belli bir döneminde insan tarafından edinilen tavır ve hallerden belli bir döneminde insan tarafından edinilen tavır ve hallerden biri diye bakarlar: İnsan, alim, şarlatan, sanatkar, meslek sever, bilim adamı, iffet sahibi vs. olabileceği gibi, birisini sevebilir de.

Devamı…Lev Tolstoy: “Hayatı Gerçek Anlamıyla Anlamayan, Aşktan Nasipsiz Kalır”