Salvador Dali resimleri (online sergi)

Salvador Dali Gala“Aydınlatılmış Hazlar”(1929), “Delfli Vermeer’in Bir Masa Olarak Kullanılabilen Hayaleti”(1934), “İç Savaş Sezgisi”(1936), “Yanan Zürafa”(1936-1937) Dali’nin bu dönemdeki önemli yapıtlarından birkaçıdır. Dali bu dönemde bir de İspanyol yönetmen Luis Buñuel ile “Bir Endülüs Köpeği” (“Un Chien andalou”) ve Altın Çağ (“L’Âge d’or”) adlı filmleri yönetti.  Titiz bir göz aldatmacasına dayanan “ikili imgeler”, şaşırtıcı başkalaşım ve erimeler ya da karmaşık benzeşimler gibi yorumlar işte bu dönemde doğdu. Çoğu kez karanlık Katalan manzarası içine yerleştirilmiş, vücudundan yarı açık çekmeceler çıkan insan figürleriyle, sanki balmumundan yapılmış, güneş ısısıyla eğilip bükülmüş saatler ile örümcek ayaklı filler en çok kullandığı temalardı.

Kısacası Dali’nin amacı, günlük uğraşları alaycı bir tavırla düşsel hale getirmek; bunu yaparken de etkileyici renkler ve ayrıntılar kullanmaktı.

Dali’ye göre insan, gerçek bir düş dünyası yaratmalı; ama bunu yaparken aklın denetim altında tutulup iradenin bilinçli olarak bir süre askıya alındığını da unutmamalıydı. Bu yöntemin günlük yaşamda da benimsenmesini savunan Dali, hem çalışmalarını hem de yaşamını bu yönde biçimlendirdi. 1936’da Uluslararası Sürrealizm Sergisi’nin açılışına dalgıç kıyafetleri içinde ve tasmalarından tuttuğu iki tazıyla gelmesi Dali’nin bu yöntemi yaşamına ne derece yansıttığının güzel bir örneğidir.

Salvador Dali’nin “Narkissos’un Dönüşümü” (Metamorphosis of Narcissus, 1937) adlı bu tablosunda Narkissos sudaki yansısına bakmakta, onun hemen yanında onunla aynı boyutta bir elin içinde bir koza bulunmaktadır. Onun içinden de bir nergis çiçeği çıkmaktadır. Tablo belki de, günümüzde narsisizme olan bakışın değiştiğini anlatmaktadır. Önceden narsisizm, sanki yargılanması, sakınılması gereken bir olgu olarak görülürken, günümüzde Kohut’un getirdiği kuramsal katkılarla, normal, insani bir olgu olarak kabul edilebilir hale gelmiştir.

[SÜRREALİZM NEDİR: İki dünya savaşı arasında Avrupa’nın sanatını ve siyasal yaşamını yönlendiren usçuluğa karşı tepki olarak ortaya çıkan sürrealizm ya da gerçeküstücülük, yöntemli araştırma ile deneyi ön planda tutar. İnsanın kendisini irdeleyip çözülmesinde sanatın yol gösterici bir araç olduğunu savunur. Sürrealizmin resim alanında Dali’nin dışında en önemli temsilcileri olarak Jean Arp, Max Ernst, Andre Masson, Rene Magritte, Yves Tangy, Pierre Roy, Paul Delvaux ve Joan Miro sayılır.]


DALİ KİMDİR
Sürrealist akımın önde gelenlerinden olmasına karşın Dali’nin hem kendisine, hem Gala’ya, hem ahlaki ve siyasi düzene, hem klasik ve akademik büyüklüğe hem de paraya karşı gösterdiği gitgide artan eğilimi onu sürrealistlerin gözünden düşürdü ve Dali 1939’da Andre Breton tarafından sürrealistler grubundan çıkarıldı. Bütün bunların sonucu olarak Dali, 1930’ların sonlarına doğru Rönesans ressamı Raphael ile İtalyan Barok ressamlarının etkisi altına girerek kendisine özgü bir Çağdaş Klasikçilik arayışına yöneldi. II. Dünya Savaşı yıllarında Gala ile beraber A.B.D.’ye taşınan Dali, sanat yaşamını burada sürdürdü. Bu dönemde de birçok sergi açan, şiir ve kurgu yazıları ile “Salvador Dali’nin Gizli Yaşamı” (1942-1944) adlı otobiyografisini kaleme alan Dali; bunların yanı sıra tiyatro sahnesi, kostüm ve mücevher tasarımı gibi işlerle de uğraştı. Tasarladığı mücevherleri kendisi bile takılamaz olarak değerlendirirken, bu mücevherler New York’ta Alemany tarafından imal edildi ve koleksiyon 1958’de Owen Cheatham Foundation tarafından satın alındı. Bu mücevherler de Dali’nin sürrealist dünya görüşünün birer göstergesiydi: “örümcek ayaklı fil”, bir damla gözyaşının aktığı “zamanın gözü” ve bu gözün bebeğine yerleştirilmiş saat, ya da sözü ve dinlemeyi bir arada simgeleyen “telefon kulak küpeleri”…

II. Dünya Savaşı’nın ardından mistik bir anlayışa yönelen Dali, her şeye rağmen sürrealist öğelerden bütünüyle uzaklaşmadı. “Son Yemek” (1955) ve “Dali’ye Bakan Gala” (1965), ressamın son dönem çalışmalarına örnektir. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki son dönem yaptığı çalışmalar teknik olarak çok başarılı olmasına karşın ilk çalışmalarına oranla daha az ilgi görmüştür.

Sürrealizm akımının en önde gelen temsilcilerinden olan Salvador Dali, 1904 yılında doğduğu Figueres’te 1989’da öldü. Madrid’de güzel sanatlar eğitimi gördü. Sigmund Freud’un bilinçaltı imgelerinin erotik çağrışımları üzerine yazdıklarından çok etkilendi. İspanya İç Savaşı sırasında Paris’e gitti. Nazi işgali başlayınca da ABD’ye geçti. 1948’de ülkesine döndü. 1958’de kendisinden 10 yaş büyük Gala ile evlendi. Doğduğu kentte 1974 yılında ilk sergisini açtığı, iç savaşta yıkılan tiyatro binasını müze haline çevirdi. Son yıllarını her ayrıntısına karar verdiği bu müzede geçirdi.

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Deneylerle insan ruhunun karanlık yönlerine yolculuk (II): Stanford Hapishane deneyi

Phillip Zimbardo, kendi deyimiyle “iyi insanları kötü yerlere koyduğunuzda” neler olacağını merak ediyordu. Çevremizden ne ölçüde etkileniyorduk? İçsel özelliklerimiz, örneğin...

Kapat