Bir işkence aleti olarak keman – Aytakin Mustafayeva

Amati-King-kemanBüyüleyici sesi, anlatım olanaklarının zenginliği ve genel görünümüyle eşsiz güzellikleri birleştiren keman, müzik tarihinin en önemli icatlarındandır. Peki, sesiyle duygularımıza doğrudan hitap eden, doğanın tüm güzelliklerini canlandırma becerisine sahip bu enstrümanın bir zamanlar işkence âleti olarak da kullanıldığını biliyor muydunuz? Keman kelimesinin etimolojik kökenleri de bunu açıkça göstermektedir.
Keman kelimesinin İngilizce karşılığı “violin” ve yine İngilizce “şiddet” anlamına gelen “violence” kelimeleri arasındaki benzerlikten kaynaklanan merak, enstrümanın tarihsel serüveni ve onun sıradışı boyutunu inceleme tutkusuna dönüştü bende.

Araştırmalarım sonucunda konuyla doğrudan ilgili çalışmaların yok denilecek kadar sınırlı sayıda olduğu gördüm. Bu nedenle, bu kısa çalışmada, esasen kemanın tarihi, keman kelimesinin etimolojisi, tarihi ikonografik kaynaklar ve kısmen de spekülatif bilgilere dayalı çalışmaları inceleyerek keman gibi bir müzik enstrümanının neden aynı zamanda cezalandırma ve işkence âleti olarak kullanıldığı sorusunu cevaplamaya çalıştım.

“Violin” Latince “vitula” kelimesinden türemiş, Fransızcada “vielle”, “vyell”, “viol”, “violone” şeklinde, İngilizcede ise “fithela”, “fides”, “fidicula” ve “fiddle” şeklinde evrim geçirmiş. Violin kelimesinin etimolojisini inceleyen ABD’nin Güney Carolina Üniversitesi profesörü Robert Jesselson “fidicula” kelimesinin “küçük ud” veya işkence yapmak amacıyla köleleri bağlamak için kullanılan mekanizma anlamına geldiğini ifade etmektedir.1

Etimolojisinden de anlaşıldığı üzere, keman, ud ve diğer telli çalgı âletlerinden evrilerek modern görünümünü almıştır. Kayıtlı bilgilere göre, keman ilk kez 16. yüzyılın ilk yarısında telli enstrümanların yapımcılığı ile meşhur kuzey İtalya’nın Cremona, Brescia ve Venedik kentlerinde yapılmıştır. Keman yapımı geleneğinin önceden diğer telli enstrümanların yapımcısı olan Cremonalı Andrea Amati tarafından başlatıldığı ve sonradan onun oğulları Antonio Amati ve Girolamo Amati kardeşler tarafından geliştirildiği bilinmektedir.2 Modern kemana biçim Amati ailesi tarafından verilmiş ve sonraki keman yapımcıları ise onların çalışmalarından esinlenmiş.

Andrea Amati`nin enstrümanlarından en popüler olanları Fransa Kralı IX. Charles için yapılmış ve kendisi tarafından tasarlanmış enstrümanlar serisidir. Bunların çoğu Fransız Devrimi zamanı kaybolmuş, geriye kalanlardan ikisi İngiltere’nin Ashmolean (Oxford) ve Tullie House (Carlisle) müzelerinde sergileniyor. İddiaya göre, Amati kendi çalışmalarında kullandığı motifler açısından genelde eski Yunan ve Romalıların tasarımlarından esinlenen Rönesans sanatçılarından ayrılmış ve doğrudan doğanın kendisine hitap etmiştir. Bunun bir örneği, yaptığı enstrümanları kadın bedenine benzetmesidir.

Amati`nin yaptığı enstrümanlardan en popüleri “The King” viyolonselidir. Günümüzde dünyanın en ünlü müzelerinde sergilenen bu enstrüman 1572 yılında IX. Charles için yapılmış ve Papa V. Pius tarafından kendisine sunulmuştur.3 Enstrümanın yan taraflarında Latince “Pietate” (dindarlık) ve “Justicia”4 (adalet) kelimeleri ve Charles’ın ilk harfi anlamına gelen “K” (Karolus) harfi çizilmiştir. Arka tarafının merkezi kısmında taç ve kraliyet arması, sağ tarafında ise adaleti temsil eden kadın figürü yer almaktadır.

Kemanın uzun, kısmen çelişkili, belirsizlikler ve mitlerle zengin tarihini burada bırakıp, bu çalışmanın başında da belirtildiğimiz gibi, İngilizce karşılığı olan “violin” ve “fiddle” kelimelerinin etimolojik kökeninde saklı işkence anlamını ima eden boyutuna dönelim.

Müzik enstrümanlarının çok eski tarihlerden beri suçluları cezalandırmak amacıyla kullanıldığı ifade edilmektedir. Aziz John’un “Revelation” kitabında tasvir edilen cehennem sahnesinde bireyler müzik enstrümanları ile cezalandırılmaktadır.5 Bu tema Rönesans geleneğinin de temel konularındandır. Hieronymus Bosch, Pieter Brugel the Elder, Jan Wierix ve diğer Rönesans ressamlarının eserlerinde de benzer sahneleri görmek mümkündür.

Eskiden cezalandırma amacıyla kullanılan gerçek ve sembolik müzik enstrümanlarından günümüze kadar ulaşanları Avrupa müzelerinde görmek mümkündür. Almanya`nın Rothenburg kentinde bulunan Ortaçağ Ceza Müzesinde sergilenen “neck violin” veya diğer ismiyle “shrew`s fiddle”, Avusturya’nın Linz kentindeki Oberösterreichisches Landesmuseum’da segilenen “shame violin” (utanç kemanı) bunun örnekleridir. Bu enstrümanın suçlu bulunan kadınlara işkence etmek için kullanıldığı söylenmektedir. Cihazın üzerinde biri büyük, ikisi küçük olmak üzere üç çukur mevcuttur. Suçlu kadın, büyük çukura boğazı, küçük çukurlara ise kolları geçirilip, bu şekilde halk önünde sürüklenerek cezalandırılırdı.

Konunun diğer boyutu shrew`s fiddle`in sadece kadınlara işkence etmek amacıyla kullanılması. Kemanın kadın bedeni şeklinde biçimlendirilmesi ve kadınların cezalandırılması amacıyla kullanılması ile ilgili hiçbir bilgiye rastlamadım. Fakat neden bu enstrümanın aynı zamanda cezalandırma amacı ile kullanıldığına dair spekülatif açıklamalar yapmak mümkün.

Eski çağlarda müziğin Tanrı’ya yakınlaşma anlamına geldiğine inanılıyordu. Bu inanç Barok dönemin sanat geleneğinde daha belirgin olarak ifade edilmiştir. Dönemin popüler terimi olan “Soil Deo Gloria” (Yalnız Tanrı’ya Şükret) Johann Sebastian Bach, George Frideric Handel ve Christoph Graupher gibi Barok sanatçılarının hemen hemen tüm eserlerinde kullanılmıştır. Bir diğer inanç, temiz ve güzel sesin saflığı simgelediğine yöneliktir. Temiz ve güzel sesle yapılan müziğin günahlardan arınma ve mutlak özgürlüğü sembolize ettiğine inanılıyordu.

Yine bu yazının ana konusuna dönecek olursak, kemanın zaten güzel bir ses elde etme uğraşının sonucu olarak ortaya çıktığı açıktır. Yaylı âletler ailesinin atalarının tam olarak ne zaman ortaya çıktığına yönelik kesin bilgi olmasa da, bunların nasıl ortaya çıktığı hakkında bazı teoriler mevcuttur. Örneğin ilkel avcıların, yay gerilmesi ile çıkan tuhaf seslerle farklı büyüklüklerdeki yayların gerilmesinden çıkan farklı sesleri keşfettikleri iddia edilmektedir. Bu keşif, tuhaf sesleri daha temiz ve güzel sese dönüştürme çabasına dönüşmüş ve yaylı enstrümanların ilkel üyelerinin ortaya çıkması ile sonuçlanmıştır. Bu âletlerde güzel ses elde etme uğraşı oldukça uzun bir tarihe yayılmış ve nihayet kemanla son bulmuştur. Müzik enstrümanları içerisinde en temiz, en saf ve en dokunaklı sesin kemana ait olduğu tartışmasızdır. Hatta kemanın sadece insan bedenine değil, aynı zamanda insanın sesine de yakın olduğu düşünülmektedir.

Avusturyalı hukuk tarihçisi Herbert Fischer müzik enstrümanlarının, modern dönem de dahil, eski hukuk sisteminde cezanın uygulanması sürecinde ahlaki açıdan iyileştirme amacıyla kullanıldığını ileri sürmektedir.

Suçlunun ahlaki açıdan geliştirilmesi fikrinin düşünsel kökenleri Platon’a kadar uzanmaktadır. Daha sonra Aziz Thomas Aquinas tarafından devralınmış ve tarihsel süreç içerisinde geliştirilmiştir.6 Düşüncenin temel ilkesi olan “poena medicinalis” (iyileştirme cezası) devletin suçluyu cezalandırmakla birlikte, onu ahlaki açıdan iyi olmaya zorlayabilir anlamını ifade etmektedir. Burada suçlu cezasını çekerken günahlarından arınacak ve Tanrı ile yeniden barışacaktır. Bu ilke ve inanç ortaçağ ve modern dönemin ceza sisteminde uygulanan hem yazılı hem ikonografik kaynaklarda sıkça görülmektedir.

Müziğin büyülü, temizleyici ve uzlaştırıcı gücüne vurgu yapan Fischer, onun “poena medicinalis” inancında önemli yere sahip olduğunu ileri sürmüştür. Onun fikrine göre, eski çağlarda insanlar suçlunun suç işleyerek sadece toplumsal düzeni değil, aynı zamanda kendi ruhunu da bozduğuna inanıyorlardı. Bu durumda suçludan enstrüman çalmasının talep edilmesi, onun bunu yaparak masum ruhunu geri kazanacağına olan inançtan kaynaklanıyordu.7

Fischer, aynı zamanda “poena medicinalis” açısından kemanın önemine değinmiştir. Eski kültürel inançlara göre, keman kullanımının duyarlılık açısından kalbi iyileştirici etkisi vardır. Suçlulara Neck violin giydirme geleneğinin bu inançtan kaynaklandığı, ortaçağ ve modern dönemin ceza sisteminde yaygın olarak kullanıldığı belirtilmektedir. Neck violin kavga eden, küfreden, fal bakan ve kilisede dedikodu yapan kadınları cezalandırmak için kullanılıyordu.

Gerçek ve sembolik müzik enstrümanlarının eski çağlarda cezalandırma amacıyla kullanılması ile bilgiye, döneme ait hukuk literatüründe rastlamak zordur. Müzik ve kültür tarihi incelemesinden elde edilen veriler, ikonografik kaynaklar ve spekülatif bilgiler neden bu cihazların cezalandırma amacıyla kullanıldığına ve neden kemanı sembolize eden “neck violin”in sadece kadınları cezalandırmak için kullanıldığına dair kesin ve ikna edici bir yanıt geliştirmek açısından yetersiz olsa da, konuya ilişkin mantıksal bir açıklama yapmak açısından önemlidir.

Evrensel Kültür, 11 Eylül 2015


1 Jesselson, Robert, The Etymology of the Words “Violin” and and “Violoncello”: Implications on Literature in the Early History of the Cello. http://www.cello.org/newsletter/articles/celloetymology.htm
2 Racster, Olga, History and Craft of the Violin Prior to 1900, Wexford College Press, 2003, pp. 63-64
3 Lewis, Don. “Cello-A Nickname for Beauty”, The Milwaukee Journal, Dec. 30, 1973. pp. 25
4 XVI. yüzyıl İtalyasında, Protestan Reformasyon hareketine tepki olarak ortaya çıkan Barok döneminde Roma Katolikleri kendi gelenek ve hayat tarzında bazı değişimlere gitti. Katolik Kilisesinin reformları yaratıcı zihinleri ön plana çıkardı, sanat ve müzik alanında önemli gelişmeler kaydedildi. Andrea Amati tarafından Fransa Kralı IX. Charles için yapılan, Papa V. Pius tarafından krala sunulan “The King” viyolonselinin üzerindeki “Ivsticia” ve ya “Justicia” (adalet) dönemin popüler temalarındandı.
5 Helene E. Roberts, Encyclopedia of Comparative Iconography: Themes Depicted in Works of Art, Fitzroy Dearborn, 1998, pp. 896
6 María José Falcón Tella – Fernando Falcón Tella, Punishment And Culture: A Right to Punish?, Martinus Nijhoff Publishers, 2006, pp. 166
7 Herzfeld-Schild, Maria Loise. “He Plays on the Pillory. The Use of Musical Instruments for Punichment in the Middle Ages and the Early Modern Era”, TORTURE Volume, 23, 2, 2013, pp. 16

Yorum yapın

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org

Önceki yazıyı okuyun:
Sait Faik: İnsanın olumsuz özelliklerini görsek de insana güvenmek zorundayız

Sait Faik'in insana bakışı Sait Faik insan sevgisiyle örülmüş öyküler yazdı. Öykülerinde kimi zaman insanın güldürücü yanlarını da yakalayıp okuyucuya...

Kapat