1915 olayları ve öncesinde köylerini ve yurtlarını terk etmek zorunda kalan Dersimli Ermeniler’in halk ezgileri, Mikail Aslan’ın 4 yıllık çalışması sonucu “Dersim Halk Şarkıları / Petag” adıyla mart ayında (2010) yayınlandı. Mikail Aslan’ın öncülüğünde kolektif bir çalışmanın ürünü olan albüm için Ermenistan’ın Başkenti Yerevan’ (Erivan) na giden sanatçı, Ermeni müzisyenler Tigran Hekobyan ve Lilit Simonyan ile birlikte, “geceli gündüzlü hummalı bir çalışma geçirdiklerini” ifade ediyor. Dersim yöresinde yaşamış Ermenilere ait 12 halk ezgisinden oluşan albümde Maro Muradyan, Akunq Ensemle ve Norayr Grigoryan’ın albümün hazırlıklarına büyük emek ve katkıları olduğunu belirttiyor.
Daha çocukluk yıllarımda bazı köylerimizin adlarını içimden tekrarlar dururdum „Norşin“, “Hopik“, „Axweşî“, „Sorpiyan“… ne var ki kendi anadilim Zazaca da bu kelimelerin karşılıklarını bir türlü bulamazdım. Sonra anneme sorardım, annem; „oğlum o isimler Ermeniler`den kalma“ diyerek hızlıca geçiştirirdi. Adlarını köylerimize veren Ermeniler artık yoktu, sanki yer yarılmış, toprak yutmuştu. Köy adlarını, virane kiliselerini, mezar taşlarını bize bırakıp nereye „gitmiş“ olabililerdi ki? Bazen, yıkık kilise duvarlarından kalma taşlar; sıvanmamış, eski yapı evlerimizin duvarlarında tek tük göze çarpardı. Bu taşların dili yok muydu, kimse yok mu onların dilinden anlayan, hangi taşa işlenmişti yankıları?…
MusicWebTown.com
Dersim Ermeni Halk Şarkıları (Armenian Songs from Dersim) Pentag içeriği: 1. Surp Garabed’e Gitmişim 2. Atışma Şarkısı 3. Hamam 4. Bağınların Kapısı 5. Bahçelerde Ot Olur 6. Haydi Bizim Bağa 7. Nazlının Şeri 8. Seni Götürmeye Geldik 9. Gidin Getirin 10. Bülbül Gelmiş 11. Zeyno 12. Darsım
Ama kainatta yankılanmış hiçbir ses kaybolmazdı, mutlaka bir yerde kayıtlıydı. Bu umut ve arayışla 2005 yılında Brüksel´de sevgili dostum Hosvep Hayreni´yi ziyaret ettim. Bu ziyaretim esnasında, taşlardan biri ilk defa kendi anadilinde kulağıma bir şeyler mırıldamıştı. Hampartsum Kasparyan ın „Çımışgadzak yev ir Küğeri – Çemişgezek ve Köyleri“ adlı kitabından bana pasajlar okuduğunda; „Dersim Ermeni Halk Şarkıları “ şeklinde bir cümle ansızın dilime dolanıvermişti. 1915 soykırımından önce ve sonra kaçıp Amerika´ya sığınan Çemişgezekli Bagikyan ve Celalyan soyadını taşıyan ailerin beraberinde götürdügü halk ezgileri, Komitas Okulu´ndan değerli Muzikolog Mihran Tumatchyan tarafından notaya alınmıştı. Mihran Tumatchan kitabının girişinde şöyle diyor; „İşte bu eski ve yeni nesilden bireylerin hafızasında sakladığı örneklerdir burada özetlediğimiz. Bu durumun bilincinde olarak, özenle, üzerine titreyerek girdik bu arı gibi üretken ailenin peteğine“
Bu kaynakla beraber, sevgili dostum Ilda Simonian ın de kendi arşivlerindeki şarkıları benimle paylaşmaları ekabinde, Dersim ve çevresine ait yaklaşık yüze yakın esere ulaşmış olduk. Pilot kayıtları değerli müzisyen arkadaşım Cebrail Kalın ile beraber gerçekleştirdik. Sevgili dostum ve yol arkadaşım Levent Güneş´in ekibe katılması projeye yeni bir boyut kazandırdı; kendisinin, Ermeni halk musikisi üzerine yaptığı arşiv taraması ve incelemesi neticesinde projeye sunduğu değerli katkılarıyla beraber, tasavvur ettiğimiz albüm kendi kimliğini oluşturmaya başlamıştı. Kayıtları gerçekleştirmek içinYerevan´ın yolunu tuttuk. Albümdeki eserlerin sadece şan bölümlerinin notasyonu elimizde mevcuttu. Şan bölümleri dışındaki partisyonlar aranjörler tarafından bestelendi, burada eserlerin ana dokusu esas alındı.
Yerevan´da bizleri Tigran Hekobyan ve Lilit Simonyan ile buluşturan sevgili dostum Samvel Felekyan`a ne kadar teşekkür etsem azdır. Samvel ve bu arkadaşların desteği olmaksızın yola devam etmemiz neredeyse imkansızdı. Akunq Ensemble`den değerli müzisyenlerle beraber Yerevan´da bir haftalık geceli gündüzlü çalışma yürüttük. Maro Muradyan Akunq Ensemle ve Norayr Grigoryan`ın bu süreçteki emekleri bu yazıda kelimelerle tarif edilemez ki onların değerli katkıları sonucunda albümü istediğimiz noktaya taşımış olduk. Yerevan Kültür Bakanlığı`ndan değerli ağabeyimiz Tigran Hekobyan´ın bu bir haftalık organizasyonu üstlenmesi ve bütün olanakları karşılaması ayrıca takdire değer bir davranıştı.
Elinizdeki Albüm yaklaşık olarak 4 yıl boyunca ton tona eklenerek oluştu, bu kadar uzun bir zamana yayılmasındaki asıl sebep imkanlarımızın kısıtlı olmasından kaynaklanıyor; gene de vicdan yolunu gidenlere Xizir (Surp Sarkis) klavuzluk eder; Engeller çoğalır, zaman uzar ama yerine ulaşır elçi.
Maddi ve manevi katkılarıya projenin gerçekleşmesini sağlayan değerli arkadaşlarım Hasan Saltık-Kalan Müzik, Tigran Hekobyan, Osman Kavala, Saime Gündü, Metin Yıldırım (Barrios) ve albümün mixini yapan sevgili yoldaşım Merdan Ziryab ve Ermenice den çevirileri yapan kıymetli abimiz Pakrat Estukyan a teşekkürler.
Teşekkürler : En başından bu yana, şarkıların sözlerini bizlere çeviren, ileten Dora Mürzoğlu ve Güldane Kılıç’a, şivisini ve bilgisini bizden esirgemeyen dostumuz Sezar Avedikyan’a, stüdyo sürecinde ki katkılarıyla Soner Akalın’a, ve dostlarımız Artin Akyüz, Cemil Koçgün, Yılmaz Yeşilyurt’a.
Mikail Aslan, Mart 2010
Mikail Aslan, 1972 de Dersim’in Hozat ilçesinde doğdu. Malatya İnönü Üniversitesi’ndeki eğitimini, politik nedenlerden dolayı okuldan uzaklaştırılınca yarıda bıraktı ve profesyonel anlamda müzik yapmaya başladı. Çocukluk yıllarından beri bağlama çalan Aslan, ilk bestelerini Malatya’da öğrencilik dönemlerinde yaptı. Besteleri Grup Munzur ve Grup Tohum gibi müzik grupları tarafından da seslendirilen Aslan, 1995 yılından beri Almanya’da müzik çalışmalarını sürdürüyor. Aslan, 1999 yılından beri de kendi ana dili olan Zazaca solo albümlere imza atıyor. Yaşadığı Almanya’da müzik eğitimi de alan Aslan, “Kilite Kou” (Dağların Anahtarı) albümünü 2003 yılında çıkardı. Müzik çalışmalarını senfonik tarzda sahnelemeye yönelik çalışmalar da yapan sanatçının, 2005′te “Miraz” (Maya), 2008′de “Zernkut” (Simya) ile 2010 yılnda da “Pelgüzar” albümleri yayınlandı.
Hayatınızda yer edecek bazı ilkler için cafrande.org’a zaman ayırın Tekrar tekrar dinlemekten sıkılmayacağınız ”Arax” adlı bir Ermeni müzik grubu ile farklı renklere ve seslere doğru yolculuğumuzu sürdüreceğiz. Geleneksel Ermeni enstrümanları ile müzik yapan bir grup olan Arax, başta melodiler ve daha sonra her bir şarkı onların sihirli ellerinde ve nefeslerinde sade ve sukunetle bambaşka bir şeye dönüyor. Aşağıdan grubun tanıtım kaydını (video) seyredebilir “La Brise” adlı albümü dinleyebilirsiniz.
Bugünden sonraki yaşamınızda yer edecek bazı renkler ve sesler cafrande.org’ta Ermenicenin Hemşimce* lehçesi ile şarkılar söyleyen Karavan popüler Hemşin halk müziklerinden topladığı ”First Hamshenian” adlı albümü, Ermeni Hemşin Bilimsel, Enformasyon ve Kültür Merkezi ile yerel yardım organizasyon desteği ile ortaya çıkan bir çalışma.
musicwebtown.com Karavan – First Hamshenian (Perviy Amshenskiy): 01. Ari, ari yavriges 02. Al aylugh 03. Sra bar 1 04. Sra bar 2 05. Amman doktor 06. Chobni erke 07. Mek, ergu, erek, chors 08. Of-of 09. Topal bar 10. Dzapik bar 11. Tikko bar 12. Titremya
* Hemşince
Homşetsi ya da Homşetsi lizu “Hemşin Dili” olarak da bilinen arkaik bir Ermenice olup, Ermenice’nin Batı (İstanbul) lehçesinin içerisinde değerlendirilir. Batı Ermenice’nin kuzey şivesi olarak da yorumlanır. Ancak en doğru tanımıyla Hemşince bir Batı Ermenice’nin lehçesidir.
Doğu Karadeniz’de kendilerini Hemşinliler olarak adlandıran Müslümanlaşmış Ermenilerce konuşulur. Ancak bazı Hemşinliler, kenilerinin ayrı bir Müslüman halk olduğunu iddia edip Ermeniler ve Ermenice ile olan akrabalıklarını kabul etmezler. Ve kendilerini Hemşinliler olarak adlandırırlar.
Hemşin lehçesi, Türkiye’de başta Artvin’in Hopa ilçesindeki Laz köyleri içinde kalan bazı köylerde yoğun olmak üzere, Borçka ilçesi ve bazı muhacirlerce Batı Marmara’da dil adaları şeklinde konuşulur. Bunun dışında 1915 Olayları (Sözde Ermeni Soykırımı)’ndan sonra sürgüne giden Hemşinlilerce; Abhazya’nın özellikle Gagra kentinde, Rusya’nın da Stravropol oblastında yaşayan halk tarafından konuşulur. Tahminî konuşucu sayısı birkaç yüz bindir. Türkiye’de 40.000 kadar insanca konuşulur.
Yazımı için Türkiye’de Türk alfabesi, Rusya ve Abhazya’da Kiril alfabesi ve Ermenistan’da araştırma mâhiyetinde Ermeni alfabesi kullanılmaktadır.
-
Bazı renkler ve sesler sadece cafrande.org’ta
Ne zaman resimdeki aydınlık yüzlü adama baksam, onun dinlediğim en güzel aşk şarkılarına ve şiirlerine imza atan büyük ozan Sayat Nova olduğu geliyor aklıma ve dalıp gidiyorum bir yerlere, uzun zaman da çıkamıyorum. Dalıp gittiğim zamansızlığın içinde onun yazdığı ezgiler geliyor aklıma ve mırıldanıyorum, hatta yüksek sesle söylüyorum.
Aşkını ve duygularını öyle güzel işlemiş ki şarkılarına büyük ozan Sayat Nova; kimi zaman ağlıyor kimi zaman gülümsüyor, kimi zaman da hüzünleniyorum. Ama bu duygu armonisini oluşturan renklerden hangisi ağır basarsa bassın her seferinde onun eşsiz yaratıcılığına ve yüzyıllardır eskimeyen şiirlerine, müziklerine hayranlık duymaktan kendimi alamıyorum.
Sayat Nova, büyük bir ozanmış; o kadar büyük bir ozanmış ki: Hiç eskimemiş onun sözleri, hiç eskimemiş onun ezgileri: Yüzyıllardır insanları duygulandırmaya, onun ölümsüz aşkının kendini şarkılarda bulan ifadesini yüreklerde yaşatmaya devam ediyor. Aslında Sayat Nova, o büyük ozana sonradan verilen bir isim ve Farsça’da “şarkı avcısı” anlamına geliyor. Asıl adı ise Harutyun Sayakian, ama biz onu Sayat Nova olarak tanıyoruz. Çünkü yüzyıllar önce onu dinleyen ve baş tacı yapan insanlar haklı olarak “şarkı avcısı” ismini yakıştırmışlar ona.
Ermenilerin en büyük kusan’ı (kusan ve aşuğ kelimeleri Ermenice’de ozan anlamına geliyor) olarak tanımlayabileceğim Sayat Nova; 1712’de Gürcistan yakınlarında yer alan Sanahin’in bir köyünde yoksul bir ailenin çocuğu olarak açmış gözlerini. Daha o yıllarda müzik konusundaki yeteneği ortaya çıkmaya başlamış. Eline kamançasını alıp halk şarkılarını söyler, güzel lirik şiirler yazar ve becerileriyle dinleyen herkesi kendine hayran bırakırmış. Derken aradan yıllar geçmiş ve küçük Harutyun genç bir delikanlı olmuş. Ailesiyle birlikte içinde yaşadıkları yoksulluktan kurtulmak için şu an Gürcistan’ın başkenti olan Tiflis kentine göç etmiş. O zamanlarda Tiflis gerçekten çok kozmopolit bir şehirmiş. Ermeniler, Gürcüler, Azeriler hatta İranlılar kentin etnik yapısını oluşturuyorlarmış. Aynı zamanda Ermeni kültürünün, özellikle de Ermeni müzik ve edebiyatının en önemli merkezlerinden biriymiş Tiflis kenti. Buraya göç ettikten sonra dokumacılık atölyesinde dokumacı çırağı olarak çalışmaya başlamış Sayat Nova, ancak bir yandan da kamançasıyla güzel şarkılar bestelemeye ve şiirler yazmaya devam ediyormuş. Gerek Ermeni diline çok iyi hakim olması, gerekse eserlerinin etkileyiciliği sayesinde kısa zamanda tüm Tiflis ondan söz eder olmuş. Sadece Ermeniler de değil Gürcüler, Azeriler, İranlılar onu dinleyen her kim varsa sevmiş bağrına basmış Sayat Nova’yı ve böylece “şarkı avcısı”, “şarkıların kralı” gibi unvanların da sahibi olmuş. Öyle ki sonunda ünü Gürcistan sarayına kadar ulaşmış. Gürcistan kralı II. Heracle tarafından saray şairi ve müzisyeni olarak görevlendirilmiş. Sarayda görev yaptığı süre içinde popülaritesinin ve becerilerinin artması sebebiyle Kral onu dış devletlerle ilişkiler konusunda danışman olarak görevlendirmiş. Bu işte de büyük bir başarı kazanmış olduğunu İranlıların egemenliğine karşı Ermeniler, Gürcüler ve Azeriler arasında yapılan bir ittifakı örgütlemiş olmasından anlıyoruz.
Kral Heracle’nin sarayına taşınması aynı zamanda onu hayatının en önemli dönemeçlerinden birine taşımıştır: Büyük aşkı Prenses Anna’ya. Gürcistan Kralı II. Heracle’nin kız kardeşi olan Prenses Anna’ya görür görmez aşık olan Sayat Nova’nın şarkılarının çoğunu Anna için bestelediği söylenir. Anlaşıldığı kadarıyla Sayat Nova’nın Anna’ya karşı duyduğu aşk karşılıksız değilmiş; Anna’da bu güzel yüzlü ve duygulu adamı çok sevmiş. Ama onların arasındaki bu duygusal bağı öğrenir öğrenmez Kral II. Heracle duruma derhal el koymuş ve Sayat Nova saraydan, dolayısıyla biricik aşkı Prenses Anna’dan uzaklaşmak zorunda bırakılmış. O saatten sonra belli ki yaşamının anlamını da yitirmeye başlamış Sayat Nova. Uzaklaşmış Tiflis’ten, bir daha hiç geri dönmemecesine çekip gitmiş. Hayatını gezici bir ozan olarak kent kent, köy köy gezerek geçirmiş.
Yaşamının son durağı ise Ermenistan’ın kuzeyinde yer alan Haghpat olmuş: Sayat Nova, 1795 yılında İranlı komutan Ağa Muhammed Han’ın buraya düzenlediği bir saldırı esnasında öldürülmüş. Ama sadece maddi bedeni ölmüş eşsiz ozan Sayat Nova’nın; ismi, şarkıları, şiirleri ve aydınlık yüzünden yayılan ışık resimlerde bile olsa hala yaşamaya devam ediyor. Bugün birçok ses sanatçısının ve müzik grubunun repertuarında onun eserleri en önemli yeri işgal ediyor. Onun adını taşıyan birçok koro ve dans topluluğu var hatta bu korolardan birisi İstanbul’dadır ve “Sayat Nova Korosu” adıyla faaliyet göstermektedir.
Sayat Nova’ya atfedilen 220 tane şarkı var ancak bunlar sadece günümüze ulaşabilenler. Olasılıkla onun yazdığı eserlerin sayısı çok daha fazlaydı. Eserleri 19. yüzyılda notaya alındı ve böylece günümüze kadar ulaşması sağlandı. Notaya alınmasından önce ise sözlü gelenek sayesinde kuşaktan kuşağa aktarılarak yaşam şansı buldu. Sayat Nova’nın ünlü “Kamança” parçası Türkiye’de uzun yıllar boyunca “Çırpınırdı Karadeniz” adıyla söylenmiş ve özellikle Milliyetçi kesimin marşı haline gelmiştir. Aslında bu ölümsüz eser, Sayat Nova’nın kendi çalgısı kamança için yazdığı bir şarkıdır ve büyük ozanın en bilinen eserlerinden biridir.
Resimlerde kamançasıyla betimlenmiş aydınlık ve güzel yüzlü adama bakıyorum yeniden ve gülümsüyorum, gözlerim dolu dolu oluyor. Sessizce arkama yaslanıyorum ve onun şarkılarını dinlemeye başlıyorum. Hatta söylüyorum. Gözlerimden nehirler akıyor…
Özlem Ertan (Garod)
Sayat Nova Korosu
24 Nisan 1972 tarihinde Surp Yerits Mangants Kilisesi çatısı altında kurulmuştur. Kilise korosu olması yanısıra Ermeni halk müziğini araştırıp yorumlamaya yönelik çalışmalar da yapmaktadır.
Koro, adını 18. yy’ın en önemli Ermeni halk ozanı “SAYAT NOVA”dan almıştır.Kuruluşundan günümüze kadar özellikle bir konu başlığı altında tematik konserler vermiş, festival ve yarışmalara katılmış, resitaller, müzik yarışması, konferanslar, resim sergileri ve kültür gezileri gibi organizasyonlar gerçekleştirmiştir.
Koronun kilise çalışmalarını uzun yıllardan beri şef Onnik Selviyan yönetmektedir.
1990 yılında kurulan Sayat Nova Çocuk Korosu, ilk on yıl boyunca Kevork Tavityan ve Daron Ermen tarafından eğitildi, günümüzde çocuk korosu şefliğini Şuşan Kalataş yürütmektedir, 1992 yılında kurulan orkestrası ile zenginleşen ve 60′ı aşkın daimi üyesi bulunan Sayat Nova Korosu’nun şefliğini sırası ile, Hagop Dökmeciyan, Benon Kuzubaş, Vahe Hallaçyan, Rupen Soğomonyan, Vramşabuh Göybaşyan, Bedros Kamcıyan, Melik Gavrilof, Kevork Tavityan, Lusine Şahrikyan, Yeğisapet Atabekyan ve konuk şef Henrig Anasyan üstlenmişlerdir.
Koro 2004 yılından beri Sayat Nova Çocuk Korosu bünyesinden yetişmiş Melikcan Zaman şefliğinde çalışmalarını sürdürmektedir.
Bugünden sonraki yaşamınızda yer edecek bazı sesler ilk kez cafrande.org’ta 1989 yılında bazı sivil toplumun kuruluşaları desteğiyle kurulan Arev, başarılı bir Ermeni halk müzik topluluğudur. Geleneksel Ermeni müziği üzerinde çalışmalar yapan grup Ermeni diaspora müziğini geliştirmekte ve geleneksel Ermeni müziğini çağdaş formlarla buluşturarak yeniden yorumlamaktadır.
Bazı renkler ve sesler ilk önce ve sadece cafrande.org’ta Deti Picasso (Дети picasso) Moskova çıkışlı genelikle Ermenice söyleyen bir grup. etnik, elektronik öğeleri rock ile harmanlıyor özelikle “Ethnic experiments” bu çalışmaları içerisinde en çok beğenilen albüm. Saydam gitar müziği ve yumuşak bir viyolonsel sesi bazen iç içe kullanıyor. Aynı şekilde rock müziğinin sertliği etnik Ermeni halk müziğinin temelinde yeralan ‘naif’likle harmanlanıyor.
Kimi zaman Aşırı derecede sert kimi zaman olabildiğince yumuşak alışılmadık düzeyde bir vokal hepsi Deti Picasso’da bir arada. http://www.dailymotion.com/videoxc9jw0
musicwebtown.com
Deti Picasso grubu: Gaya Arutyunyan (vocals), Karen Arutyunyan (guitars),Bogdan Bobrov (drums), Arpad Vajdovich (bass), ve Ellina Khachaturian (alto) dan oluşuyor
Ethnic experiments: 1.Intro 2.Ai,Nina 3.Ninare 4.Sona Yar 5.Shut Mi Antsekh 6.Ala Le Djan 7.Ai,Lele yar 8.Of,Sirun Sirun 9.Merik 10.Under the Apple Tree 11.Outro
Albümleri Glubina (2006)
Ethnic Experiments (2004),
Bugünden sonraki yaşamınızda yer edecek bazı “ilk”ler cafrande.org’ta Inga ve Anush Arşakyan (Ermenice: Ինգա եւ Անուշ Արշակյաններ) ya da Arşakyan Kardeşler, 2009 Eurovision Şarkı Yarışması’nda Jan Jan adlı şarkıyla Ermenistan’ı temsil edip 10. olan Ermeni halk müziği ve etnik rock yapan şarkıcı ve besteci iki kız kardeştir. 1998 yılından beri birlikte müzik yapan sanatçılar. Ermenistan etnik müziğine çağdaş form getirmekle beraber keman, gitar, piyano vb. enstrümanlar ile müziğin alt yapısını zenginleştirdiler.
musicwebtown.com Anush Arshakyan 24 Aralık 1980 yılında Erivan doğdu. S. Aslamazyan müzik okulu piyano bölümünü bitirdi. 1994 yılında izleyici ödülünü aldı 1997-2005 yılları arasında müzik eğitimini sürdürdü. 1999 yılında Ermenistan Devlet Filarmoni Orkestrası ve Korosu ile birlikte solist olarak ilk kez sahneye çıktı. Sonrasında Erivan Devlet Konservatuarı, jazz-vokal sınıfı bitirdi.
Inga Arshakyan 18 Mart 1982 tarihinde Erivan’da doğdu. Ayrıca S. Aslamazyan müzik okulu ve A. Babajanyan müzik kolejinden 1997 yılında keman sınıfından mezun oldu. G. Achemyan müzik topluluğu ile Ermenistan illerinde turneye çıktı
2002 yılında Erivan Devlet Konservatuvarı, caz vokal sınıfı girdi ve 2005 yılında mezun oldu.
Anush-Inga Arshakyanner Tamzara
[01] Anush & Inga Arshakyanner – Tamzara
[02] Anush & Inga Arshakyanner – Yaylavor Yars
[03] Anush & Inga Arshakyanner – Dino
[04] Anush & Inga Arshakyanner – Taqvori Govq
[05] Anush & Inga Arshakyanner – Xlpane
[06] Anush & Inga Arshakyanner – Petrvarin Garunq@ Vrrazela
[07] Anush & Inga Arshakyanner – Ruri
[08] Anush & Inga Arshakyanner – Juxtak Mom
[09] Anush & Inga Arshakyanner – Ayg
[10] Anush & Inga Arshakyanner – Ces-Yerrapatum
[11] Anush & Inga Arshakyanner – Elinar
Anush-Inga Arshakyanner Menq Enq Ays Sarer
[01] Anush & Inga Arshakyanner – Andzrev Yekav
[02] Anush & Inga Arshakyanner – Par
[03] Anush & Inga Arshakyanner – Komitasi Het
[04] Anush & Inga Arshakyanner – Oror
[05] Anush & Inga Arshakyanner – Xachvac Qarer
[06] Anush & Inga Arshakyanner – Martn Ir Durr@ Chi Paki
[07] Anush & Inga Arshakyanner – Bem
[08] Anush & Inga Arshakyanner – Krrunk
[09] Anush & Inga Arshakyanner – Hayreniq
[10] Anush & Inga Arshakyanner – Haykakan Esqizner
[11] Anush & Inga Arshakyanner – Teghs Chem Gtnum
Zulal, 2002′den beri birlikte Ermenice etnik müzik yapan, Teni Apelian, Yeraz Markarian ve Anaïs Tekerian adlı üç Ermeni kadından oluşuyor. Zulal, sadece insan sesi kullanılarak parcaları seslendiren bir a capella üçlüsü. Ermeni müziğin kırsal köklerine inen köy halk melodilerini karmaşık düzenlemelerle dokuyup ilerici bir lirizm (Coşkun, ilhamla dolu) ile tanıştırıyor. Ezgilrti Ermeni köy yaşamından renkler taşıyan sevgi ve paylaşım ağırlıklı müzik kaliteli işler yapan, su gibi sade temiz ve akışkan grup.
musicwebtown.com
Grubun ilk albümü Zulal’den sonra ikinci albümü ”Notes to a crane” yi 2007 yılının sonlarında çıkarmıştı.
Armenia – Notes to a crane: 1 yaruhs khorodig e—my sweetheart is cute! so what if he’s short? 2 lachin u manan—lachin and her spinning wheel 3 maratuk—the mountain of maratuk 4 mogats shugen—at the market in the town of moks 5 es kisher—this night 6 empty hearth 7 ruri—lullaby 8 msho geghen—the village of mush 9 gago mare, garke zis— arrange my marriage 10 the forgotten suitor 11 oror— lullaby 12 kami’s theme 13 churi bes yegank, kamuh bes antsank—we came like water, we left 14 kele lao—come, let us go, my son 15 jakhrag—the spinning wheel 16 katser im shugen—i went to the market 17 akh ninar—ode to a girl named ninar 18 crane’s flight
- Bazı renkler, sesler ve sözler ilk önce ve sadece cafrande.org’ta Lilit Pipoyan, 16 Haziran 1955’ te Erivan’da doğmuş ve burada yaşayan bir Ermeni (Armenian) müzisyen ve mimardır. Sanatçı, etnik müzik icraatçısı olmakla beraber modern müzikle de ilgili olup farklı türlerde şarkılar seslendiriyor. Ancak genelikle düzenlemelerini Ermeni halk kültürünü üzerine inşa edip, geleneksel müziğe düşkünlüğü ile tanınır.
Anadolu Ermeni Halk müziği, birlikte yaşayan tüm halklar gibi yaşadıkları bölgeye göre benzerlikler gösterir. Özünde iki taraflı olan bu etkileşim yada benzeşme aslında dünden bu güne her zaman müziği daha iyiye götüren bir süreç ola gelmiştir. Bu albümde yeralan Ermeni halk müzikleri ağırlıklı olarak sosyal içerikli gerçekçi bir döngü içerisinde düğün, aşk, iş ayrılık ninni, göç ve kahramanlık şarkılarından oluşuyor.
KNAR Anadolu Ermeni Halk Müziği/ Armenıan Folk Music Anatoua Albümdeki şarkılar: 1- Dıle Yaman 2- Ay Nare Nare 3- Esor Ovan Ertam 4- As Gemgemi Havan 5- Madnus Agı Mavi 6- Halayi Bar 7- Ağçi Egur Mer Dunı 8- Erzurumi Şoror 9- Ard Mı Unim Kariye 10- Sari Gyalin 11- Bar Bar Genem 12- Es Kişer Hampartsum 13- Kez Ov Pesa 14- Burma Diğinın Eğer Er 15- Hala Hala Ninnoyi 16- Ayluğıs Gorav 17- İça Çayi Kinare, Nare 18- Sepasdia Bar
Anadolu Ermeni müziğinin temel taşlarından biri olan Aşuğ (Aşık) Ermeni müziğinde çok eskilere dayanan bir geleneğidir.Usta çırak ilişkisiyle yetiştirilen Aşuğlar, köylerde kasabaları dolaşarak, Ermeni dilinin gelişmesine şiirleri ve ezgilerinin zenginleşmesine besteleri ile katkıda bulunmuşlardır. Aynı zamanda Aşuğlar halk müziği ile yöreler arasında iletişiminde önemli bir rol oynamışlardır.
Bunların en meşhuru Sayat Nova 18. yy. dır. Aşık Pesendi, Küçük Nova, Aşık Civan’ı da sayabiliriz. Tarihte topluma açık yerlerde dans edip şarkı söyleyen aşuğlara Varsag denirdi. Varsagların içerisinde asil ailelere ait olanlar da vardı. (9. yy. Prenses Paransem). Bunlar saz, saltur ve çeşitli telli müzik aletleri çalarlardı. Kilise müziği ise Anadolu’da yerel müzikle benzerlik taşımakta idi. Bununla birlikte merkezden gönderilen ve uygulama farklılığı olan örnekler de köy muhidinde hiçbir zaman ihmal edilmemiştir. Dini müziğin en temel formuna ise Şaragan adı verilen ilahilerdir. Kilise ayini esnasında söylenen merkez tarafından belirlenmiş ilahilerden farklı olarak folklor öğesi taşıyan ve kilise dışında söylenen şaraganlara baraganon deniliyor, Rivayetlere göre; İstanbul’da 12. ve 13. yüzyıllarda oluşturulan şaragan koleksiyonları binden fazla ilahiden oluşuyordu.