Bugünden sonraki yaşamınızda yer edecek bazı “ilk”ler cafrande.org’ta Inga ve Anush Arşakyan (Ermenice: Ինգա եւ Անուշ Արշակյաններ) ya da Arşakyan Kardeşler, 2009 Eurovision Şarkı Yarışması’nda Jan Jan adlı şarkıyla Ermenistan’ı temsil edip 10. olan Ermeni halk müziği ve etnik rock yapan şarkıcı ve besteci iki kız kardeştir. 1998 yılından beri birlikte müzik yapan sanatçılar. Ermenistan etnik müziğine çağdaş form getirmekle beraber keman, gitar, piyano vb. enstrümanlar ile müziğin alt yapısını zenginleştirdiler.
musicwebtown.com Anush Arshakyan 24 Aralık 1980 yılında Erivan doğdu. S. Aslamazyan müzik okulu piyano bölümünü bitirdi. 1994 yılında izleyici ödülünü aldı 1997-2005 yılları arasında müzik eğitimini sürdürdü. 1999 yılında Ermenistan Devlet Filarmoni Orkestrası ve Korosu ile birlikte solist olarak ilk kez sahneye çıktı. Sonrasında Erivan Devlet Konservatuarı, jazz-vokal sınıfı bitirdi.
Inga Arshakyan 18 Mart 1982 tarihinde Erivan’da doğdu. Ayrıca S. Aslamazyan müzik okulu ve A. Babajanyan müzik kolejinden 1997 yılında keman sınıfından mezun oldu. G. Achemyan müzik topluluğu ile Ermenistan illerinde turneye çıktı
2002 yılında Erivan Devlet Konservatuvarı, caz vokal sınıfı girdi ve 2005 yılında mezun oldu.
Anush-Inga Arshakyanner Tamzara
[01] Anush & Inga Arshakyanner – Tamzara
[02] Anush & Inga Arshakyanner – Yaylavor Yars
[03] Anush & Inga Arshakyanner – Dino
[04] Anush & Inga Arshakyanner – Taqvori Govq
[05] Anush & Inga Arshakyanner – Xlpane
[06] Anush & Inga Arshakyanner – Petrvarin Garunq@ Vrrazela
[07] Anush & Inga Arshakyanner – Ruri
[08] Anush & Inga Arshakyanner – Juxtak Mom
[09] Anush & Inga Arshakyanner – Ayg
[10] Anush & Inga Arshakyanner – Ces-Yerrapatum
[11] Anush & Inga Arshakyanner – Elinar
Anush-Inga Arshakyanner Menq Enq Ays Sarer
[01] Anush & Inga Arshakyanner – Andzrev Yekav
[02] Anush & Inga Arshakyanner – Par
[03] Anush & Inga Arshakyanner – Komitasi Het
[04] Anush & Inga Arshakyanner – Oror
[05] Anush & Inga Arshakyanner – Xachvac Qarer
[06] Anush & Inga Arshakyanner – Martn Ir Durr@ Chi Paki
[07] Anush & Inga Arshakyanner – Bem
[08] Anush & Inga Arshakyanner – Krrunk
[09] Anush & Inga Arshakyanner – Hayreniq
[10] Anush & Inga Arshakyanner – Haykakan Esqizner
[11] Anush & Inga Arshakyanner – Teghs Chem Gtnum
Zulal, 2002′den beri birlikte Ermenice etnik müzik yapan, Teni Apelian, Yeraz Markarian ve Anaïs Tekerian adlı üç Ermeni kadından oluşuyor. Zulal, sadece insan sesi kullanılarak parcaları seslendiren bir a capella üçlüsü. Ermeni müziğin kırsal köklerine inen köy halk melodilerini karmaşık düzenlemelerle dokuyup ilerici bir lirizm (Coşkun, ilhamla dolu) ile tanıştırıyor. Ezgilrti Ermeni köy yaşamından renkler taşıyan sevgi ve paylaşım ağırlıklı müzik kaliteli işler yapan, su gibi sade temiz ve akışkan grup.
musicwebtown.com
Grubun ilk albümü Zulal’den sonra ikinci albümü ”Notes to a crane” yi 2007 yılının sonlarında çıkarmıştı.
Armenia – Notes to a crane: 1 yaruhs khorodig e—my sweetheart is cute! so what if he’s short? 2 lachin u manan—lachin and her spinning wheel 3 maratuk—the mountain of maratuk 4 mogats shugen—at the market in the town of moks 5 es kisher—this night 6 empty hearth 7 ruri—lullaby 8 msho geghen—the village of mush 9 gago mare, garke zis— arrange my marriage 10 the forgotten suitor 11 oror— lullaby 12 kami’s theme 13 churi bes yegank, kamuh bes antsank—we came like water, we left 14 kele lao—come, let us go, my son 15 jakhrag—the spinning wheel 16 katser im shugen—i went to the market 17 akh ninar—ode to a girl named ninar 18 crane’s flight
- Bazı renkler, sesler ve sözler ilk önce ve sadece cafrande.org’ta Lilit Pipoyan, 16 Haziran 1955’ te Erivan’da doğmuş ve burada yaşayan bir Ermeni (Armenian) müzisyen ve mimardır. Sanatçı, etnik müzik icraatçısı olmakla beraber modern müzikle de ilgili olup farklı türlerde şarkılar seslendiriyor. Ancak genelikle düzenlemelerini Ermeni halk kültürünü üzerine inşa edip, geleneksel müziğe düşkünlüğü ile tanınır.
Bugünden sonraki yaşamınızda yer edecek bazı renkler ve sesler cafrande.org’ta Ermenicenin Hemşimce* lehçesi ile şarkılar söyleyen Karavan popüler Hemşin halk müziklerinden topladığı ”First Hamshenian” adlı albümü, Ermeni Hemşin Bilimsel, Enformasyon ve Kültür Merkezi ile yerel yardım organizasyon desteği ile ortaya çıkan bir çalışma.
musicwebtown.com Karavan – First Hamshenian (Perviy Amshenskiy): 01. Ari, ari yavriges 02. Al aylugh 03. Sra bar 1 04. Sra bar 2 05. Amman doktor 06. Chobni erke 07. Mek, ergu, erek, chors 08. Of-of 09. Topal bar 10. Dzapik bar 11. Tikko bar 12. Titremya
* Hemşince
Homşetsi ya da Homşetsi lizu “Hemşin Dili” olarak da bilinen arkaik bir Ermenice olup, Ermenice’nin Batı (İstanbul) lehçesinin içerisinde değerlendirilir. Batı Ermenice’nin kuzey şivesi olarak da yorumlanır. Ancak en doğru tanımıyla Hemşince bir Batı Ermenice’nin lehçesidir.
Doğu Karadeniz’de kendilerini Hemşinliler olarak adlandıran Müslümanlaşmış Ermenilerce konuşulur. Ancak bazı Hemşinliler, kenilerinin ayrı bir Müslüman halk olduğunu iddia edip Ermeniler ve Ermenice ile olan akrabalıklarını kabul etmezler. Ve kendilerini Hemşinliler olarak adlandırırlar.
Hemşin lehçesi, Türkiye’de başta Artvin’in Hopa ilçesindeki Laz köyleri içinde kalan bazı köylerde yoğun olmak üzere, Borçka ilçesi ve bazı muhacirlerce Batı Marmara’da dil adaları şeklinde konuşulur. Bunun dışında 1915 Olayları (Sözde Ermeni Soykırımı)’ndan sonra sürgüne giden Hemşinlilerce; Abhazya’nın özellikle Gagra kentinde, Rusya’nın da Stravropol oblastında yaşayan halk tarafından konuşulur. Tahminî konuşucu sayısı birkaç yüz bindir. Türkiye’de 40.000 kadar insanca konuşulur.
Yazımı için Türkiye’de Türk alfabesi, Rusya ve Abhazya’da Kiril alfabesi ve Ermenistan’da araştırma mâhiyetinde Ermeni alfabesi kullanılmaktadır.
Anadolu Ermeni Halk müziği, birlikte yaşayan tüm halklar gibi yaşadıkları bölgeye göre benzerlikler gösterir. Özünde iki taraflı olan bu etkileşim yada benzeşme aslında dünden bu güne her zaman müziği daha iyiye götüren bir süreç ola gelmiştir. Bu albümde yeralan Ermeni halk müzikleri ağırlıklı olarak sosyal içerikli gerçekçi bir döngü içerisinde düğün, aşk, iş ayrılık ninni, göç ve kahramanlık şarkılarından oluşuyor.
KNAR Anadolu Ermeni Halk Müziği/ Armenıan Folk Music Anatoua Albümdeki şarkılar: 1- Dıle Yaman 2- Ay Nare Nare 3- Esor Ovan Ertam 4- As Gemgemi Havan 5- Madnus Agı Mavi 6- Halayi Bar 7- Ağçi Egur Mer Dunı 8- Erzurumi Şoror 9- Ard Mı Unim Kariye 10- Sari Gyalin 11- Bar Bar Genem 12- Es Kişer Hampartsum 13- Kez Ov Pesa 14- Burma Diğinın Eğer Er 15- Hala Hala Ninnoyi 16- Ayluğıs Gorav 17- İça Çayi Kinare, Nare 18- Sepasdia Bar
Anadolu Ermeni müziğinin temel taşlarından biri olan Aşuğ (Aşık) Ermeni müziğinde çok eskilere dayanan bir geleneğidir.Usta çırak ilişkisiyle yetiştirilen Aşuğlar, köylerde kasabaları dolaşarak, Ermeni dilinin gelişmesine şiirleri ve ezgilerinin zenginleşmesine besteleri ile katkıda bulunmuşlardır. Aynı zamanda Aşuğlar halk müziği ile yöreler arasında iletişiminde önemli bir rol oynamışlardır.
Bunların en meşhuru Sayat Nova 18. yy. dır. Aşık Pesendi, Küçük Nova, Aşık Civan’ı da sayabiliriz. Tarihte topluma açık yerlerde dans edip şarkı söyleyen aşuğlara Varsag denirdi. Varsagların içerisinde asil ailelere ait olanlar da vardı. (9. yy. Prenses Paransem). Bunlar saz, saltur ve çeşitli telli müzik aletleri çalarlardı. Kilise müziği ise Anadolu’da yerel müzikle benzerlik taşımakta idi. Bununla birlikte merkezden gönderilen ve uygulama farklılığı olan örnekler de köy muhidinde hiçbir zaman ihmal edilmemiştir. Dini müziğin en temel formuna ise Şaragan adı verilen ilahilerdir. Kilise ayini esnasında söylenen merkez tarafından belirlenmiş ilahilerden farklı olarak folklor öğesi taşıyan ve kilise dışında söylenen şaraganlara baraganon deniliyor, Rivayetlere göre; İstanbul’da 12. ve 13. yüzyıllarda oluşturulan şaragan koleksiyonları binden fazla ilahiden oluşuyordu.
Kotchnak Grubunun en önemli ismi Aram Kerovpyan, 1953’te İstanbul’da doğdu. İlköğrenimini, o zaman Sakızağacı’nda bulunan Mıkhitaryan İlkokulu’nda aldı. Annesi, Venedik’teki Murat-Rafael Ermeni Koleji’ne gitmesini istemeyince, ortaokulu Tarhan Koleji’nde okudu. Ardından, Maçka Sanat Enstitüsü’nü bitirdi.
Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi’nde (şimdiki Yıldız Teknik Üniversitesi) elektrik mühendisliği okudu. 70’li yılların başlarında, Saadettin Öktenay’dan kanun dersleri almaya başladı. 1977’de, üniversiteyi bitirmesinin ardından Paris’e yerleşti ve burada birçok Ortadoğulu müzisyenle birlikte çeşitli projelerde yer aldı. 1980’de, daha sonra ‘Kotchnak’ adını alacak olan Ermeni halk müziği topluluğuna katıldı; bu tarihten itibaren, araştırmalarını Ermeni müziği, özellikle Ermeni dini müziğinin makamsal sistemi üzerine yoğunlaştırdı.
Hayatınızda yer edecek bazı ilkler için cafrande.org’a zaman ayırın Tekrar tekrar dinlemekten sıkılmayacağınız ”Arax” adlı bir Ermeni müzik grubu ile farklı renklere ve seslere doğru yolculuğumuzu sürdüreceğiz. Geleneksel Ermeni enstrümanları ile müzik yapan bir grup olan Arax, başta melodiler ve daha sonra her bir şarkı onların sihirli ellerinde ve nefeslerinde sade ve sukunetle bambaşka bir şeye dönüyor. Aşağıdan grubun tanıtım kaydını (video) seyredebilir “La Brise” adlı albümü dinleyebilirsiniz.
- Bazı renkler, sesler ve sözler ilk önce ve sadece cafrande.org’ta Bu müzikleri dinlerken özelikle iki şey dikkatinizi çekecek; bunlardan birincisi Kürtçe müzik ve ritimlerlerle olan benzerlik, (Özellikle “Tamzara” ve Xlpane adlı ilk iki parçayı sonuna kadar dinledikten sonra bizimle aynı kanıya varacağınızı umuyoruz) ikincisi ise Kardeş Türkülerin seslendirdiği ve aslında beğendiğimiz bazı Ermenice ezgilerin gerçeğinin/aslının yanında nasıl yavan kaldığını göreceksiniz.
Uzun bir zamandır dışardan çeşitli siyasal ve ekonomik sebeplerle birbirine düşman gibi gösterilen komşu iki halk aslında sevilen bir ezgi ve onun yedi yorumu aşaıdan dinleyebilirsiniz. Ermenice ‘Sareri Hovin’ Türkçe ‘Turnam Yare Selam Söyle’ adıyla bildiğimiz bir şarkı halkların kardeşliğini, aynı özleme, aynı hasrete yakılmış bir türküde birleştiriyor. Gülmek ve ağlamak gibi her dilde aynı olan insani seslere bir de ezgi ekleniyor.
Dağların rüzgarına öleyim/ Yarimin boyuna öleyim/ Bir yıldır ki görmemişim/ Görenin gözüne öleyim/ Durmuşum gelemiyorum/ Dolmuşum ağlayamıyorum/ Bir yıldır ki görmemişim/ Görenin gözüne öleyim. “
Bir ezginin hikayesi
Ermeni asıllı İranlı müzisyen Hovannes Badalyan, türküyü saklı bir hazineyken gün ışığına çıkarmış, notaya almış ve halk arasında çokça söylenir hale gelmesini sağlamış. Türküye başka dillerde de söz yazılmış ve hangi millete ait olduğu sıkça tartışılmış.
Pakrat Estukyan: “Hindistan’dan gelmedi ya bu türkü! ” Her iki dilde de hasreti, aşkı anlatmıyor mu? Bunlar kardeş iki halk değil mi? Elbette ki etkileşim yaşayacaklar, elbette ki türküleri iç içe geçecek, karışacak, hatta bazen kime ait olduğu bile belli olmayacak. Bunlar çok normal, tersi bir durum anormal olmaz mıydı? Neden her iki dilde de dinlediğim bu türküden ayrı ayrı haz aldığımda yaşadığım güzelliği yabana atayım? Neden haz almak yerine kavgaya düşeyim? Birilerinin kurnazlıklarının ağına takılarak yaşayacağım güzellikleri görmezden geleyim” diyor.
Djivan Gasparyan (Soyadını Muş’un eski adı Gaspar’dan alan Djivan soyu Muş’a daynmaktadır) 12 Ekim 1928 tarihinde Ermenistan’ın Ahta bölgesinin Solag köyünde doğdu. Müzikle küçük yaşlardan itibaren ilgilenmeye başladı. Babasının iyi şarkı söylemesi bu anamda kendisini etkiledi. 6 yaşlarında topladığı boş şişeleri satarak bir duduk satın alıp çalmayı öğrenmeye başladı. Küçük yaşta evin geçimine katkıda bulunmak için çalıştı.
Önce yöredeki bir çocuk grubunda çaldı. Daha sonra Komitas Konservatuarında öğrenim gördü. Master ve pedagoji eğitimi alarak konservatuarda eğitim görevlisi oldu.
1946’dan 1982’ye dek Tatul Altunyan Halk Müziği ve Oyunları Topluluğu bünyesinde solist olarak görev yaptı.
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinde en çok bilinen sanatçılardan biri olan Gasparyan, aralarında Stalin de olmak üzere hemen her dönem toplumun tüm kesimlerine konserler verdi.
Nune Yesayan & Jivan Gasparyan – Dle Yaman
1989 yılında İngiliz müzisyen ve yapımcı Brian Eno’nla karşılaşması Gasparyan’ın Batı dünyasında tanınmasını sağladı. Bu dönemden sonra Londra’da »I will not be sad in this world« adlı ilk albümünü çıkardı.
Gasparyan bu albümden sonra dünyanın en ünlü senfoni orkestralarının yanında Peter Gabriel, Lionel Ritchie, Michael Brook, Hans Zimmer gibi tanınmış müzisyenlerle çalıştı. Avrupa ve Amerika’da pek çok albüm yayınlandı. »Ronin«, »Gladyatör« gibi pek çok filmde müzikleriyle yeraldı.
Sovyetler Birliği ve dünyanın değişik ülkelerinde birçok ödül ve World Music alanında verilenlerin en önemlisi sayılan WOMEX 2002 yılı ödülünü aldı.
Erivan Devlet Konservatuarında profesör olarak görev yapan Gasparyan, aynı zamanda Ermenistan’ın ilk ve tek “halk sanatçısı” unvanını taşımaktadır.
Djivan Gasparyan and Russian National Orchestra
Djivan Gasparyan:”Markaryan’dan duduğu aldıktan sonra altı ay gece gündüz tek başıma çalıştım. Sonra ustamın yanına gittim, bak dedim, ona biraz çaldım. Şöyle bir baktı bana, sonra sarıldı ve kafamdan öptü. Duduğu elimden aldı, cebine soktu, başka bir duduk çıkarttı, onu verdi. “Senden iyi bir usta çıkacak, bunu hiç bırakma” dedi. Sanırım 10 yaşında filandım. Yıllarca böyle kendi kendime çaldım. Ünlü kompozitör Tatul Altunyan’ın bir grubu vardı. Orkestrası, dans grubu olan, geleneksel müziğimizle ilgili bir yapıydı. Altunyan öldü, ama hâlâ aynı isimle devam ediyor bu çalışmalar. 16 yaşımdayken oraya gittim. Şimdi yapılan çalışmalar hep o günlerin kopyasıdır. O orkestrada 25 sene aralıksız duduk çaldım. Duduk dışında kanun, ud, saz, zurna, şivi, kamança, tar vardı orkestrada.”
Jivan Gasparyan – Eshkhemed (Armenian)
“Çok küçük yaşlarımda Ermenistan’da sessiz filmler vardı. Bu filmlerin hepsine giderdim. Sinema salonunun ilk sırasında hep müzisyenler, duduk çalanlar otururdu. Filmin hüzünlü yerlerinde hüzünlü melodiler, mutlu anlarında mutlu melodiler üflerlerdi. 0 heyecan bana duduğu sevdirdi. Orada ilk tanıştığım ustalardan biri Markar Markaryan’dı. Sanırım 1943 yılıydı. Bana bir duduk vermesini rica ettim. Şöyle bir boyuma baktı, “senin boyun ne posun ne, sen önce okula git. Anan baban yok mu senin?” dedi. Annem o yıllarda vefat etmişti. Babamsa ordudaydı. Ben tek başımaydım. Baktı ki çok ısrar ediyorum, çıkardı cebinden bir duduk verdi bana.”