“Kürt halkı, gördüğünüzü biliyor…” Türk’ün haysiyetle imtihanı – Yıldırım Türker

Yıldırım TürkerKendini hayatının efendisi zanneden bu taraf insanları. Hayattaki yegane şiarı ‘şiddetin her türüne karşıyım’ olanlar. Bütün dünyaya karşı ezberi kısıtlı oy verenler. Okulları, işleri, sabit gelirleri, yatırımlı gelecekleri olan, oturduğu yerden, hiç bulaşmadan televizyonunun kanallarına, marketinin gazetelerine inanan güruh.
Her sabah ant içerek beslenmiş insanlar, sahiden doğru ve çalışkan mısınız?
Kendi hayatınız üzerine bir tek söz hakkınız var mı?
… Kürt halkı, gördüğünüzü biliyor. Görüp de başınızı çevirdiğinizi kayda düşüyor. 

Devamı…“Kürt halkı, gördüğünüzü biliyor…” Türk’ün haysiyetle imtihanı – Yıldırım Türker

İşte Yıldırım Türker’in son yazısı

Yazar Yıldırım Türker’in bugün (13 Ağustos) Radikal’deki köşesinde yer alması gereken ancak “Eyüp Can ile bugün yayınlanacak yazım üzerine anlaşmazlık yaşadık” dediği ve Radikal’den ayrılmasına neden olan yazısını yayımlıyoruz:

“Hakikatle aramızda bin bir özenle örülen duvar üzerine ileride sosyolog, tarihçi ve arkeologların hayli kafa patlatacağı kanısındayım.

Devamı…İşte Yıldırım Türker’in son yazısı

Yıldırım Türker’in Kaleminden Kızıldere Katliamı “Kızıldere’de ölen ağabeyim”

Ankara’daki küçük evimizde çok insan saklandı. Onlardan biri de Sinan Kazım Özüdoğru’ydu. 9 arkadaşıyla Kızıldere’de devlet tarafından katledildi.
30 Mart 1972 günü, yatakhanede bir yöneticinin dinlediği radyodan duşmuştum. Neredeyse keyifli, oh çeker gibiydi radyonun sahibi. Kendimi dışarı zor attığımı, gözyaşları içinde Ankara’da yaşayan ailemi aramak için telefon bağlattığımı hatırlıyorum. Telefon bir saat içinde bağlanırken acımı paylaşacak bir arkadaş bulamamıştım.
Babam da ağabeyim de perişandı. Anamsa hastalanıp yatağa düşmüştü.

Devamı…Yıldırım Türker’in Kaleminden Kızıldere Katliamı “Kızıldere’de ölen ağabeyim”

Yıldırım Türker: “Devlet zaten tarihi boyunca Kürt illerinde insansız hava aracı olarak varolmuştur.”

“Başbakan ertesi gün yorgun bir kibirle halkın karşısındaydı. Devleti 35 sivili savaş uçaklarıyla bombalayarak katletmişti ama onun derdi hâlâ ‘Devlet kendi halkını bombaladı’ başlığıyla haberi veren gazeteyle idi. Basının kulağını çekip hizaya getirmişliğiyle yetinmeyecekti elbet. Herkes susmalı, bütün basın onun ağzına bakmalıydı.
Nitekim bu katliam basınımızın ne özgür bir mal olduğunu bir kez daha dünya âleme gösteriyordu. Türk televizyonları tam 12 saat katliam haberini seyircilerinden saklamayı başardı. Şırnak Valisi’nin açıklaması bile ekranlara yanaşamadı. Dünya basınının gördüğünden, Türk basını gözlerini kaçırıyordu. Basınımız ertesi gün de soğukkanlılığın şahikasını sergileyecekti. Birgün gazetesinden Ahmet Meriç Şenyüz, haberine ‘İnsansız Haber Aracı!’ başlığı atmış. Mükemmel, değil mi? “

Devamı…Yıldırım Türker: “Devlet zaten tarihi boyunca Kürt illerinde insansız hava aracı olarak varolmuştur.”

Yıldırım Türker: AKP’nin şu anki savaş taktiği: Karşısında duran herkesin susturulması

AKP’nin savaşı
KCK tutuklamalarında sıranın Prof. Büşra Ersanlı’ya kadar gelip dayanmış olması, AKP hükümetinin muhalif sözü kökünden kurutup siyaset alanını bombardımana tutma gayretinin zirve noktasını oluşturuyor.
Büşra Ersanlı, BDP Anayasa Komisyonu’ndaydı ve 10 Ekim’de AKP heyetiyle görüşmüştü.
Ersanlı, sivil alanda sözü kıymetli, son zamanlarda dillere pelesenk olup içi boşaltılmış ‘aklıselim sahibi’ tanımlamasına fevkalade yakışan bir sosyal bilimcidir. Onu bir savaş taktikçisi olarak yutturmaya çalışanları tarihe havale etmek yetmez.
KCK tutuklamalarına karşı can havliyle haykırmak zorundayız. Yoksa eli kulağında, ölüm kazanacak.

Devamı…Yıldırım Türker: AKP’nin şu anki savaş taktiği: Karşısında duran herkesin susturulması

Yıldırım Türker: Burkay, saygınlık istiyorsa biraz bakanlardan ve bayraklardan uzak dursun

“Şairin bayrağı olmaz. Bir bayrağın önüne oturtulan şair rehine demektir. Kürt sorununu şiirin çözeceğine inanır gibi yapan; heykeller allahüekberlerle yıkılır, kitaplar müstehcen diye yasaklanır, filmler sansüre takılırken hep hülyalı bir nikbinlikte, hep ferahfeza makamında görmeye alışkın olduğumuz Günay ile Türk bayrağı önüne oturup barış konusunda ahkam kesmek de kendisini Nazım’ın artçısı olarak gören bir şaire yakışmaz.
Burkay, bir şair olarak kendisine yakışan saygınlığını korumak istiyorsa biraz bakanlar ve bayraklarından uzak durup önce kendini özleyen halkıyla hasretlik gidermelidir. Ya da şairliğinden istifa ettiğini ilan edip siyasi hayata AKP saflarında Sayın Burkay adıyla katılır.
Yeter ki o gülümseme kirlenmesin.”

Devamı…Yıldırım Türker: Burkay, saygınlık istiyorsa biraz bakanlardan ve bayraklardan uzak dursun

Çocukları ancak hazırolda gördüğü zaman sevebilen bir cumhuriyetin yeni kahramanı Aykut

Cumhuriyet’in riya albümünden – Yıldırım Türker

Bu fotoğraftaki, boya sandığının önünde saygıya durmuş kara böcük delikanlıcık bu yılın 10 Kasımı’na lejand oldu.
Kemalistlerin en militarist kanadı, kendi gözlerini yaşartan bu görüntüyü coşkuyla dolaşıma soktu.
Fotografın sunuluşunda Orhan Kemal’in sokak çocuklarından kimi banka reklamlarının kahramanı olan Cumhuriyet’in fedakâr, aç biilaç köylüsüne kadar geniş bir göndermeler demeti var.
‘Gözütok’ Cumhuriyet kahramanı. Atasının izinde, gıkını çıkarmadan bütün zorluklara katlanan ‘gönlübol’ Anadolu delikanlısı.
Cumhuriyetin saf ülküsü. Yoksul ama gururlu; kaderin sillesine rağmen imanını köreltmemiş Cumhuriyet bendesi.

Devamı…Çocukları ancak hazırolda gördüğü zaman sevebilen bir cumhuriyetin yeni kahramanı Aykut