Slavoj Zizek: Doğanın dengesini bozmak yerine onun ritmine uymalıyız

Bugün ekolojik krizde hepimiz “gerçeğin cevabı”nın nihai biçimiyle karşı karşıya gelmiyor muyuz? Doğanın bozulması, çığrından çıkması, simgesel düzenin “dolayımladığı” ve organize ettiği insan praksisine, insanın doğayı tecavüzüne “gerçeğin verdiği bir cevap” değil mi?

Devamı…Slavoj Zizek: Doğanın dengesini bozmak yerine onun ritmine uymalıyız

Kaybolan Leydiler: Mutlu son ancak ilk kadınla mümkündür – Slavoj Zizek

Bu kurgunun yapısı, bir hastasının yatağının altında bir timsah olduğundan yakındığı psikiyatristle ilgili meşhur fıkranın yapısıyla aynıdır. Psikiyatrist hastayı, bunun sadece bir sanrı olduğuna, gerçekte yatağının altında timsah falan olmadığına inandırmaya çalışır. Bir sonraki seansta, hasta yakınmayı, psikiyatrist de ikna çabalarını sürdürür.

Devamı…Kaybolan Leydiler: Mutlu son ancak ilk kadınla mümkündür – Slavoj Zizek

“Amaç izlenen yoldur” Gerçeklik Ne Kadar Gerçektir? – Slavoj Zizek

ZizekTeorik motiflere “yamuk bakma” girişiminde söz konusu olan, sadece yüksek teoriyi “örnekleme”ye, onu “kolayca ulaşılabilir” ve böylece bizleri sıkı düşünme zahmetinden kurtarmaya yönelik zorlama bir çaba değildir. Mesele daha çok, teorik motiflerin bu şekilde örneklenişinin, bu şekilde sahnelenişinin, aksi takdirde dikkati çekmeyecek yönleri görünür kılıyor olmasıdır. Bu işlemin Wittgenstein’ın ikinci döneminden Hegel’e saygın felsefi öncelleri vardır zaten. Hegel’in Tinin Fenomenolojisinm temel stratejisi, verili bir teorik konumu, onu öznel bir varoluşsal tavır (çilecilik tavrı, “güzel ruh”un tavrı, vb.) olarak sahneleyerek ve böylece başka türlü gizli kalan tutarsızlıklarım açığa çıkararak, yani tam da öznel sözceleme konumunun kendi “sözcelediği” şeyi, kendi pozitif içeriğini nasıl baltaladığını teşhir ederek baltalamak değil midir?

Devamı…“Amaç izlenen yoldur” Gerçeklik Ne Kadar Gerçektir? – Slavoj Zizek

Ölüm Dürtüsü: Yamuk Bakmak – Slavoj Zizek

ZizekŞimdiye kadar analiz ettiğimiz örnekler kasten basit olanları arasın­dan seçildi; şimdi gelin Hitchcockçu montajın daha karmaşık bir bü­tünün parçası olduğu bir sahnenin analizini yaparak bitirelim bu bö­lümü. Sabotaj filminde, Sylvia Sydney’nin Oscar Homolka’yı öldür­düğü sahneyi ele alalım. İki karakter evde birlikte yemek yiyorlar; Kocası Oscar’ın bir otobüse konan bomba yüzünden havaya uçan er­kek kardeşinin ölümünden sorumlu olan “sabotör” olduğunu yeniler­de öğrenmiş olan Sylvia hâlâ şokta. Sylvia sebze tabağını sofraya ge­tirdiğinde, tabaktaki bıçak bir mıknatıs sanki. Adeta eli, iradesine rağmen bıçağı kavramaya zorlanır gibi, ama o bunu yapmaya bir tür­lü karar veremiyor. Bu âna kadar sıradan, günlük sofra muhabbeti ya­pan Oscar karısının bıçak tarafından büyülenmiş olduğunu ve bunun kendisi için ne anlama geldiğini fark eder.

Devamı…Ölüm Dürtüsü: Yamuk Bakmak – Slavoj Zizek