Van Gogh Mektupları: “Ben düşündükçe anlıyorum ki; sanata en yararlı olan şey insanları sevmektir”

Van Gogh köylüler
Revue des Deux Mondes dergisinde Tolstoy üstüne bir yazı okuyorum, meğer milletinin diniyle çok ilgilenirmiş Tolstoy, tıpkı İngiltere’de George Eliot gibi.
Tolstoy’un din konusunda yazdığı bir kitap olacak, adı sanırım ki Benim Dinim’dir, kimbilir ne güzel bir kitaptır bu yazıdan anladığıma göre, İsa dininin her zaman gerçek kalacak yönlerini ve bütün dinlere ortak olan değerleri belirtmeye çalışıyor kitapta.
Tolstoy ne bedenin ne de ruhun bile ölümden sonra dirileceğine inanmıyormuş meğer ve nihilistler gibi o da ölümden sonra bir şey yok diyormuş, ama öldükten sonra insan ölü de olsa, insanlık canlı kalır.

Devamı…Van Gogh Mektupları: “Ben düşündükçe anlıyorum ki; sanata en yararlı olan şey insanları sevmektir”

Ünlü Ressam Van Gogh’un Mektuplarında Kömür İşçileri (Madenciler): “Karanlıktan varılır ışığa”

Van GoghVan Gogh, 1873′te, Londra’da kiracı olarak kaldığı evin kızı Ursula Loyer ile, 1875′te evlenmek istedi. Teklifinin reddedilmesi üzerine ilk ruhi bunalımını geçirdi. Londra’dan Paris’e gitti burada da barınamadı. Çeşitli ülkeler gezdi. Lisan öğretmenliği, kitap satıcılığı yaptı; ilahiyat dersleri aldı. Belçika’nın madencilik bölgesi Borinage’naya rahip yardımcısı olarak atandı. Madenlerindeki işçilere yardım için çırpınışı, katlandığı mahrumiyetler, karşılaştığı güçlükler karşısındaki uğraşı köylüler ve maden işçilerinin sevgisini kazandı. Burada çalıştığı esnada kömür ocaklarında hayatlarını kaybeden işçilerin ailelerini yatıştırmakla geçirdiği aylar, sefalet ve korkunç gerçeklerle yüzleşmesi Van Gogh’un bütün varlığını derinden sarsarak, dini inancını yitirmesine sebep oldu. Aşağıdaki mektupları gönderdiği kardeşi Theo, onu Belçika’dan götürmeye geldiği zaman hasta, fakir ve  ölmek üzereydi.

Devamı…Ünlü Ressam Van Gogh’un Mektuplarında Kömür İşçileri (Madenciler): “Karanlıktan varılır ışığa”

Van Gogh Mektupları: “Çoğu insanların gözünde neyim ben? değersizin biri ya da aykırı bir adam”

1848’de yaşasaydık sen bir hükumet askeri, bense bir devrimci, bir asi olarak görürdük kendimizi.

“Güvençle, giriştiğin işin senin için doğru yol olduğu bilinciyle işe koyulacaksın ve çiftçi sapanını nasıl sürer; yahut ta benim küçük desendeki arkadaş tarlasını nasıl tapanlar ve kendisi tapanlarsa, öyle yapacaksın sen de. İnsanın atı yoksa, at görevini kendi görür, bir sürü insan da, öyle yapıyor burda. Gustave Doré’nin öteden beri çok beğendiğim bir sözü var: «Bir öküz gibi sabırlıyım»
Güzel bir söz bu, sapasağlam bir dürüstlüğü dile getiren bir söz, çok şey var bu sözde tam sanatçıya yakışır bir söz.

Devamı…Van Gogh Mektupları: “Çoğu insanların gözünde neyim ben? değersizin biri ya da aykırı bir adam”

Vincent van Gogh’tan kardeşi Theo’ya Mektuplar: “İnsan yalnız oldu mu bir bakıma yoksundur”

Gelecek mektubunda “bir şeyim kalmadı” dersen inanmam, belki daha önemli değişmelerin eşiğindesin, ve kendine gelinceye kadar biraz bitkinlik duyarsan hiç şaşmam.
Öyle anlar vardır ki sanat hayatında, insan hayalinde canlandırdığı ve hiçbir zaman gerçekleşmeyecek ideal hayatın özlemini duyar, hep özler durur yeni baştan.
Bir daha var gücümüzle sanata atılmak ve onun için bir daha kendimize çeki düzen vermek isteğini yitiririz kimi zaman. Fayton beygiri olduğumuzu ve gene aynı faytona koşulacağımızı biliriz. İşte o zaman keyfi yoktur insanın, bir çayırda bir güneşle, bir ırmakla, serbest dolaşan başka atlarla bir arada ve üretmede işini yaparak yaşamayı özler.

Devamı…Vincent van Gogh’tan kardeşi Theo’ya Mektuplar: “İnsan yalnız oldu mu bir bakıma yoksundur”

Van Gogh: İnsan gördüğünü aklında tutabilirse, her zaman yapacak düşünecek bir iş bulur kendine

Amsterdam, 18 Ağustos 1877
Erkenden kalkmıştım: işçileri şantiyeye gelir gördüm, pırıl pırıl bir güneşin altında. Sen de görsen hoşuna giderdi: irili ufaklı kara insancıklar bir ırmak olmuş akıyordu, önce çok az güneş alan dar sokaktan, sonra da şantiyede. Daha sonra bir parça kuru ekmek ve bir bardak bira ile kahvaltı ettim. Böylesine bir kahvaltıyı Dickens canlarına kıymak üzere olan insanlara salık verir, onları daha bir süre niyetlerinden vazgeçirir diye. İnsan tam bu ruh haletinde değilse de, yapmalı bunu zaman zaman, Rembrandt’ın «Emmaüs Hacıları» adlı tablosunu düşüne düşüne.
Van Gogh Tarım İşçileri ve Köylüler Resim sergisi için burayı tıklayınız. 

Devamı…Van Gogh: İnsan gördüğünü aklında tutabilirse, her zaman yapacak düşünecek bir iş bulur kendine

Van Gogh’un mektupları ve Aslı Özge’yle söyleşi

vangoghYalnızlığından beslenen mutsuzluğu, hiçbir zaman hiçbir şeyi başaramayacağına olan inancı, kendisinden duyduğu kuşku, trajik tesadüfler, ve ekonomik sıkıntılardı onu melankolik yapan. iç dünyasında fırtınalar yaşamış bir sanatçı. Kendisini alçalmış, sevgilerden uzaklaşmış olarak gördüğü için 37 yaşında  yaşamsal acılarına son verdi. Ama şimdi milyonlarca insanın hayranlığını toplayan, tabloları milyonlarca dolara satılarak rekorlar kıran Hollandalı bir ressam.
Daha önce kitap olarak  yayımlanmış mektuplardan yakın zamanda ortaya çıkan Van Gogh’un diğer mektupları ile yayıncılar, resim dünyasında egemen olan Van Gogh imajını değiştirmeyi, ressamın çektiği iç eziyetlere ışık tutmayı amaçlıyor. BBC’nin düzenlediği Van Gogh’un mektupları ve “Köprüdekiler” filmiyle 53. Londra Film Festivali’ne katılan yönetmen Aslı Özge ile yapılan söylaşiyi aşağıdan başlatarak dinleyebilirsiniz.

Devamı…Van Gogh’un mektupları ve Aslı Özge’yle söyleşi