Sabahattin Ali’nin Öykülerinde Toplumsal Konular* – Alaattin Karaca

Sabahattin Ali , 12 Şubat 1906’da Gümülcine’nin Eğridere köyünde doğmuştur. Babası Cihangirli Ali Selahattin Bey, annesi ise Hüsniye Hanım’dır. Yazar, ilk öğrenimini İstanbul, Çanakkale, İzmir ve Edremit’te tamamlamıştır. Orta öğrenimine Balıkesir Muallim Mektebi’nde başlamış, İstanbul Muallim Mektebi’ni bitirmiştir. 1 yıl Yozgat Ortaokulu’nda öğretmenlik yaptıktan sonra Almanya’ya gönderilen S. Ali, (1928-1930) dönüşte Aydın ve Konya illerinde öğretmenlik yapar. Konya’da iken devlet büyüklerini hicveden bir şiiri sebebiyle 1 yıl hapse mahkûm edilen ve Konya, Sitaop ceza evlerinde yatan (19321933) daha sonra Ankara Ortaokulu ve Devlet Konservatuarında öğretmenlik yapan (1938) yazar, 1944’te İstanbul’a gelerek Marko Paşa adlı mizahi dergiyi çıkarmıştır. Bu dergide yayımlanan bir yazısı nedeniyle 3 ay hapse mahkûm olur. Bir süre nakliyecilik yapar. 2 Nisan 1948’de Bulgaristan sınırında ölü olarak bulunur.

Devamı…Sabahattin Ali’nin Öykülerinde Toplumsal Konular* – Alaattin Karaca

Gerçekçilik, Gerçekçiliğin Türleri ve Ünlü İsimleri

Homeros’tan Maksim Gorki’ye değin tüm yazarlar insanı insana anlatmayı amaçlamıştır. Ne ki bu anlatım, yazarların insana bakış açısına, toplumsal görüngü­ye (perspektife) göre değişiklik göstermiştir. Çünkü yazınsal yaratılarda özü de, biçimi de belirleyen yaratıcıların dünya görüşü, bu görüş doğrultusunda dünyayı algılayışıdır. Ancak bunu da bir başına bağımsız bir etken olarak düşünemeyiz. Yazarı biçimleyen, yönlendiren etkenler de vardır. Bu etkenlerin başında her ya­ratıcının “toplumsal ve tarihsel bir bütünün parçası” olduğu gerçeği gelir.

Devamı…Gerçekçilik, Gerçekçiliğin Türleri ve Ünlü İsimleri

Gerçekçilik, Gerçekçiliğin Türleri ve Ünlü İsimleri (2)

[<<öncesi] Doğalcılık ya da doğalcı gerçekçilik
Eski adlandırımıyla “natüralizm” gerçekçiliğin ayrı bir türü olarak sayılabilir. Ne ki kimi yazın kuramcıları ve tarihçileri doğalcılığı başlıbaşma bir akım gibi görmüş ve göstermişlerdir. Ancak gerçekçilik nasıl coşumculuğun toprağında boy atıp gelişmişse doğalcı gerçekçilik de (ayrı bir akım olsa bile) gerçekçiliğin topra­ğında oluşmuştur. Dahası gerçekçi akımın temel ilkeleri olan gözlemleme, neden­lere bağlama, akılcı bir yaklaşımla çözümleme, gerçeği çarpıtmadan, işin içine duy­guları katmadan yaslanma… doğalcılığın ya da doğalcı gerçekçiliğin de ilkeleridir. Bunun için doğalcılığı gerçekçiliğin ileri bir aşaması sayarsak yanılmış olmayız.

Devamı…Gerçekçilik, Gerçekçiliğin Türleri ve Ünlü İsimleri (2)

Orhan Kemal’in Yapıtları | Türk Gerçekçiliğinin Gelişmesinde Yeni Bir Aşama – Svetlana Uturgauri

Orhan Kemal,  askerliğini Niğde’de yaparken “Maksim Gorki ve Nazım Hikmet kitapları okumak”, “yabancı rejimler lehinde propaganda ve isyana muharrik” suçundan 5 yıl hapis cezasına mahkum edildi. 1940’ta, Bursa Cezaevi’nde tanıştığı Nazım Hikmet’in toplumcu görüşlerinden etkilendi. Orhan Kemal’i şiir yerine roman ve öykü yazmaya teşvik eden de Nazım Hikmet oldu.
Orhan Kemal, yapıtlarında bugün yaygın olan yabancılaşma sorununa ya da yalnızlık meselesine değinmiyor.  Kendini biçimsel deneylere de kaptırmıyor.  Fakat yazarın geleneksel gerçekçilik yaklaşımıyla yazdığı tüm yapıtlarında Türkiye emekçisinin, sönük, gündelik yaşamından, onun yoksulluklarla dolu çevresinden, devrimci, ilerici bir sanatçının bilincinden yükselen bir gerçeklik var. Orhan Kemal, yoksul kesimin, işçilerin, öğrencilerin yaşamını anlatan öykü ve romanlar yazmış ve insan-toplum ilişkilerini gerçekçi bir dille yansıtmıştır.

Devamı…Orhan Kemal’in Yapıtları | Türk Gerçekçiliğinin Gelişmesinde Yeni Bir Aşama – Svetlana Uturgauri