Şükrü Erbaş: Cezası ne olursa olsun insan düşündüğü kadar özgürdür

Şükrü ErbaşÜç kademeli polis kontrolünden geçirilerek girilen, eşikleri bile insanı ezen kocaman yapının en güvenli odasında, ‘ülkenin bölünmez bütünlüğü’nün teminatı olarak oturan savcı, altını kırmızı kalemle çizdiği suçlu yazıların bulunduğu kitabı elinde evirip çevirerek, sesinin olanca alışkanlığı ve akışkanlığı ile ‘ülkenin parçalanmasından yana mısınız?’ diye sordu genç adama. Bütün insani değerlerin paramparça olduğu bir coğrafyada kaç zamandır ‘bütünlük’ün tanımını yapmaya çalışmaktan aklına ağrılar giren genç adam, dilinde Emerson’ın, ‘insan düşündüğü kadar özgürdür’ sözü, toplumdaki çağdaş köleliğin gizini çözmek istercesine, pencereden sızan gün ışığının aykırı iyimserliği ile baktı savcıya.

Devamı…Şükrü Erbaş: Cezası ne olursa olsun insan düşündüğü kadar özgürdür

Şükrü Erbaş: İnsanın insan olabilmesi için başka bir şansı da yok!

Şükrü ErbaşSanatçı bize, yaptığı seçimle, kurduğu görüntülü metinle, hayata ilişkin bir önermede bulunmaktadır. Önerdiği sanatsal gerçeklikle bizi, zamanımızın dışına taşımak; böylece bize tek katmanlı, tek doğrulu, tek güzelli bir dünyanın olmadığını, olamayacağını duyurmak istemektedir. Kısaca bizi, gündelik hayatın tam bir hapishaneye dönmüş tek boyutlu belleğinden, üç zamanlı, çok katmanlı bir başka gerçeğe, halka halka büyüyen bir belleğe, dolayısıyla da sonsuzluğu gören, kavrayan bir hayat bilgisine götürecektir.

Devamı…Şükrü Erbaş: İnsanın insan olabilmesi için başka bir şansı da yok!

Şükrü Erbaş: Bize gerekli olan yalansız bir iyilik, güler yüzlü doğruluktur

Şükrü Erbaş“Susmak insanın sözünü büyütüyorsa bir erdemdir. Bir yaprağı bile kıpırdatamaz yoksa suskunluk. Ne kadar cılız, ne kadar yanlış olursa olsun boşlukta iz bırakacak tek şey sözdür. Yağmur yağmazsa kim bilebilir bulutların yükünü. Kendi gerçeğini kendi sesiyle ışıtır insan. Başkasının evinde yanan ışıktan bize ancak gölge düşer. İnsan konuşarak tanır kendini, tanıdıkça sever. Kendini sevmeyen kendine sahip çıkamaz.”

Devamı…Şükrü Erbaş: Bize gerekli olan yalansız bir iyilik, güler yüzlü doğruluktur

Şükrü Erbaş: Acıyı görmeyen insan, mutluluktan, umuttan, sevinçten ne anlar?

Dünya bir testidir, de, Ömür hanım, ömür bir su… Sızar iğne ucu gözeneklerinden zamanın, bir içim serinlik bir yudum mutluluk için. Ve bir gün ölümün balkonundan dökülür toprağa el içi kadar bir su. Yerde birkaç damla nem bir avuç ıslaklık…
Ölümü bilerek nasıl yaşar insan, geride dünyanın kalacağını bilerek nasıl ölür; bilmek bütün acıların anasıdır, de…

Sars aklımın cılız ayaklarını, kuşat beni. Değişik şeyler söyle ne olur, yeni bir şeyler söyle. Yıldım ömrümün kalıplarından.
Beni duy ve anla.

Devamı…Şükrü Erbaş: Acıyı görmeyen insan, mutluluktan, umuttan, sevinçten ne anlar?