Stalin’in büyük torunu Grover Furr ile bir röportaj: SSCB’nin başında Troçki olsaydı sonuç değişmezdi

Eylül-Kasım 2010’da, Gürcistan’da çıkmakta olan The Georgian Times adlı gazetede, özellikle Stalin dönemi Sovyetler Birliği tarihi üzerine Rusça original kaynaklara dayalı bilimsel çalışmalarıyla ünlü Prof. Grover Furr ile kapsamlı bir mülakat yayımlandı. Dört bölüm halinde (20 Eylül, 11 Ekim, 19 Ekim ve 9 Kasım 2010) yayımlanan mülakatı Jozef Stalin’in büyük torunu Yakob Çugaşvili gerçekleştirdi. Söyleşide: Benim görüşüme göre Stalin, Lenin’in sadık bir öğrencisiydi. O, sosyalizmi inşa etmek ve ardından sömürünün olmadığı, emekçi halk tarafından yönetilen ve onlara hizmet eden bir komünist toplum kurmak için uğraştı. O, ilkeli bir insandı; çok zeki ve son derece çalışkan biriydi. diyor. Lenin’in yaşamış ya da SSCB’nin başında Trotski, Zinovyev ya da başka birisinin olmuş olması halinde sonuçun pek de farklı olmayacağını belirten Grover Furr, Başarısızlığın nedeni ise yeterince çaba harcamamış olmalarında değil ilerlemeye ilişkin anlayışlarında olduğunu belirtiyor.

Devamı…Stalin’in büyük torunu Grover Furr ile bir röportaj: SSCB’nin başında Troçki olsaydı sonuç değişmezdi

“Ne güzel şey hatırlamak seni: ölüm ve zafer haberleri içinden” | Vera, Nazım’ı anlatıyor

Vera Nazım
Son eşi Vera Tulyakova Nazım’ı anlatıyor

Nâzım ın bir özdileği vardı. İnsanlar nasıl iyi şeylere çabuk alışıyorsa kötü şeylere daha çabuk alışıyorlar diyordu. Kuyruklara alışıyorlar, eksiklere alışıyorlar. Bürokratlar siyah arabalarla dolaşırken halktan insanlar saatlerce otobüs bekleyip soğuk kış günlerinde üşüyor.

Devamı…“Ne güzel şey hatırlamak seni: ölüm ve zafer haberleri içinden” | Vera, Nazım’ı anlatıyor

SSCB’de Deneylerle Parapsikoloji Çalışmaları – Baha Kadyoğlu

SSCB’de Prof. Vassiliyev’in 1930 yıllarında yaptığı araştırmalar ilgi çekicidir. Buluşları, Zihni Telkin Tecrübeleri adı altında ancak 1962 yılında Stalin devrinin kapanmasından sonra yayınlanabilmiştir. Vassiliyev araştırmalarını telepati yoluyla düşüncelerin beyinler arasındaki nakli sahasına yöneltmiştir. Fizyolog l. F. Tomasevski ve psikiyatris A. V. Dubroski çalışmalarında yardımca oluyorlardı. Bu maksat için yetenekli iki süje buldular.
Ruhen hasta olan Yvanovna ve Fedorova, Dr. Dubroski’nin tedavisi altında idiler. Yaşları yirmi beşti. Yvanova deney odasında beyin dalgaları, cilt direnci ve diğer biyolojik fonksiyonları ölçülecek şekilde aletlere bağlanıyordu. Yvanova’ya telkin yapılmaya başlanynca hipnoza giriyordu.
Cihazlar da bunu kaydediyordu. İki kadın önceleri ayrı ayrı odalarda daha sonra da uzak mesafelerde transa sokuldular. Beyin yoluyla birbirlerine gönderdikleri mesajler kaydediliyordu. Beyin dalgalarında şiddetli değişiklikler meydana geliyordu. Faradaı kafesi içinde aynı deneyler yapıldı. Telepatik neşriyat devam ediyordu. Bu dalgalar elektromanyetik dalgaların özelliğine sahip değildi.

Devamı…SSCB’de Deneylerle Parapsikoloji Çalışmaları – Baha Kadyoğlu

Freud ve Vygotsky: Sovyetler Birliği’nde Psikanalistler ve Psikanaliz Eleştirmenleri*

psikolojiVygotsky’nin olgusal psikanaliz araştırması zamanında Sovyetler Birliği’ne egemen olan ve psikanalizi temelde mücadele edilmesi gereken bir burjuva düşüncesinin ifadesi olarak gören parti çizgisine uymuyordu. Bu eleştiri sonuçta psikanalizin Sovyetler Birliği’nde yasaklanmasına yol açtı, çünkü psikanalizin emperyalizm yararına tanıtlar geliştirdiği, etkisi altına aldığı insanların cesaretlerini kırdığı ve onları proleter sınıf savaşımını kabul etmek ve sürdürmekten alıkoyduğu ileri sürülüyordu. Buna uygun olarak psikanalize, yanlış bir insan psişesi öğretisi olarak saldırıldı. Ayrıca psikanalize karşı getirilen tanıtlar insanın cinsellikten çok daha fazlasından oluştuğunu ve sürekli bilinçdışı olarak belirlenmiş davranışlara göre yaşamadığını söylüyordu. 

Devamı…Freud ve Vygotsky: Sovyetler Birliği’nde Psikanalistler ve Psikanaliz Eleştirmenleri*

Çok Garip Olaylar (Parapsikoloji) üzerine, SSCB’li Fizikçi Lev Venchaunas ile söyleşi

İnsan dimağının açıklanamayan bazı yönleri hayali tahrik atmaktadır. Bu dünyada diğer insanların biyolojik alanını hisseden va bu sayede hastalıktan teşhis adan insanlar vardır. Diğer bazı insanlar ellerinde karmaşık aletler olmadan toprak altındaki suları, madenleri ve mağaraları keşfederler . Bir kısım İnsanlar iradelerinin gücü ile bitkileri etkileyebilir.
(…) metal kutular  içine 20 – 40 karınca konuldu, sonra bu metal kutular karınca yuvasının ağzına yakın bir yere gömüldü.  Kontrol amacı ile karınca ihtiva eden metal kutular arasına boş metal kutular serpiştirildi. Kısa bir süre sonra karıncalardan oluşmuş bir kurtarma ekibi olay verine geldi. Gelen karıncaların hemen hepsi içinde karınca bulunan metal kutuların üzerinde toprağı kazmağa başladı, hapsedilmiş arkadaşlarını kurtaracaklardı. Boş metal kutular üzerindeki toprağı kazmadılar, keza kurşun kutulara konulmuş karıncalar üzerindeki toprağı da kazmadılar…

Devamı…Çok Garip Olaylar (Parapsikoloji) üzerine, SSCB’li Fizikçi Lev Venchaunas ile söyleşi

SSCB’de Sosyalizmin Ekonomik Problemleri: Meta Üretimi ve Değer Yasası – Josef Stalin

1.Sosyalizmde Ekonomik Yasaların Karakteri Sorunu
Bazı yoldaşlar bilimin yasalarının, özellikle de sosyalizmde politik ekonominin yasalarının nesnel karakterini yadsıyorlar. Politik ekonominin yasalarının, insan iradesinden bağımsız olarak gerçekleşen süreçlerin yasalarını yansıttığını yadsıyorlar. Tarihin Sovyet devletine verdiği özel rol gözönüne alınarak, Sovyet devletinin, onun yöneticilerinin, politik ekonominin mevcut yasalarını ortadan kaldırabileceğini, yeni yasalar “koyabileceğini”, yeni yasalar “yaratabileceğini” düşünüyorlar.
Bu yoldaşlar temelden yanılıyor. Görüldüğü gibi bunlar, doğada veya toplumda, nesnel, insan iradesinden bağımsız olarak gerçekleşen süreçleri yansıtan bilimin yasalarıyla, insanların iradesine göre yaratılan ve yalnızca hukuki gücü bulunan, hükümetlerin çıkardığı yasaları birbirine karıştırıyorlar. Ama bunlar asla karıştırılmamalıdır.

Devamı…SSCB’de Sosyalizmin Ekonomik Problemleri: Meta Üretimi ve Değer Yasası – Josef Stalin

Soğuk Savaş Denkleminin İçinde Aklını Kaybeden Bilim – Dr. Suat Kamil Aksoy

Soğuk savaşı insanlık tarihinin özel bir dönemi olarak kavrayabileceğimiz gibi sınıf savaşımının bir dolayımı olarak da görebiliriz. Yaşadığımız toplumun birbirine karşıt çıkarlarla tanımlı iki sınıfı arasındaki çatışma nesnel bir olgudur. Biz bu açıdan soğuk savaş kavramını geniş bir anlamda kullanacağız ve 1848 devrimlerini öncelediğini kabul edeceğiz. Burjuvazi ve proletarya arasındaki çatışma da öyle hayali bir şey değildir. Genel inanışın aksine bu antagonist çatışkının katastrofik bir prognoza işaret etmediğini düşünmekteyiz. Dünyanın güneş etrafındaki dönüşü de kütle çekimi ve eylemsizliği arasında oluşan çatışmanın özel bir çözümüdür. Yerçekimine karşı merkez kaç kuvveti eliptik bir yörünge ile bir dengeye ulaşır. Denge yörüngesi bir kez oluştuktan sonra kalımlıdır. Örneğin güneşin bir gün söneceğine ilişkin hesaplamalar yapılabilir. Ancak kimse yörüngenin akibetine ilişkin bir süre veremez. Bu yörüngenin ortadan kalkması bir yana bir milim oynaması için bile bir dış etmen gereklidir. Yörüngenin ortadan kalkması için ne kadar bir kuvvet gerekeceği hesaplanabilir. Bu kuvvetin güneş ve dünyanın çekim gücünden yada dönüşün yarattığı merkezkaç kuvvetinden kaynaklanmayacağı ise kesindir. Aynı şey elektron proton ilişkisi için de geçerlidir.

Devamı…Soğuk Savaş Denkleminin İçinde Aklını Kaybeden Bilim – Dr. Suat Kamil Aksoy

Çeşitli Belgeler Işığında Kızıl Ordunun Kurucusu Lev Troçki’nin Öldürülmesi Olayı – Bill Bland

1929’da Sovyetler Birliği’nden sınırdışı edilen Troçki’ye sonunda, Meksikalı sanatçı Diego Rivera’nın aracılığıyla Meksika’da sığınma olanağı sağlandı:
“Ressam Diego Garcia, bizim adımıza Meksika Devlet Başkanı Lazaro Cardenas’la görüştü…. Başkan Cardenas…. bize sığınma olanağı sağlamayı kararlaştırdı.” (Natalia S. Trotsky, Victor Serge & Natalia S. Trotsky, The Life and Death of Leon Trotsky, Londra, 1975, s. 210)
Rivera 1928’de Meksikalı sanatçı Frida Kahlo ile evlenmiş ve aynı yıl “ Troçki’nin görüşlerine yakınlık duyduğunu belirtmesinin ardından….” (Independent, 25 Kasım 1993, s. 24) Meksika Komünist Partisi’nden kovulmuştu.
Leon Troçki ve karısı Natalia Ocak 1937 başlarında Meksika’nın Tampico limanında bir petrol tankerinden inerek karaya ayak bastılar.

Devamı…Çeşitli Belgeler Işığında Kızıl Ordunun Kurucusu Lev Troçki’nin Öldürülmesi Olayı – Bill Bland

Sovyetler Birliği nasıl olurdu da çözülmezdi? – Dr. Suat Kamil Aksoy

Biz şu ana kadar yazdıklarımızda esas yönleri itibariyle Marx tarafından da desteklenen reel sosyalizmin yanlış bir pradigma üzerine kurulmuş olduğunu iddia ettik. Ayrıca Marx’ın işçi sınıfı ile ilgili beklentilerinin yanlış olduğunu söyledik. Marx’ın temel katkısı açısından yanlış anlaşıldığını da iddia ettik. Buradan yola çıkarak bu durumun tam tersinin vukuu bulma olasılığını hayal edebiliriz. Yani Marx yanıldığı konuda yanlış anlaşılsaydı ve yanılmadığı konuda doğru anlaşılsaydı ne olurdu diye sorabiliriz. Aslında Marx’ı iktisatta yanlış anlayanlar siyasette de yanlış anlasalardı yine de daha talihli bir sonuç olabilirdi. Ne yazık ki gerçekleşmiş olan en kötü olasılıktır.
Marx bir çok metninde yeni düzen için ortaklık kavramını kullanır, kooperatiflerden bahseder, devlet mülkiyetinden bahsetmeden kolektif mülkiyetten bahseder. Hisse senetli anonim şirketlerden kapitalizmin kapitalizm içinde aşılması olarak söz eder. Tüm bunları geleceğin toplumunun nüveleri olarak görür. Hatta onun iktisat manifestosu olan Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı adlı kitabının önsözünde onu bildiğimizden farklı olarak anlamamıza yol açacak okkalı sözler bulunmaktadır.

Devamı…Sovyetler Birliği nasıl olurdu da çözülmezdi? – Dr. Suat Kamil Aksoy

Korkunç İvan Filmi Üzerine Sergei Eisenstein ile Stalin Görüşmesi

Bu görüşme 1947 Şubat’ı sonlarında, Stalin, SBKP yöneticileri Jdanov ve Molotov ile S.M. Eisenstein ve N. Çerkasov arasında gerçekleşmiştir. Bu, Bolşevik Parti’nin savaş sonrası dönemde Sovyet kültürünün sanat seviyesini yükselterek ideolojik ve politik içeriği güçsüzlükten kurtarma girişiminin gerekli bir parçasıydı.1 4 Eylül 1946 yılındaki bu görüşme öncesinde, SBKP Merkez Komitesi, Parlak Hayat filmi üzerine bir karar almıştı. Kararın Korkunç İvan’a dayanan bölümleri şöyleydi: “Sinema işçilerinin – yapımcıların, yönetmenlerin ve senaristlerin- vazifelerine kaygısız ve sorumsuzca yaklaşarak yaptıkları filmlere özen göstermedikleri bir gerçektir. Başlıca hataları, işledikleri konuya hâkim olmamalarıdır…
Yapımcı Eisenstein, İvan Grozny (Korkunç İvan) serisinin ikinci filminde Grozny’nin ilerici ordusu oprichniki‘yi, yoz Amerikan çetesi Ku Klux Klan gibi betimleyerek tarihi gerçeklerdeki bilgisizliği ortaya koymuştur. Çelik bir iradeye sahip olan İvan Grozny (Korkunç İvan) karakteri, güçsüz ve ödlek bir Hamlet tipi olarak sunulmaktadır…

Devamı…Korkunç İvan Filmi Üzerine Sergei Eisenstein ile Stalin Görüşmesi