“İnsan bilinci vestiyer değildir!” Siyasal Yazılar – Yılmaz Güney

“Her organik varlık her an hem aynı şeydir, hem de aynı şey değildir; her an dışarıdan aldığı maddeleri özümlerken, daha başka maddeleri de dışarı atmaktadır; her an bedenindeki hücreler ölmekte ve yeni hücreler oluşmaktadır; gerçekte, belirli bir süre içinde her organik varlığın bedeninin maddesi tepeden tırnağa yenilenir ve yerini başka madde atomları alır, dolayısıyla her organik varlık her zaman hem kendisidir, hem de kendisinden başka şeydir.”

Devamı…“İnsan bilinci vestiyer değildir!” Siyasal Yazılar – Yılmaz Güney

Yılmaz Güney: Faşizm Bütün Halkların Düşmanıdır [Siyasal Yazılar, Konuşmalar]

yılmaz güneyDeğerli arkadaşlar,
Faşizm hangi ülkede olursa olsun, sadece o ülkenin işçilerine, aydınlarına ve halkına değil, bütün dünya işçilerine, aydınlarına ve halklarına karşıdır.
Onların baş düşmanı, her zaman komünistler, sosyalistler, demokratlar olmuştur. Bu nedenle, bizim için faşizme karşı mücadele Türkiye’ye özgü, milli karakterli bir mücadele değil, bütün dünya işçilerini, emekçilerini yakinen ilgilendiren enternasyonalist bir mücadeledir. Bildiğiniz gibi, Avrupa Konseyi geçen Mayıs’ta, Türk devletini Konsey’e yeniden kabul etti. Bu, demokrasi adına büyük bir hatadır.

Devamı…Yılmaz Güney: Faşizm Bütün Halkların Düşmanıdır [Siyasal Yazılar, Konuşmalar]

Sanat ve Düşüncenin Yasak Karşısındaki Tutumu Ne Olmalıdır? – Yılmaz Güney

Yasaklar, ancak çiğnenerek aşılabilir
Devletin görevi, egemenlerin sınıf çıkarlarını korumak için yasalar çıkartmak, kurallar koymak, yasaklar getirmek ve uyum göstermeyenleri, değişen oranlarda şu ya da bu biçimde cezalandırmaktır. Devlet, sınıf baskısının ifadesi olan şiddeti ve şiddetin organlarını gerekli hallerde işleten bir sınıf aygıtıdır. Sürekli ordu ve bürokrasi, devletin iki ana unsurudur. Bu iki unsur, özünde şiddetin uygulayıcılarıdırlar. Şiddetin niteliğini, egemen sınıfları tehdit eden eylem ve davranışların niteliği, egemen sınıfların güçlülüğünün ve güçsüzlü­ğünün oranı, egemen sınıflara karşı koyan sınıfların güçlülüğünün ve güçsüzlüğünün oranları belirler. . Bu güçlülük geçicidir.
En açık biçimiyle, egemen sınıfların şiddeti, ge­lecekleri konusundaki güvensizliklerin, korkuların ve güçsüzlüklerinin ifadesidir. Bu, her toplum biçiminde, değişen görünüm ve biçimlerde, öz iti­bariyle böyledir. Şiddet uygulayabilmek, bir açıdan da, güçlülüğün ifadesidir. 

Devamı…Sanat ve Düşüncenin Yasak Karşısındaki Tutumu Ne Olmalıdır? – Yılmaz Güney