Para ve rantla ilişkileri her olayda biraz daha netleşiyor… Diren Cerattepe! – Nuray Mert

Nuray MertNerden baksanız hastalıklı bir zihniyet; “Cerattepe’yi ikinci Gezi yapacaklar”mış, konu “siyasi” imiş. Evet, tabii siyasi; “çevreci”lik zaten başlı başına siyasi bir konu ama sizin siyasetten anladığınız manada değil. Sizin siyasetten anladığınız, sadece “iktidarı koruma” veya “iktidarı yıpratma”, rant yarışı, güç dalaşı. Oysa, yaşama, topluma, insana, haklar ve özgürlüklere dair her konu, geniş anlamı ile “siyasi”, zira tüm bu konulara ilişkin tutumumuz, dünyaya nereden baktığımıza göre değişiyor. “Çevreci yaklaşımlar”la, “ekonomik büyümeci” yaklaşımlar dünyanın her yerinde doğal olarak karşı karşıya geliyor, tartışılıyor ve ne yazık ki çoğunlukla ikinci yaklaşım, yani güç sahiplerinin yaklaşımı baskın çıkıyor. Ama bizde konu fazladan anlam kazanıyor, mevcut iktidar zihniyeti her hak mücadelesini, her itirazı “güvenlik” konusu olarak görüyor, baskı ve türlü ithamla sindirme yolu tutuyor, dayatmalarına itiraz edeni darbeci, terörist, kısaca “iç düşman” ilan ediyor. Cerattepe’de olan da bu.

Devamı…Para ve rantla ilişkileri her olayda biraz daha netleşiyor… Diren Cerattepe! – Nuray Mert

Nuray Mert: Ben eski iktidar devrinde, korkup tırsmadım, o zamanlar sizin ne halde olduğunuzu da gayet iyi hatırlıyorum

Nuray Mert.jpeg Eski rejim partilerini kapattığında, Hoca’larını mahkemelerde süründürdüğünde yüksek sesle meydan okumak ne kelime, çareyi olay mahallini terk etmekte, sesini kısmakta bulmuş, “vallahi artık değiştik”, “Yemyeşil şeriat, bembeyaz demokrasi”, “hatalarımızı anladık, biz ettik siz etmeyin” demeye getiren kişilik fukaraları. Başkalarını bilmem ama benim hafızam “nisyan ile malul” değil, sizden korkan sizden beter olsun. Ben eski iktidar devrinde, korkup tırsmadım, o zamanlar sizin ne halde olduğunuzu da gayet iyi hatırlıyorum.
İktidar ve meyveleri adına yaptığınız ettiğiniz ortada, bari haysiyetli insanlara bulaşmayın. Haddinizi bilin. Babaannemin devrinde denildiği gibi, “aklınız varsa kafanıza sokun”!

Devamı…Nuray Mert: Ben eski iktidar devrinde, korkup tırsmadım, o zamanlar sizin ne halde olduğunuzu da gayet iyi hatırlıyorum

Nuray Mert: Bayrağa sarılı tabutlar içinde kendi çocuklarınız olsa, böyle asıp keser miydiniz

Mevcut iktidar, mağdur olduğu dönemde, özgürlükler, hakkaniyet adına söylediği, yaptığı her şeyi tersine çevirmekte tereddüt etmedi. O devir, kendilerine hak veren yabancıların desteği makbulken, Refah Partisi ve Fazilet Partisi kapatıldığında AİHM’ye başvurmak makul bir hak arama iken, şimdi “işbirlikçilik, vatan hainliği” oldu. Geçmişte kendilerine yapılanları, misliyle şimdi onlar yapıyor. Bu işler böyledir, böyleymiş, bir kez daha yaşayarak görüyoruz.

Hiç şaşırmadım, tüm otoriter rejimler “aydın” düşmanıdır. “Aydınlar”a büyük anlam yüklüyor değilim; tam tersine eğitimin, unvanın, diplomanın, insanlık olmayınca hiçbir anlamı olmadığını gayet iyi biliyorum. Bugün hedef alınanlar için, “kendi doğru bildiklerini, hesapsız ve sadece vicdanlarının sesini dinleyerek ifade etmektenkaçınmayan insanlar” diyelim, daha doğru olur.

Devamı…Nuray Mert: Bayrağa sarılı tabutlar içinde kendi çocuklarınız olsa, böyle asıp keser miydiniz

Nuray Mert’ten Cumhuriyet gazetesine: HDP’nin demokrasi mücadelesine köstek olmayalım

Nuray Mert.jpegYazdığım gazetelerin manşetlerine karışma hakkını kendimde görmem, ama bağımsız biri olarak, tepki gösterme hakkımın olduğunu düşünüyorum. Bu meyanda, gazetemizin çarşamba günü “HDP dışardan desteğe sıcak” manşetini en az HDP’liler kadar yadırgadığımı ifade etmek istiyorum. “En az HDP’liler kadar” diyorum, çünkü manşete konu olan Demirtaş’ın Adıyaman mitingi ertesinde, Cumhuriyet gazetesi ile yaptığı röportaj-sohbette ben de vardım. Yazdığım kısa izlenim yazısında da belirttim, Demirtaş ile yaptığımız yemekli görüşme sohbet havasında geçti; zaman zaman ikili sohbetlere daldık, belki o esnada Demirtaş’ın genel siyaset üzerine yaptığı yorumlardan manşete konu olan yorumu çıkarmak mümkün idi, bilemiyorum.
Bence asıl önemli olan, sohbet içinden çıkan bu “izlenimin” manşete taşınması; kötü niyet söz konusu değilse de, unutmayalım ki “cehenneme giden yollar iyi niyet taşları ile döşenebilir”. Mevcut siyasi atmosfer dikkate alındığında böylesi bir “izlenim”in, HDP’ye yönelik kuşkucu bakışı pekiştireceği bilinmek gerekirdi. Tam da bu nedenle, manşeti tartışmaktan ziyade daha faydalı bir iş yaparak, HDP’ye karşı kuşkucu bakış üzerine birkaç kelam etmek istiyorum.

Devamı…Nuray Mert’ten Cumhuriyet gazetesine: HDP’nin demokrasi mücadelesine köstek olmayalım

Nuray Mert: Yeni Türkiye’nin Şark Ekspresi’nde siyaseti de sona geldi

Gülen ve Erdoğan
Geldiğimiz noktaya; bir büyük arınma süreci diye bakmak da mümkün değil. Şimdilerde yaşadığımız, daha ziyade; Agatha Christie’nin ünlü romanı ‘Şark Ekspresinde Cinayet’ ortamı gibi. Bizimki de, Şark Ekspresinde Siyaset! Sonuçta, kendi tabanı dışında birçok çevreyi, baskılamış/ bastırmış veya küstürmüş/incitmiş, yok saymış bir iktidara karşı olan herkes için bir bıçak darbesi vurma imkânı oluştu.

Devamı…Nuray Mert: Yeni Türkiye’nin Şark Ekspresi’nde siyaseti de sona geldi

“İkna edilmesi gereken AKP’yi destekleyen çevreler” Akil insanlar-Akıllı Seçim – Nuray Mert

Nuray MertAkil insanlar konusu neredeyse barış sürecinin diğer boyutlarının önüne geçti. Demek ki, her şeyden önce bu nedenle, iktidar partisi açısından, akıllı bir seçim. Bu konuda tartışılacak asıl konu isimler değil, bu heyetin ne yapacağı meselesi olmalıydı, bu konu es geçildi, bu açıdan da, bu seçim akıllı bir seçim. Liste kimlerden oluşursa oluşsun beğenmeyen, küsen, karşı çıkan olur, o nedenle isim seçimi ‘gönülleri hoş etmeye’ yoğunlaşamaz, bu boşuna gayret olurdu.
Bir adım öteye gidelim; listede farklı çevrelerden temsili isimlerin olmaması ilk bakışta anlamlı bir itiraz gibi görünüyor, ama değil. Bu sürece toptan karşı çıkan çevreleri temsil eden isimlerin işlevi ne olabilir diye düşünmek lazım.

Devamı…“İkna edilmesi gereken AKP’yi destekleyen çevreler” Akil insanlar-Akıllı Seçim – Nuray Mert

Nuray Mert: “KCK operasyonları politikleşmiş bir toplumu sindirmek bir yana daha da politikleştirdi”

Kürtler, bağımsız bir ulus devlet talebinde bulunmuyor, ancak dillerini ve varlıkları tescil edecek, onu yeniden üretebilecek bir siyasal statü talep ediyorlar. Bu bireysel-kültürel hakları aşan bir konudur, zaten siyasal mücadele tarihleri ve gerçeği bireysel-kültürel alanın çok ötesinde bir haklar talebine karşılık geliyor. Biz bu mücadelenin geçmişini ve bugün geldiği yeri sonuna kadar eleştirebiliriz, ancak bu türden tepkilerin Kürtler için anlamını ve onların gelecek kurgularını anlamak açısından faydası yoktur. Bu noktadan sonra önemli olan, Kürtlerin geleceklerine ilişkin kurguları ile barışarak yani ucu açık siyasal müzakereler ile toplumsal barışı yeniden temin edecek yönde çaba göstermektir. Evrensel insan hakları, demokratik siyaset zeminini savunmak önemlidir ve bize barışçı çözüm açısından yol aldırır.

Devamı…Nuray Mert: “KCK operasyonları politikleşmiş bir toplumu sindirmek bir yana daha da politikleştirdi”

Nuray Mert: “Hepimiz biliyoruz; İsyan, durduk yerde çıkmaz. İnsan zorundan isyan eder…”

Kürtlerin ‘Haysiyet Meselesi’ ve Biz
Kuşkusuz hayır bildiklerimizde şer, şer bildiklerimizde hayır var. Her şeyde olduğu gibi yazmak ve yazmamak konusunda da bu böyle. Bir süredir yazı yazmıyor olmak, benim için hayra vesile oldu, bir karanlık gidişin biraz da olsa dışında kalmak, uzaktan bakmak kanaatlerimi ve durduğum yeri gözden geçirmek için fırsat verdi, birazını sizinle paylaşayım, mümkünse birlikte dertlenelim dedim. Öncelikle Kürt meselesinden söz ediyorum, çünkü bulunduğumuz noktada en yakıcı, en can acıtıcı, en can yakıcı tüm meselelerin ucu Kürt meselesine çıkıyor, dahası, Kürt meselesi artık hepimiz için bir büyük imtihan.

Devamı…Nuray Mert: “Hepimiz biliyoruz; İsyan, durduk yerde çıkmaz. İnsan zorundan isyan eder…”

AKP ve yandaş medya muhalif yazarları KCK ile korkutarak susturmaya çalışıyor

Anlaşılan; yeşil faşizm bazı yazarları Ahmet Altan yani  kocasına aşık dırdırcı kadın kıvamına, çoğunu ise Yiğit Bulut, Fatih Altaylı’nın korkak, kemiksiz ve kokuşmuş yılışıklığına ceazaevini göstererek  razı edecek.  Öte taraftan ateşteki suda yavaş yavaş ısıtılınca pişeceğini anlamayan kurbağalar gibi  liberal solcular da bu gerçeği ne yazık ki artık göremeyecek kadar ısınıp  uyuştular.

Medya patronlarıyla yaptığı toplantıda Kürt meselesine otosansür uygulamasını isteyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 05 Kasım 2011 tarihinde tutuklanan Prof. Dr. Büşra Ersanlı ve yayıncı Ragıp Zarakolu’nun tutuklanmasını doğru bulmadıklarını belirten gazetecileri “KCK’ya sahip çıkanlar kendilerini gözden geçirmeli” sözleriyle tehdit etmişti. Bu açıklamanın hemen ardından hedef gösterilen Cengiz Çandar’dan sonra Yeni Akit Nuray Mert’i de hedef tahtasına yerleştirdi. Yazarın, Prof. Dr. Büşra Ersanlı’yla yaptığı bir görüşmenin telefon kayıtlarını zaten yazdığı ve açık açık dile getirdiği düşünceleri sanki yeni söylenen farklı bir şeymiş  gibi yayınlayarak hedef gösterdi.

Devamı…AKP ve yandaş medya muhalif yazarları KCK ile korkutarak susturmaya çalışıyor

Nuray Mert: Şiddet ve çatışma sarmalına son vermek şiddeti tekeline alan devletin elindedir

‘İktidarı, çoğunluğu, mevcut sistemi topyekûn topa tutalım, vicdanlı olmak adına, Kürt siyasal hareketi yanında ve koşulsuz saf tutalım’ demiyorum. Benim kabul edemediğim, ‘iktidar’ı, ‘mevcut sistem’i, ‘çoğunluğu’, olan biten karşısında sorumluluktan azade tutmak adına bin bir yol bulunması. ‘Şiddet’e karşı durmak insanlık borcu; ama şiddet sarmalının durması için önce, muazzam bir şiddet tekelini ellerinde bulunduran devletlerin şiddet kullanmasına karşı çıkmak, bunu hiç olmazsa sınırlamalarını beklemek gerekmez mi? Demokratik düzenler de söz konusu olsa, devletlerin ‘şiddet tekeli’ni ellerinde bulundurmaları meşru, karşı şiddet hamleleri gayrimeşrudur, ‘isyan’dır, ‘başkaldırı’dır.

Devamı…Nuray Mert: Şiddet ve çatışma sarmalına son vermek şiddeti tekeline alan devletin elindedir

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org