Memleketin Birinde | Aziz Nesin’den Bir Hikaye: Fareler birbirlerini yer!…

Bir zamanlar… Memleketin birinde…
Hayır, masal değil bu… En doğrusu, yeriyle, zamanıyla anlatalım.
Zaman: Milattan sonra…
Yer: Bu yeryüzünde bir yer…
İşte yeri belli, zamanı belirli…
Gelelim olaya. Söylenilen zamanda, adı geçen yerde, bir büyüüük ambar varmış. Bu ambar, tıklım tıklım yiyecek, yakacak, yunacak, giyecekle doluymuş. Herşey düzenlice ayrılmışmış. Pirinç, nohut, fasulye, bakla gibi kuru zerzavat biyanda, buğday, arpa, çavdar, yulaf gibi tahıl biyanda…
Sabunlar, yağlar ayrı yerde; giysiler, ayakkabılar ayrı yerde… Söylenilen yerdeki, adı geçen zamandaki, sözü geçen büyüüük ambarı, çok işbilir birisi yönetirmiş. Bu işbilir, becerikli yönetmen günün birinde ne yapacağını şaşırmış. Çünkü o ambarı fareler sarmış. Yiyecekler gündengüne eksiliyor, peynirler, peksimetler kemiriliyormuş.

Devamı…Memleketin Birinde | Aziz Nesin’den Bir Hikaye: Fareler birbirlerini yer!…

Memleketin Birinde | Aziz Nesin’den Bir Hikaye: Bayan Maymun

Tel kafesinin içinde ondan fazla maymun vardı. Tünek sopaları üzerinde trapez cambazları gibi numaralar yapıyorlardı. Yalnız içlerinden bir tanesi, Rodin’in ” Düşünen Adam” heykeli pozunda, hiç kımıldamadan düşünüyordu. “Tıpkı insan gibi” diye içimden geçirdim, tıpkı insan. Bu şempanzeden büyükçe, çeşidini bilmediğim bir maymundu. Karşılıklı uzun uzun bakıştık:
– Biraz bakar mısınız?
Kafesin önünden ayrılırken bir çağrılışla başımı geri çevirdim:
– Size söylüyorum bayım. Bir dakika beni dinler misiniz? Deminden beri düşünen maymun, şimdi de konuşuyordu.
– Siz mi konuşuyorsunuz?

Devamı…Memleketin Birinde | Aziz Nesin’den Bir Hikaye: Bayan Maymun

Aziz Nesin’den bir hikaye: Aslan Payı | Bundan sonra köpeklerin sözüne inananın…

Bir varmış bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, orman kanunlarının yürürlükte olduğu bir ormanda bir aslan varmış. Bu aslan, ormandaki bütün hayvanları egemenliği altına almış. Ormanda ne kadar hayvan varsa, karıncadan file kadar hepsine vergi koymuş. Kurt, kuş hep vergi verirlermiş. Bu verginin adı da “aslan payı” imiş. Ormanın bütün hayvanları gün doğumundan gün batımına kadar uğraşırlar, didinirler, çalışırlar, kuyruk altları terler, yakaladıkları avların en güzel yerlerini ayırır, “aslan payı” diye vergi öderlermiş. Armudun iyisini ayı yiyemez, aslana verirmiş. Kurt yakaladığı ceylanın ciğerini aslana sunarmış. Tilki bir tavuk geçirse pençesine, tavuğun en lezzetli olan gerisi ile derisini aslana vermek zorundaymış.

Devamı…Aziz Nesin’den bir hikaye: Aslan Payı | Bundan sonra köpeklerin sözüne inananın…

Hikaye | Memleketin Birinde, Tamburanın Teli – Aziz Nesin

Bir zamanlar İstanbul’da parası pulu fakirlerin çenesini yoran, malı mülkü dillere destan bir Zengin Ahmet Bey varmış. Bu Zengin Ahmet Bey, başka zenginlere benzemezmiş. Eli açık, gönlü gani, konuksever, düşkünlere yardım eder bir adammış. Ama ne kadar verse, o kadar gelirmiş biyandan. Denizde kum, Zengin Ahmet Bey’de para… Bitecek, tükenecek şey değil. Boğaz’da bikaç yalı, Anadolu yakasında köşkler, şehir içinde konaklar, uzakta yakında çiftlikler… Zengin Ahmet Bey’e Tanrı verdikçe veriyor.
Bir ramazan akşamı Ahmet Bey, arkasında kahyası Şehzadebaşı’ndaki konağına ağır ağır giderken, sinek kovalar gibi, her yandan kendine verilen selamları alır, tanıdık tanımadık kimi görse konağına iftara çağırırmış.

Devamı…Hikaye | Memleketin Birinde, Tamburanın Teli – Aziz Nesin

Memleketin Birinde, Hikaye | Esneyen İnsanlar Ülkesi – Aziz Nesin

Bir varmış, bir yokmuş, sana varsa bana yokmuş, bana varsa ona yokmuş. Bir zamanlar yeryüzünün bir yerinde bir ülke varmış. Bu ülkedeki kişiler mutluluk içinde yaşar dururlarken, Tanrı vermesin, bir bilinmez salgın hastalık onları kırıp geçirmeye başlamış. Öyle bir hastalık ki, ülkedeki insanların bitakımı zayıflamaya, küçülmeye, bitakımları da şişmanlamaya, irileşmeye başlamış.
Zayıflayanların boyları da gündengüne ufalıyormuş. Ama bu ufalma, küçülme, zayıflama o kadar yavaaaş yavaş oluyormuş ki hiç kimse ne kendisinin, ne de başkalarının küçüldüğünün farkına varmıyormuş. Günde ancak beş on gram zayıflıyor, bir iki milimetre küçülüyorlarmış. İnsanlar küçüle ufala, zayıflaya sıskalaşa, bir zaman gelmiş, baston kadar incelmiş, sacayağı kadar kısalmışlar. Gündengüne daha da kısalıp ufalıyorlarmış.

Devamı…Memleketin Birinde, Hikaye | Esneyen İnsanlar Ülkesi – Aziz Nesin

Hikaye | Memleketin Birinde, Kendini Tanımayan Kral – Aziz Nesin

Bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar yeryüzünün bir yerinde lafı bol, işi az bir ülke varmış. Bu ülkenin eski zamanlarda her ülkenin olduğu gibi bir kralı varmış. O ülkede yaşayanlar kralı hiç sevmezlermiş. Yalnız halk değil, sarayda yaşayanlar, kendi adamları bile kralı sevmezlermiş. Doğrusu kral da sevilecek bir kral değilmiş hani…
Ama buna karşılık veliahtı herkes severmiş. Genç veliaht, bütün o ülkenin büyük sevgisini kazanmış. Küçüğü büyüğü herkes onu bütün yüreğiyle severmiş. Öyle severmiş ki, veliahtın öl dediği yerde herkes gözünü kırpmadan seve seve canını vermeye hazırmış. Bu sevgi de boşuna değilmiş. Veliaht da yurdunu çok severmiş. Kralın baskısından arasıra kurtulup da gezmeye vakit buldukça, bakımsız topraklar karşısında gözyaşları döker, içinden, “Ah benim canım yurdum, buraları böyle mi kalmalı!..” diye geçirirmiş.

Devamı…Hikaye | Memleketin Birinde, Kendini Tanımayan Kral – Aziz Nesin

Aziz Nesin’den bir hikaye | Eski Roma’da Yaşayan Biri

Anlatacağım olay, milattan önce 128 yılında geçti. Dikkat buyurun, geçmiş demiyorum, geçti diyorum. Ben bu olayı tarih kitaplarından almadım, kendi başımdan geçti.
“Tenasüh” denilen ruh göçüne, yani şimdiki insanların çok daha önceki yıllarda başka kişilerin, hatta hayvanların kalıplarında yaşadıklarına inanır mısınız? İster inanın, ister inanmayın, bu beni ilgilendirmez. Ben dün gece, bundan ikibinseksendört yıl onceki hayatımı yeni baştan yaşadım. Daha “ruh-ül-kudüs” ebedi bakire Hazret-i Meryem’in karnına girmemiş, yani ortada Hazret-i İsa’nın ne adı, ne sanı var. Yıl, milattan önce 128… Ben Romalı bir yurttaşım. Plafium dağının eteğinde çok geniş bir bahçe içinde büyük bir villam var. Üç gece önce villama bir sürü konuk geldi: Valustus, Yulius Perus, Sompeius, Tiseron ve daha başkaları. Bütün dostlarım gelmişlerdi. Siz bunların hiçbirini tanımazsınız. Onun için kimler olduklarını kısaca anlatayım.

Devamı…Aziz Nesin’den bir hikaye | Eski Roma’da Yaşayan Biri

Ne Güzel Memleket [Memleketin Birinde] – Aziz Nesin

İki komşu memleket arasında bir ticaret anlaşması yapılacaktı. Bu maksatla komşu memleketlerin birinden bir ticaret heyeti öbür memlekete gelmişti. Misafir ticaret heyetinin başkanı kendi memleketini günü gününe rapor gönderiyordu.  Aşağıda bu günlük raporların çevirisini bulacaksınız.
3 MART 19…
Hava alanında uçaktan indiğimiz zaman bizi gümrük memurlarından başka karşılayan olmadı. Memurlar bavullarımızı, valizlerimizi didik didik arayıp taramaya başladılar. Biz, bu hareketin protokola aykırı olduğunu, ticaret heyeti olduğumuzu, eşyalarımızı arıyamıyacaklarını söyledikse de, gümrük memurlarına anlatamadık. Belgelerimizi gösterdik, para etmedi, muayeneden soma iki saat kadar bekletildik.

Devamı…Ne Güzel Memleket [Memleketin Birinde] – Aziz Nesin

Memleketin Birinde: La Fontaine ‘in Yazamadığı Masal – Aziz Nesin

Saray koruyucuları, deh demişler, çüş demişler, eşeği bitürlü atlatamayınca padişaha varıp, -Eşek kulunuz gelmiş, huzura çıkmak ister! demişler. Eşeği kabul buyuran padişah, -Ne dilersin ey eşek kulum?.. deyince, eşek de dilediğini bildirmiş. Padişah, canı burnuna gelip kükremiş: -İnek eti ile, derisi ile, gübresiyle bu memlekete, bu millete hizmet etti. Katır dersen savaşta, barışta yük taşıdı, bu vatana hizmet etti. A eşek, ya sen ne iş gördün ki, bir de kalkmış eşekliğine bakmadan nişan istersin?.. Utanmadan bir de karşıma gelmişsin. Söyle, ne halt ettin? O zaman eşek keyfinden sırıtarak, -Aman padişahım efendim, demiş, size en büyük hizmeti eşek kullarınız yapmıştır. Eğer benim gibi binlerce eşek kulun olmasaydı, sen hiç taht üzerinde oturabilir, saltanat sürebilir miydin? Dua et biz eşek kullarına. Bizim gibi eşekler sayesinde, sen de böyle saltanat sürüyorsun.*

Devamı…Memleketin Birinde: La Fontaine ‘in Yazamadığı Masal – Aziz Nesin

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org