Maksim Gorki: “Bazı insanlar vardır ki, ruhlarının boşluğunu bile kendilerinden saklamak isterler”

GorkiRus küçük burjuvasına, bilinmeyen zamanlardan beri akla karşı bir güvensizlik, hatta bir düşmanlık aşılanmıştır. Kilise buna göz kulak olmuş, edebiyat da yardım etmişti. Gogol’un Mektupları’ndan bugüne kadar gelen büyük Rus yazarları arasında, aklın yaratıcı kuvvetini, insanlığa ettiği büyük hizmetleri göz önünde tutarak, değerlendirmiş bir kimseye pek rastlamayız. Leon Tolstoy, Günce’sine 1951 de şunları yazmıştı: «Şuur insanın başına gelebilecek en büyük beladır.» Daha sonra, Arsenyeva’ya yazdığı bir mektupta ise: «Üstün zeka insanı tiksindirir» demişti. Bu düşünce, bu büyük yazarın bütün ahlak felsefesine sızmış, büyük sanatçı eseri üstünde de etkisini göstermiştir. Dostoyevski’nin de akılla hiç başı hoş değildi.

Devamı…Maksim Gorki: “Bazı insanlar vardır ki, ruhlarının boşluğunu bile kendilerinden saklamak isterler”

Maksim Gorki: “Kalem haydutları vardığını patronlarına ispat etmek zorundadırlar”

Bunlar «Hayvanların Koruma Derneği»nin eylemli birer üyesi olabilir, uygar Avrupa şehirlerinin sokaklarında işçilere sopa atan polisi hiç ilgisiz seyredebilirler. Canlı hayvanı kesip biçerek fizyoloji tecrübeleri yapılmasına itiraz edebilir, tavşanların, köpek yavrularının, kobayların hayatını savunabilirler, ama aynı zamanda da, milyonlarca insanın ölümüne sebep olan emperyalist savaşların kaçınılmaz oluşunu, kapitalist devletlerin vahşi sömürge siyasetini haklı gösterebilirler; patronlarının emri üzerine, Avrupa küçük burjuvalarını Sovyetler Birliğine karşı askerî müdahalede bulunmağa, bolşeviklere karşı tedhiş hareketine girişmeğe sürükleyebilirler. Genellikle, «hem iyiliğe, hem kötülüğe karşı aynı yüz kızartıcı ilgisizliği» gösterirler, ama bankerlerin gazeteleri ile işbirliği edip, herhangi bir «iyiliği», örneğin, faşizmi salık verir, herhangi bir «kötülüğü», örneğin komünizmi suçlayabilirler.

Devamı…Maksim Gorki: “Kalem haydutları vardığını patronlarına ispat etmek zorundadırlar”

Gorki’den Amerikalı Okuyucularına: Kapitalistler, insanların birbirlerini öldürmelerini istiyorlar

Mektubunuzda diyorsunuz ki: «Atlas okyanusunun öbür tarafında yaşayan sizin bilmediğiniz insanlaların sefaletini görseniz elbette ki pek şaşarsınız.»
Hayır, mektubunuz beni şaşırtmadı.  Sık sık böyle mektuplar alıyorum. Mektubunuzun «ilginç» olduğunu söylemekte haksızsınız. Aydınların acıklı çığlıkları şu son iki üç yıl içinde kulaklarımızın pek alıştığı bir ses haline geldi. Bunun anlaşılmayacak bir tarafı yok.  Aydınların çalışması hep -en başta- burjuvazinin hayatını güzelleştirmekten, zenginlerin kendi yaşamlarından duydukları bayağı üzüntüleri avutmaktan ibaret hale geldi. Mesela, Japon emperyalistleri daha Çin’i paylaşmaya kalkışmadan önce, Alman Spengler İnsan ve Teknik adlı kitabında şöyle demişti: «Avrupalılar, bilgilerini ve teknik tecrübelerini renkli ırklara nakletmekle, XIX’ uncu yüzyılda pek büyük bir hata işlemişlerdir.» Spengler’in bu fikri —sizin tarihçiniz— Henrich Van Loon tarafından da savunulmuştur. Van Loon da kabul ediyor ki, kara ve sarı renkli insanları Avrupanın kültür tecrübesiyle silahlandırmak, Avrupa burjuvazisi tarafından işlenen «yedi korkunç» tarihi hatadan biridir.

Devamı…Gorki’den Amerikalı Okuyucularına: Kapitalistler, insanların birbirlerini öldürmelerini istiyorlar