Stalin’in büyük torunu Grover Furr ile bir röportaj: SSCB’nin başında Troçki olsaydı sonuç değişmezdi

Eylül-Kasım 2010’da, Gürcistan’da çıkmakta olan The Georgian Times adlı gazetede, özellikle Stalin dönemi Sovyetler Birliği tarihi üzerine Rusça original kaynaklara dayalı bilimsel çalışmalarıyla ünlü Prof. Grover Furr ile kapsamlı bir mülakat yayımlandı. Dört bölüm halinde (20 Eylül, 11 Ekim, 19 Ekim ve 9 Kasım 2010) yayımlanan mülakatı Jozef Stalin’in büyük torunu Yakob Çugaşvili gerçekleştirdi. Söyleşide: Benim görüşüme göre Stalin, Lenin’in sadık bir öğrencisiydi. O, sosyalizmi inşa etmek ve ardından sömürünün olmadığı, emekçi halk tarafından yönetilen ve onlara hizmet eden bir komünist toplum kurmak için uğraştı. O, ilkeli bir insandı; çok zeki ve son derece çalışkan biriydi. diyor. Lenin’in yaşamış ya da SSCB’nin başında Trotski, Zinovyev ya da başka birisinin olmuş olması halinde sonuçun pek de farklı olmayacağını belirten Grover Furr, Başarısızlığın nedeni ise yeterince çaba harcamamış olmalarında değil ilerlemeye ilişkin anlayışlarında olduğunu belirtiyor.

Devamı…Stalin’in büyük torunu Grover Furr ile bir röportaj: SSCB’nin başında Troçki olsaydı sonuç değişmezdi

SSCB’de Sosyalizmin Ekonomik Problemleri: Meta Üretimi ve Değer Yasası – Josef Stalin

1.Sosyalizmde Ekonomik Yasaların Karakteri Sorunu
Bazı yoldaşlar bilimin yasalarının, özellikle de sosyalizmde politik ekonominin yasalarının nesnel karakterini yadsıyorlar. Politik ekonominin yasalarının, insan iradesinden bağımsız olarak gerçekleşen süreçlerin yasalarını yansıttığını yadsıyorlar. Tarihin Sovyet devletine verdiği özel rol gözönüne alınarak, Sovyet devletinin, onun yöneticilerinin, politik ekonominin mevcut yasalarını ortadan kaldırabileceğini, yeni yasalar “koyabileceğini”, yeni yasalar “yaratabileceğini” düşünüyorlar.
Bu yoldaşlar temelden yanılıyor. Görüldüğü gibi bunlar, doğada veya toplumda, nesnel, insan iradesinden bağımsız olarak gerçekleşen süreçleri yansıtan bilimin yasalarıyla, insanların iradesine göre yaratılan ve yalnızca hukuki gücü bulunan, hükümetlerin çıkardığı yasaları birbirine karıştırıyorlar. Ama bunlar asla karıştırılmamalıdır.

Devamı…SSCB’de Sosyalizmin Ekonomik Problemleri: Meta Üretimi ve Değer Yasası – Josef Stalin

Çeşitli Belgeler Işığında Kızıl Ordunun Kurucusu Lev Troçki’nin Öldürülmesi Olayı – Bill Bland

1929’da Sovyetler Birliği’nden sınırdışı edilen Troçki’ye sonunda, Meksikalı sanatçı Diego Rivera’nın aracılığıyla Meksika’da sığınma olanağı sağlandı:
“Ressam Diego Garcia, bizim adımıza Meksika Devlet Başkanı Lazaro Cardenas’la görüştü…. Başkan Cardenas…. bize sığınma olanağı sağlamayı kararlaştırdı.” (Natalia S. Trotsky, Victor Serge & Natalia S. Trotsky, The Life and Death of Leon Trotsky, Londra, 1975, s. 210)
Rivera 1928’de Meksikalı sanatçı Frida Kahlo ile evlenmiş ve aynı yıl “ Troçki’nin görüşlerine yakınlık duyduğunu belirtmesinin ardından….” (Independent, 25 Kasım 1993, s. 24) Meksika Komünist Partisi’nden kovulmuştu.
Leon Troçki ve karısı Natalia Ocak 1937 başlarında Meksika’nın Tampico limanında bir petrol tankerinden inerek karaya ayak bastılar.

Devamı…Çeşitli Belgeler Işığında Kızıl Ordunun Kurucusu Lev Troçki’nin Öldürülmesi Olayı – Bill Bland

Korkunç İvan Filmi Üzerine Sergei Eisenstein ile Stalin Görüşmesi

Bu görüşme 1947 Şubat’ı sonlarında, Stalin, SBKP yöneticileri Jdanov ve Molotov ile S.M. Eisenstein ve N. Çerkasov arasında gerçekleşmiştir. Bu, Bolşevik Parti’nin savaş sonrası dönemde Sovyet kültürünün sanat seviyesini yükselterek ideolojik ve politik içeriği güçsüzlükten kurtarma girişiminin gerekli bir parçasıydı.1 4 Eylül 1946 yılındaki bu görüşme öncesinde, SBKP Merkez Komitesi, Parlak Hayat filmi üzerine bir karar almıştı. Kararın Korkunç İvan’a dayanan bölümleri şöyleydi: “Sinema işçilerinin – yapımcıların, yönetmenlerin ve senaristlerin- vazifelerine kaygısız ve sorumsuzca yaklaşarak yaptıkları filmlere özen göstermedikleri bir gerçektir. Başlıca hataları, işledikleri konuya hâkim olmamalarıdır…
Yapımcı Eisenstein, İvan Grozny (Korkunç İvan) serisinin ikinci filminde Grozny’nin ilerici ordusu oprichniki‘yi, yoz Amerikan çetesi Ku Klux Klan gibi betimleyerek tarihi gerçeklerdeki bilgisizliği ortaya koymuştur. Çelik bir iradeye sahip olan İvan Grozny (Korkunç İvan) karakteri, güçsüz ve ödlek bir Hamlet tipi olarak sunulmaktadır…

Devamı…Korkunç İvan Filmi Üzerine Sergei Eisenstein ile Stalin Görüşmesi

Kızıl Ordu’nun kurucusu Lev Troçki, Stalin’le mücadelesi, sürgünü, vasiyeti ve ölümü

Lenin’in ‘partinin en yetenekli insanı’ diye nitelendirdiği Troçki, 20. yüzyılın öemli trajik figürleri içerisinde Lenin’e en yakın olan devrimci, Sovyetler Birliği’nin ilk yıllarında etkili bir siyasetçi, Dışişlerinden Sorumlu Halk Komiseri görevini alan ilk kişiydi. Devrim sonrası ortaya çıkan fikir ayrılıkları sebebiyle Josef Stalin ile giriştiği siyasi mücadeleyi kaybedince resmi görevlerinden alındı ve  sürgün edildi. Bu sebeple içlerinde Türkiye de olmak üzere birçok ülke değiştirmek zorunda kalan Troçki’nin son durağı Meksika oldu.
SSCB ile ilişkisinin kesilmesinin ardından mücadelesinden vazgeçmeyen Troçki, birçok makale ve kitap yayımladı. Dördüncü Enternasyonal’i kurdu. SSCB’nin en tehlikeli düşmanı ilan edildi. 20 Ağustos 1940’ta bir GPU ajanı olan Ramon Mercader tarafından öldürüldü. Bu tehlikeyi önceden görerek yazdığı vasiyetinde: “Bilinçli hayatımın kırk üç yılı boyunca hep devrimci olarak kaldım… Eğer her şeye yeniden başlayacak olsaydım, elbette bazı küçük hatalarımdan sakınmaya çalışırdım, fakat hayatımın ana yönü değişmezdi. Ben bir proleter devrimcisi, bir Marksist, bir diyalektik materyalist ve sonuçta iflah olmaz bir ateist olarak öleceğim” diyordu.

Devamı…Kızıl Ordu’nun kurucusu Lev Troçki, Stalin’le mücadelesi, sürgünü, vasiyeti ve ölümü

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org