Aziz Nesin: Peyami Safa! “O adam”, “Bu adam”, “Şu adam “ olmaktan vaz geç, adam ol, adam!

Uğurlu olmasını, iyi geçmesini dilediğim yeni yıla, Peyami Safa’dan başlamak istemiyordum. Onun için kendisine cevabım iki gün geçikti. Peyami Safa, beni çok ağır suçlamaya çalıştığı, jurnal ettiği bir yazısında kendisine özgü kalem kabadayısı para ile şöyle diyor : “Hem de bir mizahçının her gün gittiği mevzularda fikir beyan etmesi, bir cambazhane İbiş’inin dünya ahvaline dair konferans vermesine benziyor. Güldürmüyor, gülünç oluyor.
Bay Safa’nın bu yazısını okumuş olanlar şaşmışlardır. Durup dururken, ortada hiçbir şey yokken bay Safa’nın bana böyle saldırması neden? Bir fıkra durup dururken yazılır mı? Hani “Bayram değil seyran değil, eniştem beni neden öptü?” diye bir söz vardır. Bay Safa’nın yazısını okuyunca “bayram değil seyran değil, bay Safa beni neden ısırdı” diye düşündüm.

Devamı…Aziz Nesin: Peyami Safa! “O adam”, “Bu adam”, “Şu adam “ olmaktan vaz geç, adam ol, adam!

Nâzım Hikmet Ran ve Peyami Safa Kalem Kavgası: “İt Ürür Kervan Yürür”

Avrupa’daki, özellikle Almanya’daki sağa kaymanın Türkiye’de de etkileri görülmeye başlanınca, basın dünyasındaki sağcı yazarların sayıları da, saldırganlıkları da çok arttı. Nâzım Hikmet’in şiirimize getirdiği yenilikleri kabul ettirmiş olması, okul kitaplarına girmesi, hele devletçe yayımlanmış Fransızca bir tanıtım antolojisi olan Des Ecrivains Turcs d’Aujourd’hui’de yer alması, bu yazarları öfkelendiriyordu. Gazetelerdeki Orhan Selim imzalı yazılarıyla, üç beş kuruş kazanmak için, davasına yüz çevirdiğini, burjuvalaştığını söyleyenler, şiirin kurallarını bilmediğini, kültürsüz, değersiz, boş bir insan olduğunu, birkaç “kuduz” dışında gençlerin onun arkasından gitmediklerini ileri sürenler birbirini izliyordu.
Yusuf Ziya Ortaç, Orhon Seyfi Orhon gibi eski dost “Akbaba”cılar bile Orhan Selim’i köşeye sıkıştırmaya çalışan yazılar yayımlıyorlardı.

Devamı…Nâzım Hikmet Ran ve Peyami Safa Kalem Kavgası: “İt Ürür Kervan Yürür”