Kitle Zihniyetinin Dengeleyicisi Olarak -Devlet Denetimindeki- Din – Carl Gustav Jung

Carl Gustav JungDevletin politikası iman mertebesine yükseltilir, lider veya parti başkanı konumundaki kişi iyi ve kötünün ötesinde bir yarıtanrı haline gelir ve ona kendini adayan insanlar birer kahraman, din şehidi, havari veya misyoner gibi şereflendirilir. Sadece bir tek gerçek vardır, ondan başka hiçbir gerçek yoktur. Bu gerçek çok kutsal ve dokunulmazdır, eleştiri üstüdür. Farklı düşünen herkes bir zındıktır ve, tarihten de bildiğimiz gibi, her türlü kötü akıbetle karşılaşma tehlikesi İçindedir. Sadece politik gücü elinde tutan parti başkam Devlet doktrinini aslına sadık biçimde yorumlayabilir. Bunu da kendine uygun gördüğü bir şekilde, kafasına esriğince yapar.

Devamı…Kitle Zihniyetinin Dengeleyicisi Olarak -Devlet Denetimindeki- Din – Carl Gustav Jung

Türkiye Cumhuriyeti’nin Türkiye İmam Hatip Cumhuriyeti’ne Dönüştürülmesi – Fikret Başkaya

Fikret-BaşkayaO kadar ki, 9-10 yaşındaki kız çocuklarına türbanı dayatırken, bunu hâlâ özgürlük adına savunabiliyor olmaları ibret vericidir. Aslında bu çocuklar için değil anne ve babalar için bir “özgürlüktür”… Ve kadını bir cinsel obje olarak görmek, ayrımcılığı ilkokul çağından başlatmaktır. Üstelik başını açıp-kapatmanın da özgürlükle uzaktan-yakından bir ilgisi yoktur… Sadece bireysel bir tercihtir son tahlilde…
(…)Oysa türban takmayı bir “özgürlük kategorisi” olarak sunmaya çalışanların bu dünyada ve hiç bir zaman, özgürlük, sosyal eşitlik, kadın hakları, demokrasi diye bir sorunları olmadı ve zaten olması da mümkün değildi. Zira varlıklarını ancak bunların yokluğuna borçlu olduklarını çok iyi biliyorlar…
(…)Eğer amaç gerçekten İmam-Hatip ihtiyacını karşılamak olsaydı, o zaman ihtiyaca cevap verecek kadar okul açılır ve öğrenci alınırdı ama asla kızlar bu okullara alınmazdı. Söz konusu olan bir meslek okuluysa ve kızların İmam-Hatip olmaları da dinen mümkün olmadığına göre… (Aslında kızların bu okullara alınması, toplumu dinîleştirmenin etkin bir aracı olarak görülüyordu).

Devamı…Türkiye Cumhuriyeti’nin Türkiye İmam Hatip Cumhuriyeti’ne Dönüştürülmesi – Fikret Başkaya

Devlet, darbe ve milliyetçi muhafazakarlık | Siyasal İslam’ın gücü nereden geliyor? – Şaban İba

1960’lı yıllardan itibaren devletin komünizme karşı İslami ideolojiyi ve cemaatleri kullanmaya başlaması, siyasal İslam’ın kendi rotasında gelişmesini sağladı. 1969’larda partileşerek politik arenada boy göstermesinden sonraki süreçte ve özellikle 12 Mart ve 12 Eylül askeri darbe dönemlerinde hızla güçlendi. Sosyalistlere ve Kürtlere karşı geliştirilen Türk-İslam Sentezi’nin resmi ideoloji haline gelmesiyle de iktidar yürüyüşünü başlattı.
Bu süreçte İmam Hatip Okulları ve Kuran Kursları yaygınlaştırılarak yetiştirilen onbinlerce eğitimli kadro ile İslami ideoloji ve tarikatlar toplum hayatında etkili olmaya başladı. 1970’li yıllarda Türkiye’nin bazı bölgelerinde gelişen yeni siyasal İslami hareketler ve yeni “İslami hayat” tarzı, 80’li ve 90’lı yıllar boyunca ülke çapında yaygınlık kazandı. Doğum kontrolüne karşı çıkılarak daha fazla çocuk yapma teşvik edilerek ve doğan her çocuk İslami kurallara göre eğitilerek, giderek artan oranda İslami bir kuşak yaratıldı.

Devamı…Devlet, darbe ve milliyetçi muhafazakarlık | Siyasal İslam’ın gücü nereden geliyor? – Şaban İba