Krupskaya: “Çernişevski’nin Lenin üzerindeki etkisi sadece onun karakteriyle sınırlı değildir”

ÇernişevskiYoldaşlar, Çernişevski’nin Vladimir İliç üzerindeki etkisine dair birkaç söz söylemek istiyorum. Vladimir İliç makalelerinde veya kitaplarında bu etkiyi hiçbir zaman konu etmedi ama Çernişevski’den her bahsettiğinde sesinde bir heyecan belirtisi olurdu. Çalışmalarını inceleyen biri, Çernişevski’den bahsettiği bölümlerin ayrı bir tutkuyla yazıldığını fark edecektir. Lenin’in “Ne yapmalı?” [1] adlı broşürü Çernişevski’nin etkisinin dolaylı bir işaretidir. Partinin kurulmasından önceki dönemden bahsedersek -ki bu 1894 ve 1898 yılları arasındaki işçi hareketinin hızlıca gelişmeye başladığı ve kitlesel bir karakter aldığı dönemdir- Lenin, bu harekete katılan genç insanların ve fikirlerinin önceki devrimcilerin eylemlerinin etkisi altında geliştiğini ve bunun onlara kendilerini bu etkiden kurtarma ve farklı bir yol, Marksizm yolunu benimsemek uğruna verdikleri büyük bir iç savaşa mal olduğunu söyler. Bu ifadenin otobiyografik bir temeli vardır.

Devamı…Krupskaya: “Çernişevski’nin Lenin üzerindeki etkisi sadece onun karakteriyle sınırlı değildir”

Makale: Bir gönül borcu ifadesi – Nikolay Gavriloviç Çernişevski

Nikolay Aleksandroviç Dobrolyubov devrimci bir gazeteci, eleştirmen ve şairdir. 1856’da Çernişevski ve o dönem Sovremennik (Çağdaş) dergisinin yayıncısı Nekrasov’la tanışmış, bu sayede dergide yazıları yayınlanmaya başlanmış, 1857’de de derginin kadrosuna eleştiri bölümünün başı olarak girmiştir. 4 sene bu dergide çalışmaya devam etmiş, birçok önemli edebi eleştiriye imza atmıştır. 1860 senesinde yakalandığı tüberküloz hastalığının tedavisi için yurt dışına gitmiş, bir sene sonra geri döndüğü Rusya’da, 25 yaşında ölmüştür. Çernişevski, Okuma Kitaplığı çalışanı Efim Fedoroviç Zarin’in, Dobrolyubov’un ölümünün ardından, hakkında yazdığı makaleye karşılık olarak Sovremennik dergisinin 1862 senesi 2. sayısında aşağıdaki makaleyi yazmıştır.

Devamı…Makale: Bir gönül borcu ifadesi – Nikolay Gavriloviç Çernişevski

Sanatla Gerçeklik Arasındaki Estetik İlişkiler – Nikolay Gavriloviç Çernişevski

Deniz güzeldir, ona bakarken estetik olarak tatmin olmadığımızı düşünmeyiz. Fakat herkes denize yakın yerlerde yaşamaz, birçok insanın hayatları boyunca onu görme şansı olmamıştır. Yine de görmeyi çok isterler ve bu sebeple deniz manzaraları onların ilgisini çeker ve onları memnun eder. Elbette denizin kendisini görmek resimlerini görmekten çok daha iyi olacaktır ama iyi bir şey ulaşılabilir olmadığı zaman insan daha aşağıda olanla tatmin olur. Hakiki bir nesne mevcut olmadığı zaman muadili onun yerini tutar. Gerçek denize hayran olan insanlar bile istedikleri zaman bunu yapamazlar ve ona ait anıları hatırlarlar. Fakat insanoğlunun hayal gücü zayıftır, desteğe ve teşvike ihtiyaç duyar. Öyleyse denize ait anıları taze tutmak ve hayal dünyalarında daha canlı bir şekilde görebilmek için deniz manzaralarına bakarlar. Çoğu sanat eserinin yegane amacı ve objesi budur: gerçeğin güzelliğinden zevk alamayan insanlara bir derece bilgilendirme imkanı vermek, bir hatırlatıcı görevi yapmak, deneyimle ve anımsamayla bilgilenmiş insanların akıllarında güzelliğin hatıralarını yeniden harekete geçirmek ve canlı tutmak…

Devamı…Sanatla Gerçeklik Arasındaki Estetik İlişkiler – Nikolay Gavriloviç Çernişevski

Dostoyevski, Suç ve Ceza | Bir suçun psikolojik öyküsü ve onun ahlaki sonuçları

1845 Mayısı’nda Dostoyevski daha üniversite öğrenciliği yıllarından tasarladığı ilk romanı İnsancıklar’ı bitirdi. Romanın müsveddelerini yazarın yakın dostu D.V. Grigoroviç ve ünlü ozan Nekrasov okudular. Heyecanlan öylesine büyüktü ki, doğruca devrin ünlü eleştirmeni Belinskiy’e gittiler. ‘İnsancıklar”ı, Belinskiy de çok beğendi ve beğenisini, “… Gogol’ü de geçecek… bundan önceki bütün edebiyatı gölgede bırakacak bir deha ile karşı karşıyayız”, sözleriyle dile getirdi. “İnsancıklar” 1846 yılında yayımlandı. Gerek “İnsancıklar” gerekse, yazarın bununla birlikte yayımlanan ikinci kitabı ‘Benzer’ büyük ilgi topladı. Daha sonra ‘Suç ve Ceza”da en parlak biçimde dile gelecek olan, yazarın yoksul, umarsız insanlara ve hayatın trajik yanlarına karşı duyduğu büyük ilgi ve duyarlılık, daha bu ilk yapıtlarında kendini göstermeye başlamıştı.

Devamı…Dostoyevski, Suç ve Ceza | Bir suçun psikolojik öyküsü ve onun ahlaki sonuçları

Sanatın gerçekle estetik ilişkileri | Çernişevski’nin Estetik Anlayışı* – Plehanov

Çernişevski, güzellik hayattır, der ve bu tanıma dayanarak, çiçek açmış ‘bir bitkiyi niçin sevdiğimizi açıklamaya çalışır:
Bitkilerde hoşumuza giden şey, kuvvet ve özsuyu dolu bir hayata delâlet eden renk tazeliği, şekil zenginliği ve bolluğudur. Solmaya yüz tutan bir bitki çirkindir, içinde az özsuyu bulunan bir bitki hoşa gitmez.
Pek ince ve belli bir noktaya kadar tamamen doğru bir mütalâadır bu.
Fakat işte güçlük: bilindiği gibi, ilkel kavimler, örneğin, aynı gelişme evresinde bulunan Boşimanlar, Avusturalya yerlileri ve daha başka “vahşiler”, oturdukları bölgeler çiçekten yana çok zengin olduğu halde hiç de çiçeklerle süslenmezler.

Devamı…Sanatın gerçekle estetik ilişkileri | Çernişevski’nin Estetik Anlayışı* – Plehanov