Düşüncenin ve duygunun şairi: Cemal Süreya – Afşar Timuçin

Cemal SüreyaŞairler ölürler, çok zaman şiirleri de onlarla birlikte ölür gider. Ölmeyen şiirler gerçek şiirlerdir, onlar kendilerini yaratan kişilerin arkasından ağlamazlar. İyi şair dünyaya kendini bırakır gider. “O ölmedi” sözü boşa söylenmiş bir söz değildir. Cemal Süreya’nın başka şiirleri zamanla unutulmaya yüztutsa bile Üvercinka’daki bütün şiirler sanırım yarına kalacaktır. İçerdiği her şiirin ayrı ayrı güzel olduğu şiir kitapları gerçekten çok azdır. Doldurma sayfalar vardır birçok şiir kitabında. Üvercinka’da yoktur. Birçok şair bir ya da iki şiiriyle anımsanır. Cemal Süreya’nın şiiri gerçek şiirdir. Derinlere dalmadan da olsa düşünür ve duygulanır. Bunu yaparken insan olmanın anlamlarını ortaya koyar.

Devamı…Düşüncenin ve duygunun şairi: Cemal Süreya – Afşar Timuçin

Cemal Süreya Şiirinde Bedenin Yazınsallaşması: Erotojenik Bir Yüzey Olarak Beden

Erotizm üzerine üretilen düşünceler, onun “insana ilişkin” olduğu noktasında birleşirler. Buna göre cinsellik doğal ise, erotizm insanidir. İnsanın doğal olanı bozarak, daha doğrusu ona müdahale ederek oluşturduğu “kültür”ün bir parçası da, kültürün cinsel alandaki görünümü olan erotizmdir. Erotizmin yazınsallaşmasının Cinsel Yasa’ya uygunluğu, tartışılagelen bir konu olmuştur. Ancak öteki sanatlar gibi şiir de, erotizmi bir tema olarak kullanmayı sürdürecektir. İnsana ilişkin olan erotizmin, bir insan etkinliği olan şiirde yer bulması doğaldır. Nitekim, bu konuda “bağnaz düşüncelere sahip” kesime destek veren “Dr. Von Krafft-Ebing Cinsel Psikopatlık adlı kitabı[nda] yüksek kültürün erotizmin temelleri üzerinde yükseldiğini […] teslim [etmektedir]: ‘Cinsel temelleri olmasa ne durumda olurdu şiir ve plastik sanatlar!'” (Gay). Plastik sanatlarla şiiri karşılaştıran Lessing de benzer düşünceleri ileri sürer: “Şiir, çehre ve beden güzelliğini tasvir edecektir, lakin kendi tarzına göre, ve kendine mahsus vasıta ve usullerle, eğer onu bize maddi ve görünen unsurları içinde gösteremiyorsa, tesirleri içinde, ruhumuzda yaptığı intibalar içinde gösterecektir” (Lessing).

Devamı…Cemal Süreya Şiirinde Bedenin Yazınsallaşması: Erotojenik Bir Yüzey Olarak Beden

Cemal Süreya Şiirinde Bedenin Yazınsallaşması: Beden İlgisi – Mehmet Selim Ergül

Karşıt kavramlar olan “ruh” ya da “zihin” ile birlikte anılan “beden”, felsefede “Karşılıklı Etkileşimcilik” ve “Paralelizm” adlı öğretilerde iki farklı biçimde konumlandırılır. Birinci öğreti, “hem bedeni hem de zihni, birbirlerini etkileyen ve dolayısıyla birbirlerine nedensel biçimde bağlanmış iki ayrı tözsel varlık” olarak değerlendirir (Cevizci). İkinci öğretiye göre ise, iki töz “birbirlerine yalnızca eşlik et[mektedirler]”. Ancak aralarında karşılıklı bir “etkileşim ve nedensel bağ olduğ[u] öne sür[ül]mez”. Öte yandan, İslamiyetin “beden kavramı”nın bu noktada bir farklılık taşıdığı gözlenmektedir. İbn Arabi’ye göre, “Eğer duyusal hazların doruğunu oluşturan kösnüllük kendi dışında bir şeye gönderme yapmıyor, kendiyle sınırlı kalıyor ve kösnüllüğe ilahi sevgi eşlik etmiyorsa, duyusallık, ‘ruhsuz bir kalıp’ kalmaya mahkumdur ve içine ruh üflenmemiş bir şekil, zaten güzellikten azadedir” (Sayın, “Batı’da ve Doğu’da… II”). Dolayısıyla İslamiyette bedenin kendinde bir anlamı ve ereği yoktur sonucuna varılabilir. Batı’da ise, Sokrates’tan beri beden hakkındaki algının değişegeldiği ileri sürülmektedir:

Devamı…Cemal Süreya Şiirinde Bedenin Yazınsallaşması: Beden İlgisi – Mehmet Selim Ergül

Cemal Süreya Şiirinde Bedenin Yazınsallaşması: Çapkınlık ve Bedenin Ekonomi-Politiği

Türkiye’nin önde gelen şairlerinden Cemal Süreya’nın (1931-1990) şiirinde yazınsallaşan beden, kadın bedenidir. Cemal Süreya şiirinde yazınsallaşan bedenler üç kategori altında ele alınabilir: Anlatıcının bir “çapkın” olarak konumlandığı şiirlerdeki “öteki beden”, anlatıcıyla aşk yaşayan ve hemen her zaman idealize edilen “kusursuz beden” ile cinsel imkanları vurgulanmayan ve bu yüzden kusuru da gösterilen “kusurlu beden”. Cemal Süreya’nın hemen hemen bütün ilk dönem şiirlerinde başka bir bedenle karşılaşılmakta, bazı şiirlerde ise birden çok beden söz konusu edilmektedir. Bu dikkat, bu şiirlerdeki “çapkınlık sistemi”ni çözümlemeye yönelmemize neden olmuştur. Cemal Süreya’nın, erotik vurgu taşısın taşımasın, aşka ilişkin şiirlerinin çoğunda kadın bedeni kusursuz bir form olarak betimlenmiştir.

Devamı…Cemal Süreya Şiirinde Bedenin Yazınsallaşması: Çapkınlık ve Bedenin Ekonomi-Politiği