Montaigne: Doğru ile yanlışı kendi yargımıza bağlamak aptallıktır

Kolayca inanmanın ve kanmanın saflığa ve cahilliğe bağlanmasının elbette bir nedeni vardır. Bir zamanlar, inancın ruhumuza basılan bir tür damga olduğunu, ruhumuz daha yumuşak ve az dirençli olduğu oranda ona bir şey basmanın daha kolay olduğunu öğrendim gibi geliyor bana.

Devamı…Montaigne: Doğru ile yanlışı kendi yargımıza bağlamak aptallıktır

Schopenhauer: “Rahatsız etmeyin de dinleneyim” uyuyanların ve ölülerin şiarıdır”

SchopenhauerOkumuşların Cehaletine Dair
Kendileri dışında sair herkes hakkında en az fikre sahip insanlar yazmaktan ve okumaktan başka işi olmayan insanlardır denebilir. Eğer elinden okumaktan ve yazmaktan başka bir şey gelmeyecekse insanın okuma yazma bilmemesi daha iyidir. Umumiyetle elinde bir kitapla dolaşan aylak bir adam gerek etrafında olup bitene, gerekse kendi kafasının içinden geçenlere dikkat kesilme gücünden veya isteğinden o ölçüde mahrumdur (bundan emin olabiliriz). Böyle birisinin idrakini-anlayışını kendisiyle birlikte cebinde dolaştırdığı yahut evinde kütüphanesinin raflarında bıraktığı söylenebilir. Herhangi bir konuda özgürce aklını kullanıp bir yargıya varmak ona zor gelir. Okunabilir birtakım şekiller üzerinde gözlerini gezdirirken mekanik bir şekilde nazarı dikkatini celp etmedikçe’ herhangi bir tespitte/müşahedede bulunmak, neticesini bir mülahaza olarak ortaya atmak ona ağır gelir.

Devamı…Schopenhauer: “Rahatsız etmeyin de dinleneyim” uyuyanların ve ölülerin şiarıdır”