Fyodor Dostoyevski: İnsanların en büyük derdi özgürlüğünü devredebilecek birini bulmaktır!

dostoyevskiAh, onlar biz olmadan hiçbir zaman karınlarım doyuracak ekmeği bulamayacaklardır! Hiçbir bilim onlara özgür kaldıkları sürece ekmek vermeyecektir, sonunda da onlar özgürlüklerini ayaklarımıza getirecek ve bize: «Size köle olalım daha iyi olur, hiç olmazsa karnımızı doyurursunuz…» diyecekler. Böylece sonunda özgürlüğün ve toprağın verdiği ekmeğin, herkes için eşit miktarda olamayacağını anlayacaklardır. 

Devamı…Fyodor Dostoyevski: İnsanların en büyük derdi özgürlüğünü devredebilecek birini bulmaktır!

Dostoyevski: Çünkü insan toplumunun ezelden beri, hürlükten çok yadırgadığı şey olmamıştır!

Dostoyevski-2Milyarlık bir sürüyle baş edebildiğimiz için kudretimize, zekamıza hayranlık duyarak bizimle övünecekler. Akıllarını yitirecek derecede hiddetimizden korkarak çocuklar gibi sulu gözlü olacaklar; ama bir işaretimizle göz yaşlarından neşeye, gülmeye, temiz bir sevince ve mutluluk dolu çocuk şarkılarına geçecekler. Tabii çalıştıracağız onları, ama işten arta kalan zamanlarını çocuk oyunlarına benzeyen şarkılar, korolar ve masum rakslarla dolduracağız. Hatta günah işlemelerine de izin vereceğimiz için çocukça sevecekler bizi. İznimizle işlenen bütün günahların bağışlanacağını; onları sevdiğimiz için buna göz yumarak günahlarının cezasını üzerimize aldığımızı söyleyeceğiz. Alacağız da; onlar da Tanrıya karşı günahlarının sorumluluğunu yüklendiğimiz için velinimetleri gözüyle bakacak, tapacaklar bize…

Devamı…Dostoyevski: Çünkü insan toplumunun ezelden beri, hürlükten çok yadırgadığı şey olmamıştır!

S. Freud’un, Dostoyevski’de yaratıların en üstünü olarak gördüğü “Büyük Engizisyoncu” epizodu

dostoyevski…Çünkü bu zavallı varlıkların derdi örneğin, benim ya da filânca kişinin tapacağı birini bulmak değildir. Onların istediği öyle birini bulmaktır ki, herkes ona inansın, ona boyun eğsin, üstelik ona hep birlikte tapsın, işte tapmada birlik olmak ihtiyacı, ayrı ayrı her insanın ve dünya yaratıldığından beri tüm insanlığın uğrunda acı çektiği en önemli şeydir. İnsanlar böyle hep birlikte ortaklaşa bir şeye tapmak için birbirlerini kılıçla yok etmişlerdir. Kendilerine Tanrılar yaratmış ve birbirlerine: «Kendi Tanrılarınızı bırakın, gelin bizim tanrılarımıza tapın, yoksa size de, tanrılarınıza da ölüm!» diye-bağırmış, birbirlerini kendi dinlerine bağlanmaya zorlamışlardır.

Devamı…S. Freud’un, Dostoyevski’de yaratıların en üstünü olarak gördüğü “Büyük Engizisyoncu” epizodu