Alamut Kalesi ve Hasan El Sabbah – Bernard Lewis

Alamut KalesiOrtaçağ Haşhaşilerinin seçtikleri kurbanlar istisnasız, mevcut düzenin yöneticileri ve önderleri olmuştur: Hükümdarlar, generaller, vaizler ve önde gelen din adamları. Modern emsallerinin aksine, yalnızca önemli ve güçlü kimselere saldırılar düzenlemiş ve hiçbir zaman kendi halinde yaşayan sıradan insanlara zarar vermemişlerdir. Silahları neredeyse her zaman, tayin edilmiş suikastçının bizzat sahip olduğu hançer olmuştur. O zamanlar kullanılmakta olan yay, arbalet, ve zehir gibi daha güvenilir silahlardan neredeyse hiç faydalanmamış olmalarıysa kayda değer. Demek ki en sıkı korunan ve zor hedeflerle, en tehlikeli saldırı biçimlerini tercih etmişlerdi.

Devamı…Alamut Kalesi ve Hasan El Sabbah – Bernard Lewis

İslamda Modernleşmenin Başarısızlığı: Müslüman ülkelerin geliri dünya ortalamasının ancak yarısıdır”

Bernard Lewis.jpegNeredeyse bütün İslam dünyası yoksulluk ve zulüm koşullarında yaşıyor. Bu sorunların ikisi de, ABD’ye fatura ediliyor; ilkin, şimdilerde “küreselleşme” maskesi altında işleyen Amerika’nın ekonomik hakimiyeti ve sömürüsü yüzünden ve İkincisi de Amerika’nın kendi çıkarına hizmet eden Müslüman despotlar denen liderlere verdiği destek yüzünden. Küreselleşme Arap medyasının en çok işlediği tema haline geldi ve bu her zaman Amerika’nın ekonomik nüfuzuyla bağlantılı olarak ele almıyor. Müslüman dünyada, sadece Batı’yla değil Doğu Asya’nın hızla gelişen ekonomileriyle de kıyasla, giderek iflas eden ekonomik durum bu hayal kırıklığını körüklüyor. Ortadoğuluların gözüyle, suçlu Amerikan hakimiyeti ve dolayısıyla düşman da o.

Devamı…İslamda Modernleşmenin Başarısızlığı: Müslüman ülkelerin geliri dünya ortalamasının ancak yarısıdır”

Amerika ve Avrupa’nın İkiyüzü, Siyasal İslam’da Çifte Standartlar – Bernard Lewis

Bernard Lewis.jpegBirçok Ortadoğulunun gördüğü gibi, Avrupa ve Amerikan yönetimlerinin temel tutumu şudur: “ihtiyaçlarımızı karşılamak ve çıkarlarımızı korumakta işbirliği yaptığınız sürece, içeride kendi halkınıza ne yaptığınız bizim umurumuzda değil.”
Ortadoğulular, geçtiğimiz yıllarda artan oranda, oldukça hassas bir konudan şikayet etmeye, Amerikan politikasındaki yeni bir üzüntü kaynağından bahsetmeye başladılar; bu Amerika’nın emperyalistliği ya da Siyonizmle suç ortaklığı değil, daha içe yönelik ve daha dolaysız bir şikayetti: Amerika’nın onları yöneten kokuşmuş despotlarla işbirliği. Belli nedenlerle bu şikayet kamuoyu karşısında sık dile getirilmediği gibi, muhtemelen dışişleri görevlilerinin ve diplomatların arasındaki konuşmalarda da geçmiyor. Irak, Suriye ve Filistin yönetimi gibi Ortadoğulu hükümetler ülke içindeki medyayı kontrol etme ve Batı ülkelerindeki medyayı da manipüle etme konularında yeteneklerini çok geliştirdiler.

Devamı…Amerika ve Avrupa’nın İkiyüzü, Siyasal İslam’da Çifte Standartlar – Bernard Lewis