Arno Gruen: “Hayatta kalabilmek için sahtekarlıkla yaşamayı çok erken yaşlarda öğreniyoruz”

Arno GruenHitler’in konuşmalarına bu açıdan bakacak olursak gaddarca eylemlerinin ardındaki itici kuvvetleri görebiliriz. Onca insanın niçin Hitler’e hayranlık duyduğunu da anlayabiliriz: Çünkü şiddet yoluyla kendilerini canlı hissetmelerini meşru kılıyordu. Hitler veya benzerleri tarafından kışkırtılarak başka insanlara işkence eden veya katliam yapan insanların dehşet verici çoklukta olması, uygarlığımızda çocukların anne babalarıyla yaşadıkları en erken ilişkilerde aldıkları duygu tahribatının ölçüsünü yansıtıyor. Aynı zamanda ürkütücü ölçüde yüksek olan kimlik yitimine de ayna tutuyor.

Devamı…Arno Gruen: “Hayatta kalabilmek için sahtekarlıkla yaşamayı çok erken yaşlarda öğreniyoruz”

Asimilasyon Politikasının Nesiller Üzerindeki Etkisine Bir Örnek – Mesut Keskin*

AsimilasyonTürkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla birlikte Anadolu’nun çok dilli yapısını gözetmeksizin uluslaşma/ulusallaşma amacı doğrultusunda  “tevhid-i tedrisat” adıyla yürürlüğe konulan tek dilde eğitim, anadili Türkçe olmayan insanların okullarda Türkçe eğitime tabi tutulması, anadillerin resmi/gayrıresmi herhangi bir statüye sahip olmaması  gibi bazı  nedenler; Anadolu’nun öteki yerel dillerinin nesilden nesile  aktarımını olumsuz bir şekilde etkilemiştir. Zazaca da bu politikadan bir hayli nasibini almıştır. Bilindiği gibi UNESCO tarafından, Türkiye’de “tehlike altında” olarak değerlendirilen yerel dillerden biri de Zazacadır.

Devamı…Asimilasyon Politikasının Nesiller Üzerindeki Etkisine Bir Örnek – Mesut Keskin*

Göç ve Asimilasyon Üzerine | Sırrı Süreyya Önder: “Mesai saatinde ölmek yasak!”

Asimilasyon, geçen asrın en sevimsiz kavramlarından biri olarak yazıldı insanlığın ortak hafızasına…
Kürtlere yönelik asimilasyon politikalarının belki ve sadece bir tek sevimli(!) uygulaması oldu. Hangi türküde ‘Kürt’ geçiyorsa, ‘Gül’ ile yer değiştirdi. Bu sebepten dolayı, siz yıllarca Kürt Ali’yi ‘Gül Ali’ olarak dinlediniz. Yazının başlığında bu kez tersine bir takas görüyorsunuz. Sebebi, gülün Kürt’e mahcubiyetini bir nebze de olsa gidermek kaygısıdır.
Çok eski bir Adana türküsüdür “Adana’ya kar yağmış / Kar altında gül kalmış”.
Adana’da mevsim sıcaklıkları, bilindiği gibi daima Türkiye ortalamasının hayli üzerinde seyreder. Kar mevsiminde gülün çoktan açmış olması bu yüzdendir. Yirmi beş yıldan bu yana artık Adana’ya kar yerine tipi yoğunluğunda Kürt yağıyor.

Devamı…Göç ve Asimilasyon Üzerine | Sırrı Süreyya Önder: “Mesai saatinde ölmek yasak!”