Özcan Alper’in 2. Filmi “Gelecek Uzun Sürer” Toronto Festivali’nde Gösterilecek Tek Türk Filmi


“Savaş bir gün biterse kendimize şunu sormalıyız, peki ya ölüleri ne yapacağız, neden öldüler?”      [Cesare Pavese]

Özcan Alper’in yönetmenliğini üstlendiği Gelecek Uzun Sürer filminin dünya prömiyeri 8-16 Eylül tarihlerinde yapılacak 36. Toronto Film Festivali’nde gerçekleştirilecek. Bu sene Toronto’ya Türkiye’den giden tek film olan Gelecek Uzun Sürer, dünyanın dört bir yanından en iyi sinema filmi örneklerine yer verilen Çağdaş Dünya Sineması bölümünde gösterilecek. Film Toronto Film Festivali’nin ardından Türkiye prömiyerini 17-25 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek 18. Adana Altın Koza Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda yapacak.

İlk filmi Sonbahar’la yurtiçi ve yurtdışında 30’dan fazla ödül alan Özcan Alper’in ikinci filminin yapımcılığını Almanya (UNAFILM) ve Fransa’yla (ARIZONA FILMS) beraber NAR FİLM üstleniyor.

Filmde İstanbul’da bir üniversitede doktora yapan Sumru’nun ağıt araştırmaları için ülkenin güneydoğusuna yaptığı yolculuk konu ediliyor. Filmin başrollerini Gaye Gürsel, Durukan Ordu, Sarkis Seropyan ve Osman Karakoç paylaşıyor.

Geçtiğimiz sene İstanbul, Diyarbakır, Van ve Hakkari kırsalında gerçekleştirilen Gelecek Uzun Sürer’in çekimleri toplam sekiz haftada tamamlandı. Film Kültür Bakanlığı, EURIMAGES, CNC (Fransa), NRW (Almanya), Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Diyarbakır Sur Belediyesi ve Van Belediyesi’nin katkılarıyla gerçekleştirildi.

Gelecek Uzun Sürer Kasım 2011’de vizyona girecek.
Toronto Festivali için hazırlanan  Fragman
http://www.youtube.com/watch?v=8AzoJ3wES34
İstanbul’da bir üniversitede müzik araştırmaları yapan Sumru (28), ağıt derlemeleri ile ilgili yaptığı tez çalışması için birkaç aylığına ülkenin güneydoğusuna yolculuğa çıkar. Kısa süreliğine çıktığı bu yolculuk, hayatının en uzun yolculuğuna dönüşür. Bu yolculukta Sumru’nun yolu Diyarbakır sokaklarında korsan DVD satan Ahmet, Diyarbakır’da tek başına kalmış yıkık dökük kilisenin bekçisi olan Antranik amca ve bölgede sürmekte olan ‘adı konulmamış savaşa’ tanıklık eden pek çok karakterle kesişir.

Sumru, üç ay boyunca kaldığı Diyarbakır’da peşinde olduğu ağıtların hikayelerini ararken kendi ertelediği acısıyla da yüzleşir. Diyarbakır’dan Hakkari’de bulunan boşaltılmış bir dağ köyüne doğru yola çıkarken bu tehlikeli yolculuğa anlam veremeyen Ahmet’in “Neden bu köy, orada ne var?” sorularını yanıtsız bırakır.

1975  yılında Artvin’in Hopa ilçesinde doğan  yönetmen ve senarist Özcan Alper  Trabzon Lisesi’nden mezun olduktan sonra  1992 yılında İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü’ne başladı. 1996 yılında  İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilim Tarihi bölümüne girdi ve 2003 yılında mezun oldu.
1996 yılından itibaren Mezopotamya Kültür Merkezi, Nâzım Kültürevi gibi yerlerde sinema atölyesi çalışmalarına katıldı. 2000 yılından aralarında Yeşim Ustaoğlu’nun filmlerinin de olduğu çeşitli sinema filmlerinde asistanlık yaptı.
“Momi” adlı kısa Hemşince ilk filmi çekti. Japonya’da “Tokai City’de Melankoli ve Rapsodi”  adlı, Türkiye de   “Bir Bilimadamıyla Zaman Enleminde Yolculuk”  adlı iki belgesel çekti.
19 Aralık 2008’de vizyona giren ilk uzun metrajlı filmi Sonbahar ile çeşitli festivallaerde toplam on ödül aldı.

Filmografi
Yıl Film  ve ödüller

1999 Toprak Yönetmen yardımcısı Kısa film
2001 Momi Yönetmen, senarist, kurgu Kısa film
2001 Fotoğraf Oyuncu
2006 Saklı Yüzler Yönetmen yardımcısı
2007 Sonbahar Yönetmen, senarist
Adana Altın Koza Film Festivali En İyi Film Ödülü, Jüri Özel Ödülü
Altın Koza Film Festivali En İyi Film Ödülü, Jüri Özel Ödülü
Ankara Uluslararası Film Festivali En İyi Film Ödülü
Uluslararası Avrasya Film Festivali NETPAC Ödülü
Avrupa Film Ödülleri Yılın Avrupa Keşfi Ödülü
Sinema Yazarları Derneği Ödülleri En İyi Film Ödülü, En İyi Senaryo Ödülü
Sofya Uluslararası Film Festivali En İyi Yönetmen Ödülü
Tiflis Uluslararası Film Festivali En İyi Yönetmen Ödülü
Yeşilçam Ödülleri İlk Film Özel Ödülü
2008 Kars Hikayeleri Senarist
2001 Gelecek Uzun Sürer Yönetmen, senarist

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Amaçsız Öfkeliler | Dünyanın bütün dükkân hırsızları birleşin – Slavoj Zizek

Bu liberal ve muhafazakâr yaklaşımlardan hangisinin daha kötü olduğu üzerine kafa patlatmak anlamsızdır: Stalin’in diyeceği gibi, her ikisi de kötüdür,...

Kapat