GÜLDEREN KILIÇ: SORU SORACAK KİMSENİN OLMAMASI BELKİ YALNIZLIK

Kalbimin derinliklerindeki boşluğu kime göstersem susuzluk sanıyor, gözlerimi açsam karanlığa görüntünün kendisi oluyor ışık, insan kime dönse sırtını bir rüzgarın esintisine yeniliyor, güneş nasıl bir şahit ki yaktıkça teslim oluyor insan, bir kere yandı mı insan korkacağı ne güneş, ne uçurum kalıyor, o yüzden deliler hep uzaklara konuşuyor, uçurum kenarı yürümeye alışınca insan ayaklarını unutuyor.

Kimsin deseler, aramak için yollara düşerim, kaybettiğimi bir yakınım sanırım, soru soracak kimsenin olmaması belki yalnızlık.

Duyguların deseler, harfleri yumuşacık sararken, içine bağırsam birbirine karışır yankısı, önce gölgelere bakmalı insan.

Ya geçmiş deseler, kim kaybetti de ben bulayım derim, elini uzatsan başkası, kolunu çeksen ellerinin sessizliği, belki de anları hiç uyandırmamalı insan.

Peki ya şimdi, kim bu koşturan meczup derim, gördüklerini kimseye anlatamayan, şimdi de çok kalmamalı insan, misafirliğin tadı kaçınca belki hep bir cinayettir zaman.
Gelecek, havada yürüyüp iz bırakmamayı başarmak derim, yüksek sesle bağırmamalı, yaşamak uğruna kuşları ürkütmemeli insan.

İnsanın ilk ayrılığı doğumdur, doğumuyla barışmalı insan… – Gülderen Kılıç

Cevap Ver

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz