Tatlıses suikastı üzerinden düzen medyası bir kez daha gerçek yüzünü gösterdi: Yalansız olmuyor…

Siz bu oyundan sıkılmadınız mı?
Bu ülkede her nerede bir olay olursa olsun düzen medyası radyo tv ve gazetelerinde olay anında hiç bir veriye dayanmadan hemen PKK’nin yaptığını belirttiyor. O olay sonrasınsa sıcağı sıcağına  televizyonda boy gösteren devlet yetkilileri yapılan her neyse PKK’nin yaptığına dair  bir şeyler söylüyor, terörü lanetliyor. Hemen bu yargıyı (haber değil) destekleyen değeri kendinden menkul, “bir olay olsa da tv çıksak “diye bekleyen, her olayın uzmanı, gerizakalılar sürüsü devreye giriyor. Yalan büyükdükçe büyüyor…. Aşağı yukarı üç gün, üç gece medya manşetlerine taşınıyor.  Kapılmış köşelerde ince ince işleniyor. Sonuçta haber garip komplo bağlantıları, eklemeler ve çıkartmalarla öyle bir hale giriyor ki; ortalama bir seyirci “tamam diyor, ne derseniz doğrudur” kıvamına getirilince yalancının mumu sönüveriyor. Olayın aslı ortaya çıkıyor. Ama yetmiyor.   Suçlu çıkıp “Ben yaptım” dese yine de yalan habere ısrarla devam ediliyor. Bunun son örneği İbrahim Tatlıses’e düzenlenen  suikast olayında yaşandı.  Suçlu bütün delilleriyle sabah yakalandığı halde aynı devletin kurumu olan TRT  bütün gün ve akşam haberlerinde  “TAK üstlendi ” diye yalan habere devam ediyor.  Manüpülasyon amaçlı AA  (Anadolu Ajansı) patentiyle verilen  haberler insana “aa yeter artık”  dedirtinceye kadar, noktasından virgülüne aynı şekilde bütün medya yayın organlarında yer buluyor…
Tıpkı 3 Astsubayın Şemdinli’de kitabevine bomba koyanken yakalanması olayı gibi,  tıpkı, 14 yaşında katledilen Ceylan Önkol olayında olduğu gibi, tıpkı Hakkari’de minibüse kurulan mayın tuzağı olayında olduğu  gibi…

Devamı…Tatlıses suikastı üzerinden düzen medyası bir kez daha gerçek yüzünü gösterdi: Yalansız olmuyor…

Şivan Perwer, Kürtler için artık yaşayan bir ölü mü, yoksa toplu bir mezar mı?

“Gül’ün ve Erdoğan’ın gönüllerinde rahmet var”
Kürt siyaset tarihinde yaşamında siyasi olarak bu kadar yer ve yön değiştirmiş çok az sanatçı vardır. Şivan, yaşadığı bölgede zaman ve mekan olgusu içinde bir çeşit erken uyarı sistemi gibi çalışan, dönemin ihtiyaçları doğrultusunda saf  ve söylem değiştiren biri olarak büyüdü. Yeri gelince Sosyalist, Mao ve Lenin üzerine şarkılar yazıp söyleyen, zamanı gelince liberalizme yönelerek Barzanici kesilen Perwer, şimdi ise yeni bıyıklı imajı ile “prestijli” ve paralı bir senfonik konser ayarlamak ve Türkiye’ye gelmenin yoluna açmak için her zamanki gibi “Ben halk sanatçısıyım” safsatasına sığınıyor.  Ve bu “Halk Sanatçısı” sıfatıyla iktidarla i$birliğine  gidiyor, Cumhurbaşkanı ve Başbakan’a teşekkür ediyor, hediyeler gönderiyor. “Çok şahsiyetli insanlar kalplerinde, gönüllerinde rahmet var.” diyor. Akp Van Milletvekili Gülşen Orhan’ın açıklamalarına göre; seçim öncesinde Akp’nin davetlisi olarak Türkiye’ye geleceğini belirtiyor.  İzlenme oranı oldukça düşük olan TRT6 ‘nın imajını düzelmek için  gerçekleştirilecek bir organizasyonda seve seve yer alacağını söylüyor  Şivan. Bakalım Kürt halkı, seçtiği belediye başkanlarını savaş esiri gibi sıraya dizerek tutuklayan, 2010 yılında AİHM raporuna göre  insan hakları ihlali  konusunda ülkemizi dünya birinciliğine yükselten  Akp’ye inciler dizen bir Şivan Perwer’i “Halk Sanatçısı” tahtından alaşağı edecek mi?

Devamı…Şivan Perwer, Kürtler için artık yaşayan bir ölü mü, yoksa toplu bir mezar mı?

Rojin Trt Şeş’e Şeş’ti veyahut “Kim kürt olmak ister ki”


AKP’nin hiçbir yasal düzenlemeye dayanmadığı için  seçim yatırımı olarak açtığı idda edilen TRT Şeş’ten ilk istifa kanalın açılışını yapan Rojin’den geldi. Şarkıcı  Kendisine potansiyel suçlu muamelesi yapıldığını söyleyip zehir zemberek bir açıklama yaparak TRT’den ayrıldı. Rojin, ” TRT 6’da program yapma kararı benim için ne kadar zor olduysa, bu kanalda yaşadıklarımdan sonra bırakma kararını vermek de o derece kolay oldu… Bırakma sebebim asla ekonomik değildir. Asla tehdit ve yıldırmalardan değildir. Asla kapris değildir. Kendi özgür irademle verdiğim bir karardır” diyen sanatçı açıklamasını “Çok söz söylemektense az konuşmayı tercih ediyorum. Özgür olmadığım yerde kimse beni tutamaz. Sanatçı kimliğim ve duruşumla uyuşmayan bir yerde olmak istemiyorum. Girdim … gördüm… çıktım..” diyerek bitirdi.

Devamı…Rojin Trt Şeş’e Şeş’ti veyahut “Kim kürt olmak ister ki”

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org