Ne yapalım? Hepimiz insanız ne de olsa!| Rus Edebiyatında Türk İmgesi – Ataol Behramoğlu

Rus şairi Puşkin’in sürgün olarak Rus ordusuyla birlikte Erzurum’a yaptığı yolculukta “Ordumuz bir gün önce ele geçirilen Türk ordugâhı bölgesindeydi. Kont Paskeviç’in çadırıyla, Kazaklara tutsak düşen T’ürk paşasının yeşil çadırı yan yanaydı. Paşayı görmeye gittim. Paşa bağdaş kurup oturmuş, çubuğunu tüttürüyordu. Kırk yaşlarında gösteriyordu. Güzel yüzünde derin bir sükûnet ve azamet ifadesi vardı. Teslim olduğunda kendisine soru sorulmamasını, bir fincan kahve getirilmesini rica etmişti.” diyor.
Rus ordugâhında karşılaştığı, “korkunç derecede konuşkan, kuru bir ihtiyar” olan bir başka tutsak Türk paşasının, Puşkin’in şair olduğunu öğrendiğinde, elini göğsüne koyup eğilerek, çevirmen yardımıyla ve “tam bir Doğulu olarak” söyledikleri bir “Türk kimliği”ni yansıtan satırlar olarak ayrıca ilginç: “Bir şairle karşılaşmak her zaman hayırlıdır. Şair, dervişin kardeşidir. Onun ne vatanı vardır, ne de dünya nimetlerinde gözü. Biz zavallılar şan, iktidar ve para peşinde koşarken; o, yeryüzünün hükümdarlarıyla aynı sırada durur ve herkes onun karşısında saygıyla eğilir.”

Devamı…Ne yapalım? Hepimiz insanız ne de olsa!| Rus Edebiyatında Türk İmgesi – Ataol Behramoğlu

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org