Ne yeyip ne içeceğimize kimler karar veriyor? – Dr. Cengiz Başkaya

GDO Zeytin yağı ve tereyağı tüketimi yerine margarinlerin piyasaya sürülmesi, yemek yapma yöntemlerini temelinden değiştirdi. Margarinler ayçiçek yağının fakat daha çok soya yağının hidrojenizasyon işemiyle katılaştırılmasıyla üretilir. Bir bakıma yarı sentetik bir maddedir.

Devamı…Ne yeyip ne içeceğimize kimler karar veriyor? – Dr. Cengiz Başkaya

Kerem Uslu’nun Fikret Başkaya ile yaptığı röportaj: İŞİD neyin işareti?

Fikret-Başkaya

ABD’nin Kobane’ye verdiği destek bazı sol çevrelerde rahatsızlık yaratmış gibi görünüyor. Sizin bu konudaki görüşünüz nedir?

Zorunluluk varsa, bu seçenek yokluğu demeye gelir. Tam bir ölüm-kalım hâli söz konusuyken, Kobane halkının elbette ABD desteğini sevinçle karşılaması doğal. Yardım edenle yardım edilenin çıkarlarının ve beklentilerinin çakışması diye bir kural ve kesinlik yoktur. Denize düşen yılana zorunluluktan sarılır ama bu bir risk de içerir, zira yılan tarafından sokulma riski yüksektir. Sürecin seyrini değiştirecek başka bir dış destek mümkün olabilseydi, elbette başka bir tablo ortaya çıkardı. Önemli olan oradaki halkın bundan sonrasını nasıl dizayn edeceğidir…

Devamı…Kerem Uslu’nun Fikret Başkaya ile yaptığı röportaj: İŞİD neyin işareti?

Emperyalizm ve işbirlikçi sınıfların Resmi İslam projeleri çöktü mü? – Osman Tiftikçi

Osman TiftikçiGünümüzün en popüler tartışmalarından biri, “İslamcılık öldü mü, ya da çöktü mü” sorusu etrafında sürmektedir. İslami kesimin dışındaki burjuva liberal ve genel olarak sol çevrelerde yaygın bir kanıya göre, İslamcılık ömrünü tamamlamıştır. Afganistan’da, Arap ülkelerinde ve Mısır’da, nihayet Türkiye’de yaşananlara bakarak böyle bir sonuca varılmaktadır.
Konuyu tartışanlar içinde yaygın bir kesimin en önemli zaafı, İslamcılık kavramı hakkında doğru bir bilgiye sahip olmamasıdır. Tüm dini oluşum ve düşünceler, İslamcılık isimli bir torbaya doldurulmaktadır.
Genel olarak İslami hareket homojen bir bütün değildir. Bu hareket kendi içinde, değişik sınıfsal çıkarlara, eğilimlere denk düşen farklı anlayışlardan oluşur.

Devamı…Emperyalizm ve işbirlikçi sınıfların Resmi İslam projeleri çöktü mü? – Osman Tiftikçi

Şeyh Bedrettin, yaşadığı devrin siyasal koşulları, düşünce kaynakları, yapıtları ve yaşamı

Seyh BedreddinYazının sonunda verdiğim kitaplardan ulaştığım sonuçlara göre, Şeyh Bedrettin ( ölümü 17/18 Aralık ) çok kanlı bastırılan bir halk hareketi lideridir. Onun felsefesini daha iyi anlayabilmek için, yaptığım üç saptamayı göz ardı etmemek gerekiyor görüşündeyim. Aslında bu üç saptamanın bütünüyle benim ulaştığım bir sonuç olarak görülmesini de istemiyorum. Çünkü böyle bir sonuç belirtilmese de Bedrettin’in gerçekliğinde var zaten. Ben, en azından bu yazı çerçevesinde düşüncelerimi daha iyi açıklamak için böyle bir bölümlemeyi gerekli ve zorunlu gördüm.
Gerçekten de “kardeşçe hayat”ın ilk sevdalılarından olan Şeyh Bedrettin’in devrimci çizgisini, halktan yanalığını ve toprakta ortaklığı esas alan düşüncesini, kavgalarını ve yenilgilerini daha iyi anlayabilmek için şu üç gerekliği iyi bilmek hepimizin hakkı.

Devamı…Şeyh Bedrettin, yaşadığı devrin siyasal koşulları, düşünce kaynakları, yapıtları ve yaşamı

Fikret Başkaya: Dörtte birinin oyuyla tek başına iktidar olduğunda “milli irade” gerçekleşiyor mu?

Fikret-BaşkayaAlınan oyla çıkarılan milletvekili sayısı arasında da bariz bir uyumsuzluk söz konusu. “Çok partili sisteme” geçildikten sonraki ikinci genel seçimde (1950) Demokrat Parti (DP) oyların %56,6’sını aldığı halde 505 milletvekili çıkarmıştı, oyların %34,8’ini alan CHP de sadece 31 milletvekili çıkardı. Eğer aldıkları oyla çıkardıkları milletvekili arasında gerçek bir ilişki olsaydı, DP’nin 339, CHP’nin 209 milletvekili çıkarması gerekirdi. 2002 seçimlerinde AKP oyların %34,28’ini aldığı halde tam 363 milletvekili çıkardı. Oysa aldığı oyla çıkardığı milletvekili arasında doğru yönde bir ilişki olsaydı, 188 kadar milletvekili çıkarması gerekirdi, yani yaklaşık yarısı kadar… CHP’ de oyların %19,39’unu aldı ve 178 milletvekili çıkardı. Onun da en fazla 107 milletvekili çıkarması gerekirdi. %10 seçim barajı yüzünden diğer partilerin tümü oyunun dışında kaldı…

Devamı…Fikret Başkaya: Dörtte birinin oyuyla tek başına iktidar olduğunda “milli irade” gerçekleşiyor mu?

F. Başkaya-G. Zileli Söyleşi: “Bu Yalnız Hegemonya Krizi Değil, Aynı Zamanda Bir Meşruiyet Krizidir”

başkaya zileli
“Dış destek eksildi. Bir kere kuşun boynu koptu mu yapıştırmak mümkün değildir. İster ABD, ister AB olsun, AKP dışında bir seçenekten yana olacaklardır… Mevcut olanla yola devam etmek isteyeceklerini sanmam.”

Devamı…F. Başkaya-G. Zileli Söyleşi: “Bu Yalnız Hegemonya Krizi Değil, Aynı Zamanda Bir Meşruiyet Krizidir”

Fikret Başkaya: Bunlara dersane değil, testhane demek gerçeğe daha uygun düşüyor

Fikret-BaşkayaBir zamanlar kent merkezlerinin her sokağında dersane açılıyordu. Şimdilerde de her mahallede bir özel üniversite açılıyor

Aslında asıl söz konusu olan, dersanelerin kapatılmasından çok, eğitimin özelleştirilmesinde yeni bir eşiğin aşılmasıdır. Amaç büyük sermayeye yeni değerlenme, sömürü ve yağma fırsatları sunmaktan ibaret. Bir kamu hizmeti ve bir hak olması gereken eğitim tipik bir kapitalist etkinlik alanı haline getirilmek isteniyor… Böylece, zaten özelleştirmede hayli yol alınmış olan eğitim alanı bütünüyle sermayenin etkinlik alanı haline getirilecek. 

Devamı…Fikret Başkaya: Bunlara dersane değil, testhane demek gerçeğe daha uygun düşüyor

Halifelik Rüyası, Hayal Kırıklığı: Avrupa’nın “Hasta Adamı” Yeni Türkiye – Léon Camus

ab turkiye2011’de beslenen umutlar kısa süre sonra suya düştü. Suriye’deki savaşa açıkça taraf olmaktan sakınca görmeyen Türkiye, Katar, Ürdün, Arabistan ve perde arkasındaki ortakları ABD, Fransa, İngiltere ve İsrail’den meydana gelen koalisyon güçlerinin insan faktörü, silah tedariki, eğitim faaliyeti, ekipman sağlama ve bol miktarda koçluk hizmetinin verilmesinde müteşekkil sınırsız yardımlarına rağmen Suriye coğrafyasından toprak kazanma düşüncesi geçen her gün çok daha pahalıya mal olacağı anlaşılıyor. Rejime direnç gösteren, koalisyon güçlerine sadık Suriye’deki muhalefet hareketi, halka yaptığı baskı ve bezdirme faaliyetlerine rağmen, Rusya ve Çin’in devam eden diplomatik desteği karşısında adım adım acı çekmeye başladı.

Devamı…Halifelik Rüyası, Hayal Kırıklığı: Avrupa’nın “Hasta Adamı” Yeni Türkiye – Léon Camus

Fikret Başkaya: “Nüfusunun %2’si zenginliğin %55’ine el koyduğu için 5 milyon çocuk ölüyor”

Fikret-BaşkayaYer yüzünün efendileri hep yoksullukla mücadeleden söz ediyor ve yoksulluk sürekli artıyor? Dünyanın neresinde olursa olsun, politikacıların ağzından hiç düşmeyen söz, işşizlikle, yoksullukla mücadele. Zaman zaman “acaba bu adamlar söylediklerine gerçekten inanıyorlar mı?” dediğim oluyor. Elbette inansalardı, samimi olsalardı da değişen bir şey olmazdı. Eğer geçerli sistem kapitalizm ise ve kapitalizm de eşitsizlikleri büyütmeden var olamıyorsa, üstelik her ileri aşamada toplumsal eşitsizlikler derinleşmek zorundaysa, kaşarlanmış politikacıların, onların hizmetindeki “uzmanların” ve sözde “bilim insanlarının” kuruntularının bir kıymet-i harbiyesi olur muydu? Kapitalizm ücretli emek sömürüsüne dayanır, ve ücret de en önemli maliyet unsurudur.

Devamı…Fikret Başkaya: “Nüfusunun %2’si zenginliğin %55’ine el koyduğu için 5 milyon çocuk ölüyor”

Başörtüsü üzerinden yürüyen iktidar mücadelesi veya Siyasal İslam’ı anlamak… – Fikret Başkaya

Fikret-BaşkayaRejimin niteliği konusunda kafa karışıklığı o kadar derin ki, teferrüat asıl sorunun üstünü örtüyor. Yıllardır türban tartışması sürüp gidiyor. Birileri onu bir özgürlük sembolü sayarken, müesses nizamın bekçileri de kendilerini laikliğin teminatı olarak takdim ediyor. Oysa ne türbanın kadın özgürlüğüyle bir ilgisi var, ne de müesses nizamın bekçilerinin [memleketin sahiplerinin densin] laiklikle ilgili kaygıları var. Eğer, siyasal islamcılarla, kendilerini memleketin sahibi olarak gören reel Atatürkçüler arasındaki iktidar mücadelesinde taraf olmak istenmiyorsa, asıl işlevi kitleleri oyalamaktan ibaret olan bu saçma tartışmanın tarafı olmak istenmiyorsa, velhasıl oyuna gelmek istenmiyorsa, birincisi rejimin niteliğiyle ilgili, ikincisi de siyasal islamla [Politik İslam] ilgili kafa karışıklığından kurtulmak gerekiyor.

Devamı…Başörtüsü üzerinden yürüyen iktidar mücadelesi veya Siyasal İslam’ı anlamak… – Fikret Başkaya

Mısır ve devrim/darbe tartışmasına dair – Fikret Başkaya

Fikret-Başkaya“Bireyler ancak bir başka sınıfa karşı
ortak mücadele yürüttüklerinde bir
sınıf oluştururlar, bunun dışında bir
rekabet ortamında düşmanca karşı karşıya gelirler.”
Karl Marx

Ortaya çıkan bu durumu nasıl okumak gerekiyor? Türkiye’de AKP ve çevresi, onların rüzgarına kapılan liberaller ve bazı “sol çevreler” gibi, “seçimle gelen seçimle gitmelidir, bu bir darbedir” diyenler korosuna mı katılmalı, yoksa, her ne kadar ordu müdahale etmiş olsa bile bu devasa halk kalkışmasını bu kadar kolay mahkûm edenlere mesafeli durup, darbe söyleminin karşısına mı dikilmeli.

Devamı…Mısır ve devrim/darbe tartışmasına dair – Fikret Başkaya

Gezi Parkıyla başlayan itiraz: Sonlar ve başlangıçlar… – Prof. Dr. Fikret Başkaya

Fikret-BaşkayaBir kere o eşik aşılınca, artık yeni bir döneme girilmiştir ve uzunca bir zamana yayılan mücadeleler süreci başlamıştır. Fakat mücadele sürekli yükselen düz bir çizgi üzerinde yol almaz.

Aslında Gezi Parkıyla başlayan süreç bir dönemin sonunu ve yeni bir başlangıcı temsil ediyor. Türkiye’nin 200 yıllık “muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkma” perspektifinin sonunu ve yeni bir paradigmaya açılan yolu işaret ediyor. Zira bir sürdürülemezlik tablosunun ortaya çıktığında şek şüphe yok… Bütün ışıklar kırmızıya dönmekte… İnsanlar artık kendilerine anlatılan hikayeyi dinlemek istemiyorlar. Kendi hikayelerini kendileri anlatmak istiyorlar. İtilip-kakılmak, aşağılanmak, horlanmak istemiyorlar… Sanıldığı gibi itiraz sadece hızla otoriterleşip tek adam rejimine, tuhaf bir polis devletine dönüşmekte olan, neoliberalizm şampiyonu, yeni- Osmanlıcı AKP hükümetine karşı değil. Her geçen gün geleceklerini daha çok karartan, yaşamı anlamsızlaştıran geçerli paradigmaya itiraz ediyorlar.

Devamı…Gezi Parkıyla başlayan itiraz: Sonlar ve başlangıçlar… – Prof. Dr. Fikret Başkaya

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org