Münevver İzgi: “Maden kuyusunda havasız kaldım itildim, kakıldım, dermansız, çaresiz kaldım”

Madenci öyküleri“Bir varmış bir yokmuş… ” diye mi başlar bütün masallar?
Bir varmış bir yokmuş… Allah’ın kulu çokmuş! Çokmuş… Çokmuş…
Çokmuş da; kimi yatağında, kimi sokağında. Kimi yer üstünde, kimi yeraltında yaşar gider; vakti zamanı gelince de ölüp gidermiş. [… Miş… de!.. “Miş”ler kimine türkü olurmuş, kimine ağıt!]
“Ölüp gidermiş… Vakti gelince!.. Vakti gelince!.. Vakti gelince!.. Vakti…”
Korkuları gölgede bırakıp; korunaklı bir evde, rahat döşeklerinizde derin uykulardayken siz.
“Nenni de bebeğime neeenni.”
Elleriyle karnını sımsıkı kavrıyor. Bacaklarını toplamaya çalışıyor.
“Kal olduğun yerde bebeğim. Zamanı değil! Sen de gidersen dayanamam.”
“Sen de gidersen!… Sen de gidersen. Gittin mi Halil?”

Devamı…Münevver İzgi: “Maden kuyusunda havasız kaldım itildim, kakıldım, dermansız, çaresiz kaldım”

İngiliz yazar Joe Corrie’nin madenciler için yazdığı şiir: Tanrı bile görmüyor utancını bu oyunun…

Joe CorrieKadınlar bekleşiyor bu akşam maden ocağının başında,
dehşetten kalpleri ha durdu ha duracak,
kirli gökyüzünde hortlaklar gibi bakan çarklara dikmişler gözlerini,
altında esir hayatı yaşanan ölü sessizliğindeki çarklara, kaderin sessiz çarklarına.
Fırtınadan kaçıp sığınmış koyunlar gibi toplanmışlar küme küme,
dururlar kımıldamadan, dururlar sessiz soluksuz.
Ayaklar altındaki kuyularda az önce,
kayalıklar arasındaki kömür damarlarında yanan ve parlayan gaz birdenbire
ölüm şaçtı dört bir yana.

Devamı…İngiliz yazar Joe Corrie’nin madenciler için yazdığı şiir: Tanrı bile görmüyor utancını bu oyunun…

Fikret Başkaya: Yerin altında kalanların sayısının bile bilinmemesi büyük bir kepazelik değil mi?

Fikret-BaşkayaMadenler kamuya/topluma aittir, dolayısıyla kamuya ait olması, kamu tarafından yönetilmesi ve kullanılması, özel mülkiyet, özel kâr ve kazanç konusu yapılmaması gerekir. Bu yüzden, herkese ait olan, herkesin ortak kullanımına sunulması/kolektif olarak sahiplenilmesi ve kullanılması gereken bir doğal varlığın, birileri tarafından, tekil şahıslar, kapitalist şirketler tarafından sahiplenilmesi, kullanılması, yönetilmesi, yağmalanması, özel kâr ve kazanç aracına dönüştürülmesi, kabul edilebilir değildir. Bu, topluma ait olanın özel çıkarlar için, kapitalistler tarafından çalınması, el konulması, gasp edilmesi demeye gelir. Dolayısıyla itiraza bu ‘ortak varlığın’ özelleştirilmesine karşı çıkarak başlamak gerekir. Asıl yanlışı ve haksızlığı teşhir ederek başlamak gerekir… Yoksa bu katliam, bu skandal “ölenlere Allahtan rahmet, yakınlarına sabır dilemekle, Cuma namazında hutbe okutmakla, bayrakları yarıya indirmekle, hamasî nutuklar atmakla. vb. ” geçiştirilecek cinsten değildir. 

Devamı…Fikret Başkaya: Yerin altında kalanların sayısının bile bilinmemesi büyük bir kepazelik değil mi?