Halil Cibran’dan Hayat Üzerine 10 Ders: Ne yazık ki geyikler kaplumbağalara çevikliği öğretemezler

Halil Cibran60’lı ve 70’li yıllarda Batı Avrupa ve ABD gençliği arasında en yaygın okunan ve tartışılan yazarlardan biridir Halil Cibran. En ünlü kitabı olan Ermiş, 68 kuşağı gençliğinin el kitabı haline gelmiş ve ilham vermiştir. Günümüzde de güncelliğini korumakta, bir çok genç yazar ve şairin yapıtlarına esin kaynağı olmaktadır. Yazılarında Doğu ile Batı felsefelerin güçlü bir sentezini sunan yazar, kuşkusuz doğduğu ve yaşadığı toprakların, uygarlığın beşiği ve üç büyük dinin yeşerip yaygınlaştığı yerler oluşunun etkisi büyüktür.
Rodin, Cibran’ı “20.yüzyılın Blake’i” olarak nitelemektedir. Gerçekten ruhban sınıfını acımasızca eleştirmesi bakımından, 19. yüzyıl şairi Blake ile benzerlik gösterir.

Devamı…Halil Cibran’dan Hayat Üzerine 10 Ders: Ne yazık ki geyikler kaplumbağalara çevikliği öğretemezler

Halil Cibran Aforizmaları: “Sen iki kişisin: Biri karanlıkta uyanık, diğeri aydınlıkta uyuyan”

Halil CibranDostum, güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak; fakat, arkana bakma…
Kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de…
Unutma, yolcu değişir, yol değişir, ama menzil değişmez.  Yolcuya bakıp, yolunu tanıma. Yola bak, yolcuyu tanı, yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona göre ver.
Vahim olan, yolun yolcusuz olması değil;  Asıl vahim olan yolcunun yolsuz olmasıdır; Yolsuz, hedefsiz, amaçsız, şaşkın, hercai ve seyyal…
“En doğru yol: en dikensiz yoldur” diyenler seni aldatıyorlar.  Onlar, karanlık evlerinde kaybettiklerini sokak lambasının altında arayan şaşkınlardır. Aldırma…

Devamı…Halil Cibran Aforizmaları: “Sen iki kişisin: Biri karanlıkta uyanık, diğeri aydınlıkta uyuyan”

“Bunlar kelimelere dökülenlerdi. Fakat pek çok şey, söylenmemiş olarak kaldı” – Halil Cibran

Halil CibranKendi gününün şafağında, seçilmiş ve sevilen insan Al Mustafa, tam oniki yıl boyunca Orphales şehrinde, gemisinin geri dönüp kendisini doğduğu adaya götürmesini bekledi.
Ve onikinci yılda, hasat ayı olan Ielool’un yedinci gününde, şehir duvarlarından uzak bir tepeye tırmandı, denize doğru baktı ve gemisinin sisle beraber gelişini seyretti.
O anda kalbinin kapıları açıldı ve sevinci denize doğru uzandı. Ve gözlerini kapadı, ruhunun sessizliğinde dua etti.
Tepeden inerken bir hüzün hissetti ve kalbinde şöyle düşündü: “Nasıl huzur içinde ve üzülmeden gidebilirim? Hayır, ruhum yara almadan bu şehri terketmeliyim..
Duvarlar arasında acı dolu geçen uzun günler, yalnızlık içinde uzun geceler; kim acıdan ve yalnızlıktan pişmanlık duymadan buradan kopabilir?

Devamı…“Bunlar kelimelere dökülenlerdi. Fakat pek çok şey, söylenmemiş olarak kaldı” – Halil Cibran

Halil Cibran: “Sen benim gibi değilsin, ey Deli; çünkü sen hâlâ acı karşısında ürperirsin”

Halil CibranKaplumbağalar yollar hakkında tavşanlardan çok daha fazla şey anlatabilirler.

“Ben senin gibiyim, ey Gece, karanlık ve çıplak; gündüz düşlerimin ötesinde yanan patikada yürürüm ve ne zaman ayağım toprağa dokunsa oradan dev bir meşe ağacı çıkar.”
“Yo, sen benim gibi değilsin, ey Deli; çünkü sen hâlâ kumda bıraktığın ayak izlerinin ne kadar büyük olduğunu görmek için arkana bakarsın.”
“Ben senin gibiyim, ey Gece, sessiz ve derin; ve yalnızlığımın ortasında bir beşikte bir Tanrıça yatar ve Cennet’te doğan yalnızlığımda Cehennem’e dokunur.”

Devamı…Halil Cibran: “Sen benim gibi değilsin, ey Deli; çünkü sen hâlâ acı karşısında ürperirsin”