“Ne bekliyordunuz ki?” Devletleşen AKP, değişmeyen devlet

tayip erdoganZor zamanlardan geçiyoruz. Sadece sosyal medyada değil, anaakım medyada da bir telaş, belirsizlik ve şaşkınlık var. Sokak, zaten, alabildiğine hareketli, karmaşık ve kafa karıştırıcı. Takvim yapraklarında çeşitli tarihleri belirleyip kilitleniyoruz: Berkin Elvan’ın içimizi titreten cenazesi, Başbakan Erdoğan’ın nefret saçtığı konuşmaları, Fethullah Gülen’in bedduaları, art arda sökün eden “tape”ler ve tabii ki 30 Mart seçimleri… Hayatımız, ki izin verirseniz buna Türkiye gündemine kilitlenip kalmış bizim gibi diaspora sakinlerini de ekleyelim, daimî bir olağanüstü halde, hiç olmadığı kadar hızlı ve yorucu biçimde akıyor. Geçen gün gördüğümüz bir tweet şöyle diyordu: “Artık direnmek değil, yaşamak istiyorum.”

Devamı…“Ne bekliyordunuz ki?” Devletleşen AKP, değişmeyen devlet

Taraf, çarpık doğdu, yamuk öldü: Basın değil manipülasyon tarihine geçecek – Ragıp Duran

tarafBu gazete, çeşitli kesimlerden gelen talep ve sorulara rağmen, Fethullah Gülen Cemaati ile ilişkisi konusunda bir açıklama yapmaktan kaçındı. Şeffaflık ve dürüstlük yoksunluğu salt malî alanda değil, siyasal ve ideolojik düzlemde de sırıttı. Altı yıl boyunca bu gazetede Cemaat aleyhine bir tek satır, aleyhte bir haber, yorum, fotoğraf yayınlanmaması nasıl açıklanabilir? Keza Zaman ve bu gruba bağlı diğer yayın organlarında da Taraf aleyhinde bir tek satır yazı çıkmamış olması acaba tesadüf müdür? Çıkar kardeşliği, medeniyetler ittifakı, dinler arası hoşgörü, diyalog, empati filan falanla mı açıklayacağız bu ilişkiyi?

Devamı…Taraf, çarpık doğdu, yamuk öldü: Basın değil manipülasyon tarihine geçecek – Ragıp Duran

‘Eleştirel yazar’ eleştirisi | ‘Devlet için ölme, öldürme’ demenin zorluğu – Veysi Sarısözen

Selahattin Erdem bir yazı yazdı; özetle BDP açısından her türlü tutumun masada olduğunu BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak’ın sözlerine dayanarak söyledi. Meclisten çekilmek şakaya gelmez dedi, İyi düşünün diye uyardı. Meclis’ten çekilmenin de bir yol olduğunu söyledi. Erdem bunları anlattı. Doğru değil mi? Siz Menderes’in “tek parti diktasına karşı” “sine-i millete döneriz” dediğini unutmuş olmalısınız. Selahattin Erdem özellikle de kararı verecek olanın BDP olduğunun altını çizdi.
Çizer çizmez gürültü koptu.

Devamı…‘Eleştirel yazar’ eleştirisi | ‘Devlet için ölme, öldürme’ demenin zorluğu – Veysi Sarısözen

Yıldırım Türker: AKP’nin şu anki savaş taktiği: Karşısında duran herkesin susturulması

AKP’nin savaşı
KCK tutuklamalarında sıranın Prof. Büşra Ersanlı’ya kadar gelip dayanmış olması, AKP hükümetinin muhalif sözü kökünden kurutup siyaset alanını bombardımana tutma gayretinin zirve noktasını oluşturuyor.
Büşra Ersanlı, BDP Anayasa Komisyonu’ndaydı ve 10 Ekim’de AKP heyetiyle görüşmüştü.
Ersanlı, sivil alanda sözü kıymetli, son zamanlarda dillere pelesenk olup içi boşaltılmış ‘aklıselim sahibi’ tanımlamasına fevkalade yakışan bir sosyal bilimcidir. Onu bir savaş taktikçisi olarak yutturmaya çalışanları tarihe havale etmek yetmez.
KCK tutuklamalarına karşı can havliyle haykırmak zorundayız. Yoksa eli kulağında, ölüm kazanacak.

Devamı…Yıldırım Türker: AKP’nin şu anki savaş taktiği: Karşısında duran herkesin susturulması

Ahmet Nesin: Fethullah Gülen Türkiye’ye gelip ikinci adamlığa razı olamaz

Erdoğan yeni iktidara geldiğinde Gülen’in ciddi desteğini alarak geldi. O sıralarda daha çırak konumundaydı ve Abdullah Gül ciddi bir şekilde frendi Erdoğan için. Gül’ün Fethullah Gülen’e yakın olduğunu bilmeyen yok. Daha tam olarak birinci adam olmamıştı Erdoğan. İlk olarak 4 kurucudan Abdüllatif Şener ayrıldı partiden. Abdullah Gül cumhurbaşkanı yapıldı ve pasif noktaya getirildi. Geriye Bülent Arınç kaldı ama o da birinci adam olacak kapasiteye ve karizmaya sahip değil. Politik olarak üçünden de geri olmasına arşın Erdoğan’ın AKP’ye başkan yapılmasının nedeni karizması.
Ancak bu geçen süre içerisinde Erdoğan ustalaştı, milletvekili seçimlerinde Gülen ekibinden oldukça adam sildi. Yayıncı arkadaşlarımdan biliyorum, milletvekili aday adaylığı sırasında 6-7 Gülenci aday adayı yayıncıdan hiçbiri aday yapılmadı. Son seçimlerde Erdoğan bir anlamda rest çekti Gülen’e, Gül’e ve Arınç’a. Onlar da bu resti görmek zorunda kaldılar ve Erdoğan kendine göre kazandı.

Devamı…Ahmet Nesin: Fethullah Gülen Türkiye’ye gelip ikinci adamlığa razı olamaz

Ordu ve Din | Yasadışı Kürtçülüğe Karşı Yasadışı Şeriatçılığın (Hizbullah’ın) Kullanılışı – Faik Bulut

… İkinci eksen ise, “bölücü faaliyetler, Kürtçülük”tür. On yıldan fazla süreden beri, “Kürtçü” tehlikenin önünün alınması için, devlet elinden geleni yaptı. Daha önce de değinmiştik; 1984’ten itibaren, devlet, yasadışı PKK militanlarına karşı psikolojik savaşında “Ermeni uşağıdır; islam düşmanıdır, sünnetsizdir” deyimlerini kullandı. Ayet ve Hadislere dayanarak, Kürt ayrılıkçılarının “kafir” olduğunu ilan etti; havadan ve karadan dağıttığı bildirilerde, halkı, “Cihat”a davet etti.
Psikolojik savaş yetmemiş olacak ki, devletin bazı kesimleri veya günümüzdeki moda deyimiyle “derin devlet” denilen kanat, Şeriatçı Hizbullah’ı destekledi; onu sadece PKK ile kapıştırmadı, aynı zamanda aralarında aydınlar olmak üzere sayısı yüzlerle ifade edilen faili meçhul cinayetlerin tetikçisi haline getirdi. Susurluk Skandalı’ndan sonra çözülen “çete” elemanlarından ve PKK itirafçılarından Murat Demir, 11 Şubat 1997 tarihli Radikal gazetesiyle söyleşisinde bunu kabul etti:

Devamı…Ordu ve Din | Yasadışı Kürtçülüğe Karşı Yasadışı Şeriatçılığın (Hizbullah’ın) Kullanılışı – Faik Bulut

Ahmet Nesin’den ‘Din ve Sol’ Üzerine Değişik Düşünceler

“Türkiye’de Ateistler bırakın propaganda yapmayı, yıllarca Ateist olduklarını bile sakladılar. Türkiye’de Ateist olduğunu televizyonda ilk açıklayan Aziz Nesin’dir, sonra ben açıkladım, benden sonra da Mina Urgan açıkladı. Oysa bu çoktan yapılması gereken bişeydi, Ateistlik öyle öcü gibi bişey değil. Ateist olup da solcu olmayan dünya kadar insan var ve dünyada eğitimli insan sayısı arttıkça da ateist sayısı artıyor. Zaten köktendincilerin (Her dinden) son yıllarda fazlaca ortaya çıkma nedeni de bu, köktendincilerin sayısı artmıyor, sadece dünyadaki ateistlerin sayısı artıyor. Dincileri de korkutan bu, okuyan insan korkusu…”

“(…) Atatürk’ün cenaze namazı kılınmamıştır, cenazesi camiye götürülmemiştir. Ölmesine karşın yapılmaması büyük bir olasılıkla şifahi olarak vasiyet etmesinden kaynaklanıyor. Atatürk’ten sonra İsmet İnönü’de politikasına dini hiç karıştırmamıştır.”

Devamı…Ahmet Nesin’den ‘Din ve Sol’ Üzerine Değişik Düşünceler