Schopenhauer’un Paderastie (Oğlancılık) Üzerine Düşünceleri, Tarihte Toplumların Oğlancılığa Bakışı

SchopenhauerAsya’ya yüzümüzü dönecek olursak, dünyanın bu bölgesindeki bütün ülkelerin, en eski çağlardan başlayarak çağımıza kadar öyle büyük sorunlara hiç de yol açmadan, bu ayıpla dolup taştığını görürüz. Şairlerini kadın aşkından çok, oğlanlara duydukları aşkla tanıdığımız İslam toplumları kadar Hint, Çin halkları da bu konuda hiç geri kalmazlar. Ünlü ozan Sadi’nin Gülistan kitabı sadece bu türden sevdadan söz eder. İbrani’lere de yabancı değildi bu ayıp, çünkü hem Tevrat’ta hem de Incil’de bu ilişkiye günah sayılan ve ceza gerektiren bir ilişki olarak değinilir. Nihayet Hıristiyan Avrupa’da din, yasa ve kamusal düşünce, olanca güçleriyle bu ayıba karşı mücadele etmek zorunda kalmışlardır: Ortaçağ’da bu ilişkiye her yerde ölüm cezası verilmekteydi; Fransa’da hâlâ 16. yüzyılda bile oğlancılığın cezası odun yığınları üzerinde yakılmaktı ve İngiltere’de bu yüzyılın ilk üçte birlik döneminde ölüm cezası amansız bir şekilde uygulanmaktaydı.

Devamı…Schopenhauer’un Paderastie (Oğlancılık) Üzerine Düşünceleri, Tarihte Toplumların Oğlancılığa Bakışı