Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Hiç unutmam” dediği Erzurum Yolculuğu

Erzurum’a üç defa, üçünde de ayrı ayrı yollardan gittim. Bu yolculukların birincisinde hemen hemen çocuk denecek bir yaştaydım. Balkan Harbi’nin sonunda, iki felâketli muharebe arasındaki o kısa, azaplı soluk alma yılının başında, babamın memur bulunduğu bir şark sancağından dönüyorduk.

Devamı…Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Hiç unutmam” dediği Erzurum Yolculuğu

Ne yapalım? Hepimiz insanız ne de olsa!| Rus Edebiyatında Türk İmgesi – Ataol Behramoğlu

Rus şairi Puşkin’in sürgün olarak Rus ordusuyla birlikte Erzurum’a yaptığı yolculukta “Ordumuz bir gün önce ele geçirilen Türk ordugâhı bölgesindeydi. Kont Paskeviç’in çadırıyla, Kazaklara tutsak düşen T’ürk paşasının yeşil çadırı yan yanaydı. Paşayı görmeye gittim. Paşa bağdaş kurup oturmuş, çubuğunu tüttürüyordu. Kırk yaşlarında gösteriyordu. Güzel yüzünde derin bir sükûnet ve azamet ifadesi vardı. Teslim olduğunda kendisine soru sorulmamasını, bir fincan kahve getirilmesini rica etmişti.” diyor.
Rus ordugâhında karşılaştığı, “korkunç derecede konuşkan, kuru bir ihtiyar” olan bir başka tutsak Türk paşasının, Puşkin’in şair olduğunu öğrendiğinde, elini göğsüne koyup eğilerek, çevirmen yardımıyla ve “tam bir Doğulu olarak” söyledikleri bir “Türk kimliği”ni yansıtan satırlar olarak ayrıca ilginç: “Bir şairle karşılaşmak her zaman hayırlıdır. Şair, dervişin kardeşidir. Onun ne vatanı vardır, ne de dünya nimetlerinde gözü. Biz zavallılar şan, iktidar ve para peşinde koşarken; o, yeryüzünün hükümdarlarıyla aynı sırada durur ve herkes onun karşısında saygıyla eğilir.”

Devamı…Ne yapalım? Hepimiz insanız ne de olsa!| Rus Edebiyatında Türk İmgesi – Ataol Behramoğlu

Rus şiirinin güneşi Aleksandr Sergeyeviç Puşkin’in Erzurum Yolculuğu (2) “Geceler sıcak! Yıldızlar Yabancı”

<öncesi-1] Gürcülerin içki içişleri bizimkine benzemiyor. Şaşılacak kadar da dayanıklılar. Şarapları çabuk bozulduğu için dışarıya satılamıyor; fakat çok lezzetli şeyler. Kahetin ve Karabağ şaraplarının Burgon şaraplarını aratmadığını söyleyebilirim. Şarabı, marana dedikleri, toprağa gömülü büyük küplerde saklarlar. Parlak törenlerle açarlar bu küpleri. Geçenlerde bunlardan birini gizlice açan bir Rus askeri, tatlı şarap fıçısında boğulan bahtsız Clarence gibi Kahetin şarabına düşüp boğulmuş. (18)

Devamı…Rus şiirinin güneşi Aleksandr Sergeyeviç Puşkin’in Erzurum Yolculuğu (2) “Geceler sıcak! Yıldızlar Yabancı”

Rus şiirinin güneşi Aleksandr Sergeyeviç Puşkin’in Erzurum Yolculuğu (I)

Gürcistan 1783 yılında Rusya’nın egemenliğini kabul etmişti. Fakat bu, ünlü Muhammed Ağa’nın 1795’te Tiflis’i ele geçirerek yakıp yıkmasına ve 20.000 Tiflisliyi tutsak etmesine engel olmadı. Gürcistan 1802’de imparator Aleksandr’ın egemenliği altına girdi. Gürcüler savaşçı bir ulustur. Bayrağımız altında yiğitliklerini gösterdiler. Bilim ve kültür alanında da büyük yetenekleri var. Toplumsal yaşamı seven, şen insanlar. Bayramlarda erkekler türkü söyleyerek sokaklarda dolaşır. Kadınlarsa lezginka  oynarlar.

Devamı…Rus şiirinin güneşi Aleksandr Sergeyeviç Puşkin’in Erzurum Yolculuğu (I)