Virginia Woolf’un Evliliği: Yelkenlerim rüzgâr alamıyor ve bütün bunlar ne işe yarar diyorum

Virginia Stephen otuzuna yaklaştığı halde, hiçbir erkekle aşk ilişkisi kurmamış, kurmak da istememişti. 1909’da, Bloomsbury grubundan, yani adını oturdukları mahalleden alan aydınlar grubundan Lytton Strachey onunla evlenmeyi önerince, adamın eşcinsel olduğunu, bu yüzden de ona el sürmeyeceğini bildiği için, bu öneriyi hemen kabul etti.

Devamı…Virginia Woolf’un Evliliği: Yelkenlerim rüzgâr alamıyor ve bütün bunlar ne işe yarar diyorum

Tanzimat Romanında Eşcinsellik, ‘Efemineleşme’ ve Batılılaşma – Yeliz Kızılarslan

Türkiye edebiyatına sancılı ve buhranlı bir kültürel değişim olan Batılılaşma olgusuyla giren roman, ilk örneklerinden itibaren ‘efemineleşme korkusu’yla gizlenen erillik kaybı endişesini ve ‘latent’ eşcinsellik korkusunu, aşırı Batılılaşmış ‘alafranga züppe’ tiplemesiyle yansıtır.
Türkiye edebiyatına roman, Batı edebiyatının aksine burjuvazinin yükselişi ve bireyin ortaya çıkışıyla değil Tanzimat döneminde, bizzat ‘Batılılaşma’ olgusunun kendisiyle beraber girer. Namık Kemal ve Şemsettin Sami gibi yazarların ilk çevirilerinin ardından, değerli edebiyat eleştirmeni Berna Moran’ın ‘taklit’ olarak adlandırdığı ilk eserler ‘roman’ türünde verilir.[i]
Bu, A. H. Tanpınar’ın ‘medeniyet buhranı’[ii] olarak tabir ettiği, hızlandırılmış kültürel değişimin sancısı olarak ileride kendi ikilemlerini doğuracak Türk romanın temel açmazları olarak bugün hâlâ, Batı karşısında, dev aynasındaki küçük bir çocuğun ruh haline bürünen Türk aydının; kökleri, İslam ve gelenekle sınırlandırılan bir modernleşme hareketinin içinde,[iii] epistemolojik değişimin yarattığı köksüzlük hissini anlamlandıracak içgörüyü yitirmesinden kaynaklanır.

Devamı…Tanzimat Romanında Eşcinsellik, ‘Efemineleşme’ ve Batılılaşma – Yeliz Kızılarslan

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org