1826’da Yeniçeriler ocağının kaldırılışından sonra Bektaşiler Tarikatı – İrene Melikoff

irene melikoff1826’da Yeniçeriler ocağının kaldırılışından sonra, onlarla sıkı ilişkileri dolayısıyla Bektaşiler Tarikatı kapatıldı ve malları satıldı. Bektaşi tekke’leri, Müslüman icmâ’a (orthodoxie, «sünnet ve cemaat» itikadı) aykırı düşmeyen tavır dolayısıyla yönetimin iyi gözle baktığı bir tarikat olan Nakşibendi’lere devredildi: Bu, Hacı Bektaş, Seyyid Baba, Mürsel Baba tekke’leri ile İstanbul bölgesinde ve hatta İstanbul’da Merdivenköy’de Şah Kulu Sultan rotte’sinin, Rumeli Hisarı’nda Şehitler tekke’sinin, yine Rumeli Hisarı’nda Nâfi Baba dergâhımın, Karaağaç semtinde aynı addaki dergâhın, Çamlıca tekkesinin ve Eyüp’te Karyağdı dergâhının ki en mühimleri bu saydıklarımdı, sonları oldu.

Devamı…1826’da Yeniçeriler ocağının kaldırılışından sonra Bektaşiler Tarikatı – İrene Melikoff

İttihatçı ve Kemalistlerin Alevi-Bektaşi politikaları – Ayşe Hür

muslumanII. Abdülhamit yönetiminin Ermeni Taşnak partisi ile İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin (İTC) başını çektiği muhalifler tarafından alaşağı edilmesi, Kürtler, Kızılbaşlar gibi kolektif kimliklerin de kendilerini açıkça ortaya koymalarına olanak sağlamıştı. İTC ilk başta bu durumu kontrol altına almak için, askeri güç kullanmak yerine politik ikna yöntemini seçti. Bu politikanın erken dönem meyvelerinden biri, 25 Mayıs 1910 tarihli bir belgeye bakılırsa, Kızılbaş Türkmen aşiretlerinden Balabanlıların reisi Gül Ağa’nın İTC’ye kabul edilmesiydi. Gül Ağa, 1912 seçimlerinde İTC’nin adaylarına destek vermiş, Kasım 1914’te başlayan Sarıkamış Harekâtı’na da birlikleriyle katılmıştı.

Devamı…İttihatçı ve Kemalistlerin Alevi-Bektaşi politikaları – Ayşe Hür

Alevi-Bektaşiliğin Tarihi Kökenleri: Bektaşi-Kızılbaş Bölünmesi ve Neticeleri – İrene Melikoff

Bektaşiliği belirtmeye çalışırsak, Bektaşilik her şeyden evvel bir Türk halk dini olduğunu söyleyebiliriz. XIII. Asırdan itibaren Anadolu’da gelişmeye başladı. Sonraki asırlar boyunca bağdaştırmacı yapısında bazı yabancı unsurlar yer aldıysa da, Bektaşiliği Türk kökenlerinden ayırmak mümkün değildir. Bektaşilik, Hacı Bektaş Velinin etrafında belirginleşmiş bir öğretidir. Hacı Bektaş ise, efsaneleşmiş büyüleyici bir kişidir. Keramet sahibi ve mucize yaratan bir kişi gibi görünüyor. Öyle olduğu için, onu Şii’lerin sekizinci İmamına, dolayısıyla da soyunu Peygambere kadar çıkarmak mümkündür. Fakat, bu eklentiler asırlar boyunca meydana gelmiştir. Gerçeklikte ise, Hacı Bektaş doğduğu ortamdan, yani Orta Asya’dan gelen ve Anadolu’ya göç eden Türkmen boylarından ayırmak imkansızdır.

Devamı…Alevi-Bektaşiliğin Tarihi Kökenleri: Bektaşi-Kızılbaş Bölünmesi ve Neticeleri – İrene Melikoff

Alevi Bektaşi Sorunu, Trakya Bektaşiliğinin Yerel Özelliği – İrene Melikoff

30 yıldır, Aleviler arasında yaptığım araştırmalarımı bir araya topladığım kitabıma(1) son noktayı koyarken, eksiksiz bir çalışmayı yerine getirmiş olduğumu söyleyemeyeceğimi farkettim. Zira, Alevilik ve Bektaşilik, yeniden güncelleşirken sürekli değişmektedir. Ancak bazılarının beklenmedik bir biçimde ortaya çıkardığı sorunun bir noktasını açığa kavuşturduğumuzu sanıyoruz. Kendimizi karışıklıklar ve hareketli olaylar karşısında bulunmaktayız.
Önceden sezinlediğim ve çözümlenmesi gereken sorunların çözümü için, gerekli araçlar olmadan ilk taslağını yaptığım bazı çözüm noktalarını ortaya koymaya hazır olduğum ve sonunda ancak bitirebildiğim yapıtım.

Devamı…Alevi Bektaşi Sorunu, Trakya Bektaşiliğinin Yerel Özelliği – İrene Melikoff

İran’dan şiirlerin müziği (Music of the Bards From Iran) Haj Ghorban Soleimani


Sanatçı İran’ın Horasan bölgesinde yaşayan  Bektaşi mezhebinden gelen, Azeri bir ozan.  Genelikle Türkçe söylüyor. Çaldığı enstruman iki telden oluşan,  tambur’a benzer bir müzik aleti olan Dotar’ı kullanıyor. Aşağıdan “Music of the Bards From Iran” albümden 9 parçayı  dinleyebilirsiniz

Devamı…İran’dan şiirlerin müziği (Music of the Bards From Iran) Haj Ghorban Soleimani